Adnan Oktar'ın 5 Ocak 2010 tarihli Mavi Karadeniz ve Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: “De ki: Size bir tek öğüt veriyorum.” Şeytandan Allah’a sığınırım, “Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam etmeniz,” demin okuduğum ayet. “...sonra düşünmeniz. Sizin sahibiniz...” yani sahib-i zaman “Peygamberde hiçbir delilik yoktur.” O devrin sahib-i zamanı Peygamber, ahir zamanın sahib-i zamanı Mehdi (a.s.)’dir. “…Hiçbir delilik yoktur. O, yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır." Yani Kıyamet öncesinde sizi uyarıyor. Ölümden önce, Cehennem’den önce uyarıyor. 46. ayet, o da manidar mesela bak. 34 İstanbul’u hatırlatan bir şeydir, semboldür, değil mi, kod olarak 34. 46 da akıl hastalarına verilen ilgili kanun maddesidir, değil mi, 46 ünlü. 46 ve 46’ncı ayet. Tabii. Birinin İstanbul’a bakması, birinin 46. ayet olması, 46. maddeye bakması ki ahir zamanda ortaya çıkan bir şeydir 46, değil mi? Bakın ne diyor, “...sahibinizde...” sahib-i zamanda “...hiçbir delilik yoktur. O yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır. De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun.” Ben para için yapmıyorum bunu diyor, Allah rızası için tebliğ yapıyorum diyor, değil mi? Allah yolunda tebliğ yapanlar para almazlar. Ne kitabından, ne eserinden, ne çalışmasından para alınmaz. Allah’a hizmetten para alınmaz, onunla geçim sağlanmaz. Cübbeli’ye soruyorlar, geçimim diyor kitaplarımdan diyor. Olmaz, alimlerin hep kendi yan işleri vardır, oradan gelir sağlarlardı. Osmanlı alimleri de hep öyleydi. Hiç kimse o tarz, yani dini hizmetlerden para almamıştır Osmanlı döneminde de, İslam döneminde de yani Sahabe döneminde. “...Artık o sizin olsun...” eğer varsa aldığım diyor, öyle bir şey o sizin olsun, ben geri vereyim diyor. “Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir.” Yani Allah rızası için ben yapıyorum diyor. “O her şeye şahit olandır.” Nelere? Mesela şu anki konuşmaya da, şu an Allah bizi dinliyor. Tabii. “De ki: “Şüphesiz Rabbim hakkı batılın yerine, dilediği kimsenin kalbine koyar. O gaybleri bilendir.” Hakkı kalplere yerleştiriyor Allah, batıl varken onu yerleştiriyor, kalp temizlenmiş oluyor. “De ki: ‘Hak geldi; batıl ise ne bir şey ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir’.” Bak, “De ki: ‘Hak geldi’;...” bu aynı zamanda Mehdi (a.s.)’ye de işaret. “Hak geldi;...” Mehdi (a.s.) geldi anlamındadır, çünkü Mehdi (a.s.) haktır gelişi inşaAllah. “...Batıl ise...”, yani Darwinizm, materyalizm, ateizm ise, “...ne bir şey ortaya çıkarabilir...” yani hiçbir delil ortaya koyamaz, hiçbir şey izah edemez, “....ne geri getirebilir.” Yani bir şeyi yeniden geri getiremez, yapacağı hiçbir şey yoktur. “De ki: ‘Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum; eğer hidayeti bulacak olsam,...” yani Mehdi (a.s.) zaten hidayet kökenli gelen bir kelime değil mi, “...bulacak olsam, bu da Rabbimin bana vahyetmekte olduğu Kuran sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakın olandır.” Bizim de, ıslah eden, bizleri düzelten Kuran’dır, Kuran’a tabi olmamızdır, inşaAllah.
Sebe Suresi, 46-50 (Allah yolunda yapılan hizmetten para alınmaz, akıl hastalarıyla ilgili kanun maddesi numaralı ayet ve diğer konular)
Özet
Sebe Suresi'nin 46-50. ayetleri ışığında, ahir zamanın ve Hz. Mehdi'nin gelişinin işaretleri ele alınmaktadır. Makalede ayrıca Allah yolunda yapılan hizmetlerden ücret alınmaması gerektiği ve Kur'an'ın hidayet kaynağı olduğu vurgulanmaktadır. Bu ayetler, iman ahlâkının ve tevhid inancının önemini ortaya koymaktadır.
Önemli Noktalar
- Sebe Suresi 46. ayet, İstanbul'a ve akıl hastalarıyla ilgili yasalara manidar bir gönderme içermektedir.
- Peygamberler ve ahir zamanın sahib-i zamanı Hz. Mehdi (a.s.)'de delilik bulunmadığı belirtilmiştir.
- Allah yolunda tebliğ yapanların, hizmetlerinden herhangi bir ücret almaması gerektiği vurgulanmaktadır.
- Hak geldiğinde batılın hiçbir şey ortaya koyamayacağı veya geri getiremeyeceği ifade edilmiştir.
- Hz. Mehdi'nin gelişi, hakkın gelişi olarak yorumlanmaktadır.
- Hidayet, Kur'an'a tabi olmakla ve Allah'ın vahyettikleriyle mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Sebe Suresi 46. ayet hangi konulara işaret etmektedir?
Sebe Suresi 46. ayet, İstanbul'un sembolü olan 34 koduyla ve akıl hastalarıyla ilgili 46 numaralı kanun maddesiyle manidar bir bağlantı kurmaktadır. Bu ayet aynı zamanda ahir zamanda ortaya çıkan gelişmelere de işaret etmektedir.
Allah yolunda hizmet edenler neden ücret almamalıdır?
Makalede belirtildiği üzere, Allah yolunda tebliğ yapanlar ve hizmet edenler, bu hizmetlerinden para almazlar. Kitaplarından, eserlerinden veya çalışmalarından geçim sağlamazlar; çünkü bu hizmet Allah rızası için yapılır.
Hak geldiğinde batılın durumu nasıl açıklanır?
Hak geldiğinde, batılın hiçbir şey ortaya koyamayacağı, delil sunamayacağı ve hiçbir şeyi izah edemeyeceği ifade edilmektedir. Batılın, yani Darwinizm, materyalizm ve ateizm gibi akımların, bu durumda hiçbir geçerliliği kalmayacağı belirtilmiştir.
Hz. Mehdi'nin gelişi hangi anlamlara gelmektedir?
Hz. Mehdi'nin gelişi, makalede "Hak geldi" ifadesiyle açıklanmaktadır. Bu, hakkın ve hidayetin yeryüzüne inmesi anlamına gelmekte olup, İslam dünyası için önemli bir dönüm noktası olarak görülmektedir.
Hidayete ermek için neye tabi olunmalıdır?
Hidayete ermek, Rabbimizin vahyettiği Kur'an'a tabi olmakla mümkündür. Kur'an, insanları ıslah eden ve doğru yola ileten temel kaynaktır.


