HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Materyalizmin yükselişi ve çöküşü

Materyalizmin yükselişi ve çöküşü

Harun Yahya
1827
20 Mayıs, 2010
Belgesellerden Seçme Bölümler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Kuran bilime yol gösterir" belgeselinden


Materyalizmin Yükselişi ve Çöküşü

 

19. yüzyıl, insanlık tarihinde en büyük yanılgılarına sahne olan bir devirdi. Bu yanılgılar, eski bir Yunan öğretisi olan materyalist felsefenin Avrupa düşüncesine empoze edilmesiyle başladı. Bu dönemin en büyük yanılgısı ise Darwin'in ortaya sürdüğü köhne inanç evrim teorisiydi.

Darwinizmin doğuşundan önce Avrupa'da biyoloji Allah'ın varlığının delillerini gösteren bir bilim dalı olarak kabul ediliyordu. Ünlü biyolog William Paley Doğal Teoloji adlı kitabında ünlü saat örneğini vermişti. Paley şöyle diyordu: 

 

“Nasıl her saat bir saatçinin varlığını kanıtlarsa, doğadaki tasarımlar da Allah'ın varlığını kanıtlar.”

 

Ancak Darwin, ortaya attığı evrim teorisiyle birlikte bu gerçeği reddetti. Bilimi, materyalist felsefenin gereklerine göre çarpıtarak tüm canlıların tesadüflerin eseri olduğunu ileri sürdü. Devrin ateistleri Darwin'in evrim teorisine büyük bir coşkuyla sarıldılar. Böylece dinle bilim arasında suni bir ayrılık meydana getirilmiş oluyordu.

İngiliz araştırmacılar Michael Bagent, Richard Lee ve Henry Lincoln The Messianic Legacy adlı kitapta bu konuda şu yorumu yaparlar:

 

“Darwin'den bir yüzyıl önce bilim dinden ayrı değildi. Aksine onun bir parçasıydı ve nihai amacı ona hizmet etmekti. Ama Darwin'in zamanındaki bilim o zamana dek taşımakta olduğu bu anlamdan koparıldı ve kendisini dine karşı mutlak bir rakip ve alternatif bir anlam olarak tanımladı. Artık insanlık bu ikisi arasında bir seçim yapmaya zorlanacaktı.”

 

Sadece biyoloji değil, psikoloji ve sosyoloji gibi bilim dalları da materyalist felsefeye göre çarpıtıldı. Astronomi eski Yunan'ın materyalist dogmalarına göre saptırıldı. Bilimin yeni amacı materyalist felsefeyi doğrulamaktı. Bu yanlış varsayımlar geçtiğimiz 150 yıl boyunca bilim dünyasını çıkmaza sürükledi. Farklı bilim dallarından on binlerce bilim adamı Darwinizmi ya da diğer materyalist teorileri kanıtlayabilmek umuduyla çaba harcadılar. Ancak hayal kırıklığına uğradılar. Dahası bilimsel deliller varmak istedikleri sonucun tam tersini gösterdi. Yani yaratılış gerçeğini doğruladı. Bugün bilim dünyası bu gerçeğin şaşkınlığı içindedir.

 

Önemli Açıklama: Akıllı Tasarım Yani Yaratılış

 

Bu bölüm boyunca zaman zaman tasarım kelimesiyle karşılaşacaksınız. Bu kelime Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullanılmaktadır. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması Rabbimizin önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın yaratmak için herhangi bir tasarım yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde onun olması için yalnızca “Ol” demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: 

“Bir şey dilediği zaman onun emri yalnızca ol demesidir. O da hemen olur.” (Yasin suresi, 82)

“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca ol der. O da hemen olur.” (Bakara Suresi, 117)

Doğa incelendikçe her detayında büyük bir plan ve tasarım bulunduğu ortaya çıkmakta ve bu da materyalist felsefeyi temelinden çürütmektedir. Örneğin DNA'nın olağanüstü yapısı bilim adamlarına bunun tesadüf ürünü olmayacağını göstermektedir. Tek bir insan hücresindeki DNA tam 900 ciltlik bir ansiklopediyi dolduracak kadar bilgi içermektedir. İnsan genomu projesini yürüten SELERA şirketinden bilim adamı Gene Myers bu konuda şu yorumu yapar:

 

“Beni asıl şaşırtan şey yaşamın mimarisi. Sistem olağanüstü derecede kompleks. Özel olarak tasarlanmış gibi. Burada muazzam bir aklın izleri var.”

 

Bu şaşkınlık tüm bilim dünyasına hakimdir. Seattle'da bulunan Discovery Bilim Araştırmaları Enstitüsü'nün yöneticisi olan Ve Hücredeki İmza, DNA ve Akıllı Tasarımın Deneyi kitabının yazarı Dr. Stephen C. Meyer şunları söylemektedir:

 

“DNA'nın omurgası üzerinde bulunan dört harfin tıpkı yazı dilinde bulunan alfabetik harfler ya da bir makine kodundaki dijital karakterler gibi işlev yaptığı fark edildi. Bunun üzerinde düşündüğünüzde son derece anlamlı olduğunu görüyorsunuz. Bill Gates de DNA'nın bir yazılıma benzediğini söylüyor. Bu da aynı şekilde açıkça bir gerçeği ifade ediyor. Neden mi? Çünkü bilimsel düşüncenin temeli olan deneyimlerimiz, değişmez ve tekrarlanan tecrübelerimiz, bilginin her zaman akıl sahibi bir kaynaktan geldiğini gösterir. Bir program, programcının eseridir. Kitabın içindeki paragrafı bir yazar kaleme almıştır. Atılan bir manşeti yazan bir kişi vardır. Radyo sinyaline yerleştirilen bilgi de bir insan aklına aittir. Bu nedenle her nerede bilgiyle karşılaşırsak onun kaynağını araştırdığımızda her zaman bir akıl, bir zihinle karşılaşırsınız. Maddesel bir süreçle değil. Bu nedenle DNA molekülü içinde sayısal biçimde bilginin keşfedilmiş olması akıllı bir tasarımcının varlığına işaret eder.”

 

 Bilim adamları kendilerine doğru olarak öğretilen materyalist felsefenin ve Darwinizmin geçersizliğini hayretle görmekte, bazıları sessiz kalırken bazıları da bunu açıkça ilan etmektedir. Bunlardan biri olan Amerikalı biyokimya profesörü Michael J. Behe, Darwinizmin Kara Kutusu adlı kitabında bilim dünyasının durumunu şöyle tarif eder:

 

“Son 40 yıl içinde modern biyokimya hücrenin sırlarının önemli bir bölümünü ortaya çıkardı. On binlerce insan bu sırları bulmak için yaşamlarını laboratuvardaki uzun çalışmalara adadılar. Hücreyi araştırmak için gerçekleştirilen tüm bu çabalar çok açık bir biçimde, bağıra bağıra tek bir sonucu veriyordu. Tasarım. Bu sonuç o denli belirgindi ki, bilimin tarihindeki en önemli buluşlardan biri olarak görülmeli, sevinç çığlıklarına ve büyük kutlamalara yol açmalıydı. Ama hiçbir kutlama yaşanmadı, hiçbir sevinç ifade edilmedi. Peki neden? Neden bilim dünyası keşfettiği büyük gerçeğe sahip çıkmıyor? Çünkü bilinçli bir tasarımı kabul etmek, ister istemez Allah'ın varlığını kabul etmeyi çağrıştırıyor onlara.”

 

Aynı durum astronomi dünyasında da geçerlidir. 20. yüzyıl astronomisi 19. yüzyıldaki materyalist teorileri yıkmıştır. Önce Big Bang teorisi ile birlikte evrenin bir başlangıcı yani yaratılış anı olduğu ortaya çıkmıştır. Daha sonra da evrende insan yaşamını gözeten olağanüstü derecede hassas bir tasarım ve denge bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenledir ki ateizm fizik ve astronomi dünyasında hızlı bir çöküş içindedir. Amerikalı fizikçi Robert Griffiths bu gerçeği esprili bir biçimde şöyle ifade etmektedir:

 

“Kendisiyle tartışmak için bir ateist aradığımda üniversitedeki felsefe bölümüne gidiyorum. Ama fizik bölümünden pek öyle kimse çıkmıyor artık.”

 

Kısacası günümüzde bilimin her geçen gün ortaya çıkardığı gerçeklerle birlikte materyalist felsefe tam anlamıyla çökmüştür. Bilim, materyalist felsefe tarafından reddedilen çok önemli bazı gerçekleri yeniden keşfetmiştir ve böylece yeni bir bilim anlayışı doğmaktadır.

Son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde hızla yükselen bilinçli tasarım teorisi bu yeni bilim anlayışının bir öncüsüdür. Bu teorinin savunucuları Darwinizmin bilim tarihinin en büyük yanılgısı olduğunu ve doğada bilinçli bir tasarımın yani yaratılışın kanıtlarının bulunduğunu anlatmaktadırlar. Örneğin dünyaca ünlü Avustralyalı moleküler biyolog Michael Denton, canlıların kompleks organlarının evrimle açıklanamayacağını şöyle anlatmaktadır:

 

“Bu herkesin utandığı, herkesin gizlediği ve hasıraltı etmek istediği çok önemli bir sorun. Gerçek şu ki doğada kompleks adaptasyonların çoğunun ortaya çıkışı bir seri ara formla açıklanamaz ve bence bu çok temel bir problem. Bunlardan yani kompleks organlardan o kadar çok var ki benim açımdan evet bu teoride yani evrim teorisinde bir sorun var. Mantık bana burada bir sorun olduğunu gösteriyor.”
 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
Bilim
Darwinizm
Kuran Bilime Yol Gösterir
Michael Denton
Michael J. Behe
Philip Johnson
Tasarım