30 yıl boyunca aldatılan bilim dünyası
"Evrimcilerin sahte delilleri 1" belgeselinden
30 yıl boyunca aldatılan bilim dünyası
Yıllar boyunca ürettikleri sahte delillerin birer birer foyalarının ortaya çıkması, evrimcileri yeni ve daha pervasız sahtekarlıklara yöneltmektedir. Bu sahtekarlıkların en son örneği ise yakın tarihte tespit edilen evrimci bir antropoloji profesörünün 30 yıl boyunca sürdürdüğü sahtekarlıktır.
Sahtekarlık, Alman Der Spiegel Dergisi'nin 16 Ağustos 2004 tarihli sayısında yayınlanan bir makale ile bulundu. Yazıda, 1973 Yılından beri Frankfurt Üniversitesi karbon tarihlendirme laboratuvarının başında bulunan evrimci antropolog Profesör Reiner Protsch von Zieten'in birçok önemli fosilin yaşlarını kasıtlı olarak çarpıttığı açıklandı. Bu gelişme karşısında görevinden istifa etmek zorunda kalan profesörün yalanlarının şu anda antropoloji ders kitaplarında bir gerçek olarak anlatıldığı ve bunların düzeltilmesi için köklü değişikliklere gidilmesi gerektiği yetkililer tarafından ifade edildi. Araştırma komisyonunun bulgularına göre Prof. Protsch, Avrupa'da ele geçirilmiş olan bir dizi insan fosilinin yaşlarını sistemli olarak çarpıtıp binlerce yıl daha fazla göstermişti.
Evrimci profesörle ilgili skandalın boyutları bununla sınırlı değildi. İngiltere'nin The Guardian Gazetesi, az önce anlattıklarımıza ek olarak, Protsch'un aynı zamanda sahte fosiller de ürettiğini yazdı. Üniversitenin konuyla ilgili açıklamasında, “komisyon, Prof. Protsch’un bilimsel gerçekleri geçtiğimiz 30 sene boyunca çarpıttığı sonucuna varmıştır” ifadesine yer verildi.
Sahtekarlık, bir şüphe üzerine Avrupa'da ele geçirilen ve Protsch’un taş devrine ait olduğunu iddia ettiği fosil örneklerinin, test için Oxford Üniversitesi'ne gönderilmesiyle ortaya çıktı. Üniversitenin radyo karbon tarihlendirme birimince elde edilen sonuçlar, bilim adamlarının ifadesiyle bir faciayı ortaya koymaktaydı. Buna göre, Protsch'un yaşını 21.300 yılda tarihlendirdiği kadın iskeletinin sadece 3.300 yıllık olduğu, 27.400 yıl olarak tarihlendirdiği fosilin ise gerçekte sadece 250 yıl kadar önce ölmüş, yaşlı bir adama ait olduğu anlaşıldı.
Evrimci profesörün sahte tarih atadığı fosiller arasında evrimcilerin çok önemli bir ara form olarak gösterdikleri Hane Ferzent Adamı da bulunuyordu. Protsch'un, Hane Ferzent adamına atadığı sahte yaş 36.000 yıldı. Protsch, bu fosilin sözde insanın evriminde çok önemli bir kayıp halka olduğunu ilan etti ve bu fosil Hamburg'taki Helms Müzesi'nde sergilenmeye başladı. Hane Ferzent adamının maymun adam şeklinde tamamen hayal ürünü olarak resmedildiği afişlerle müze duvarları donatıldı. Müze on binlerce ziyaretçinin akınına uğradı. Oysa ziyaretçilerin gördükleri fosil gerçekte evrim teorisi için değil evrimcilerin sahtekarlığı için bir kanıttı. Ortada çok büyük bir aldatmaca söz konusuydu. Oxford'daki son testler evrimcilerin maymun adam görüntüsünde tanıdıkları fosilin aslında sadece 7500 yıllık olduğunu gösterince gerçekler ortaya çıktı. Hane Ferzent adamı, Sümer ve eski Mısır gibi uygarlıklardan sadece 2000 yıl kadar önce yaşamış sıradan bir insandı ve afişteki hayali maymun adam görüntüsüyle hiçbir ilgisi yoktu.
Evrimciler, bir insan fosilinden hayali bir maymun adam üretmişler ve adı açıkça sahtekarlık olan bu yöntemi topluma bilim olarak yansı etmişlerdi. Evrimciler, sahte ve düzmece deliller dışında bir dayanakları olmadığından teorilerini ayakta tutabilmek için çeşitli telkin, propaganda ve göz boyama yöntemlerine başvururlar. Az önce de izlediğimiz gibi evrimcilerin sahtekar profesör Protsch'un düzmece fosilini müzede sergileyerek on binlerce insanı bunun evrimin bir kanıtı olduğu yönünde aldatması söz konusu yöntemlerden biridir.
Ne yazık ki evrimciler aynı yöntemi ülkemiz insanları üzerinde de denemeye ve dindar ve milliyetçi halkımıza evrim yalanını bilimsel bir gerçekmiş gibi empoze etmeye çalışmaktadırlar.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Şişli'de açılan evrim sergisi, evrimin sahte delillerinin insanlara sergilenerek, tamamen ideolojik nedenlerle onlara gerçek dışı bir teoriye inanmayı telkin eden evrimci propagandanın en somut örneklerinden biridir.
Bir kısım basının desteğini de arkasına alarak, özellikle çocukları ve gençleri hedef alan bu tür propagandaların geçmişe göre bu konuda çok daha fazla bilinçlenmiş Müslüman Türk milleti üzerinde etkili olamayacağını evrim taraftarlarının artık öğrenmeleri gerekmektedir.
