| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milliyet, 30 Ağustos 2013
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milliyet, 30 Ağustos 2013
| ||
Kimyasal silahların uluslararası hukuka aykırı olduğu kabul edilirken, tank, top, bomba gibi geleneksel silahlarla yüz binlerce insanın öldürülmesinin suç sayılmaması büyük bir çelişki olarak görülmektedir. Vahşet, hangi yöntemle yapılırsa yapılsın temelde aynı kötülüğü taşımaktadır.
İnsanın ölümüne neden olan her türlü şiddet eylemi, kimyasal silah, napalm bombası, makineli tüfek veya genel maksat bombası fark etmeksizin cinayettir. Öldürme şekline göre vahşetin derecesini belirlemek mantıksızdır ve insani değildir.
Ortadoğu ve dünyadaki sorunların kalıcı çözüme kavuşması için Türk-İslam Birliği'nin derhal kurulması önerilmektedir. Bu birliğin, bölgedeki çatışmaları ve insani dramları sona erdirecek temel bir mekanizma olduğu düşünülmektedir.
Suriye'deki komünist hükümetin ideolojisinin Darwinizm ve materyalizme dayandığı belirtilmektedir. Bu ideolojilerin, bölgedeki vahşet ve çatışmaların temel nedenlerinden biri olduğu ifade edilmektedir.
Uluslararası hukukun kimyasal silah kullanımını yasaklamasına rağmen, diğer ağır silahlarla işlenen cinayetlere karşı yeterince etkili olmaması eleştirilmektedir. Bu durum, hukukun çifte standart uyguladığı ve vahşetin biçimine göre ayrım yaptığı şeklinde yorumlanmaktadır.