| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Türkiye, 13 Haziran 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Türkiye, 13 Haziran 2011
| ||
Türkiye'nin AB'ye katılımının Avrupa'yı güçlendireceği, Rusya'yı rahatlatacağı, Ermenistan ve İsrail gibi ülkelerdeki sorunları hafifleteceği, Filistin sorununu çözeceği ve Avrupa'nın huzur ve refah içinde yaşamasını sağlayacağı belirtilmektedir.
Türk-İslam Birliği'nin, dünyayı anarşiden, terörden ve her türlü acıdan kurtaracak çok güçlü bir yapılanma olduğu, dünyaya huzur ve güvenlik vereceği ve tüm dünyayı kardeş haline getireceği ifade edilmektedir.
Türk milleti, imparatorluk tecrübesi, ülkeleri yönetme yeteneği, bozulmamış Anadolu ahlakı, misafirperverliği, temizliği, güzel ahlakı, sevecenliği, insancıllığı, merhameti ve fedakarlığı gibi özellikleriyle dünya liderliğine aday görülmektedir.
Bernard Bot, Türkiye'nin AB'yi güçlendireceğini ve kesinlikle AB üyesi olması gerektiğini belirtmiştir. Türk iş adamlarının Avrupa'da önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekmiştir.
Türkiye, dünyanın en büyük devleti olarak tanımlanmakta ve tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir devlet olacağı öngörülmektedir. Türk-İslam aleminin lideri olarak tüm dünyayı kurtaracak bir misyona sahip olduğu vurgulanmaktadır.