| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Şafak Gazetesi, 22 Aralık 2008 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Şafak Gazetesi, 22 Aralık 2008 ![]()
| ||
Türkiye'nin İsrail-Suriye arasındaki hassas diplomatik girişimleri kusursuz bir şekilde yönettiği ve bölgedeki liderlik potansiyelinin altı çizilmektedir. Bu rol, bölge ülkeleri tarafından da takdir edilmektedir.
Amerika, Avrupa ve Rusya'nın bölgedeki boşluğu dolduramaması, Irak'ın kan gölüne dönmesi ve Filistin gibi ülkelerin Türkiye'den çözüm beklemesi bu beklentinin temel nedenleridir. Türkiye'nin bu boşluğu doldurabilecek tek ülke olduğu düşünülmektedir.
Türkiye'nin bölgedeki ağabeylik görevi, Osmanlı döneminden gelen bir mirasın devamı olarak görülmektedir. Bu miras, Türkiye'nin bölgedeki insani, ahlaki ve imanî sorumluluklarını üstlenmesinde önemli bir motivasyon kaynağıdır.
Suriye'nin Türkiye ile birleşme isteği açıkça belirtilirken, Irak'ın Türkiye'nin ağabeyliği sayesinde anında huzura kavuşacağı ve sorunlarının kökten çözüleceği düşünülmektedir.
Türkiye'nin liderlik rolü diplomatik girişimlerde, bölge ülkeleriyle yakınlaşmada ve Ortadoğu'daki krizlerin çözümünde kendini göstermektedir. Bu rol, insani, ahlaki ve imanî bir görev olarak kabul edilmektedir.