Abdurrahman Iraz, Risale Haber
Sunucu: Hocam, bugün burada bulunduğumuz bu İslamofobia toplantısı çok önemli. Çünkü dünyada barış dinimiz olan İslam'a karşı bir korku, yapay bir korku oluşturulmuş durumda. Bununla ilgili Risale-i Nur, Risale Akademisi'nin çok güzel çalışmaları var. Yine aynı zamanda belirtmek gerekirse, Bediüzzaman Hazretleri'nin bu konuda çok fazla İslam'ın barış dini olduğu ile ilgili çok fazla belirttiği yerler var. Bununla ilgili siz ne düşünüyorsunuz Hocam?
Abdurrahman Iraz: Şimdi tabii dünyada bu tabir, İslamofobi tabiri, ben açıkçası bu tabiri doğru bulmuyorum. Çünkü İslamofobi değil de Müslümanfobi diyebiliriz. Çünkü İslamiyeti okuyanlar, gerçek İslam'ı okuyanlar, bilhassa Risale-i Nur'lardan okuyanlar, İslamiyet bu mu diye tepki veriyorlar. Ben dünyanın birçok yerinde bu tepkiyi çok aldım. Herkes, bütün Müslümanlar sizin gibi olsaydı tepkisini çok aldım. Bizim gibiden kasıt, ben kendimden bahsetmiyorum. Risale-i Nur'un fikirlerinden bahsediyorum. Böyle olunca yani İslamofobi kavramı açıkçası benim kabul ettiğim bir kavram değildir. Fobi; bazı Müslümanlara vardır, bir kısım Müslümanlara, doğru İslam'ı yaşamayan Müslümanlara vardır. Dolayısıyla Risale Akademi tabii ki bunu yapacaktır. Bu kavramın gerçek ne olduğu ortaya çıkacaktır. Risale Akademi'nin yaptığı budur.
Sunucu: Hocam, Hutbe-i Şamiye’de Bediüzzaman Hazretleri Müslümanların bir olması, birlik olması gerektiğini çok güzel ve detaylı şekilde anlatıyor. Aynı zamanda orada Müslümanlar için en büyük farzın İttihad-ı İslam olduğunu söylüyor. Bununla ilgili sizin görüşünüz nedir?
Abdurrahman Iraz: Tabii Kuran söylüyor bunu. İttihad-ı İslam'ı Kuran istiyor. Ayet-i Kerime vardır. Yani “Ey Allah'ın kulları hep birlikte Kuran'a yapışınız.” Bediüzzaman Hazretleri de insanları kendine gelenleri yanından koyuyor. Siz gidin Risale-i Nur okuyun, imanınızı kurtarın diyor. Bediüzzaman Hazretleri, ben burada herhangi bir tarikat şeyhini, tarikatlarda biliyorsunuz kendine çekmek vardır. Kendi nuruyla, Şeyh Hazretleri’nin nuruyla cemaati orada böyle muhafaza etmek vardır. Bediüzzaman Hazretleri insanların imanın hedef aldığı için imanlarının kurtulmasına hedef aldığı için yanından kovuyor. Çok ters bir şey bu aslında. “Gidin kardeşim Risale-i Nur'u okuyun, imanınızı kurtarın” diyor. İttihadı İslam, imanının kurtulmasıyla olacaktır. Eğer hepimizin imanı selamette olursa inşaAllah ittihat yakındır.
Sunucu: Hocam, bu tip toplantılar, şu an içinde bulunduğumuz İslamofobia toplantısı ve benzeri toplantılar çok fazla yapılıyor. Ülkemiz Türkiye yurt dışına çok fazla bu konuda ve benzeri konularda hizmet götürüyor. Hizmet götürmek bakımından Türkiye'nin bölgedeki gelişen liderliği hakkında hizmet açısından ne düşünüyorsunuz Hocam?
Abdurrahman Iraz: Şimdi ben dünyanın birçok yerine gittim. Birçok sempozyumlara katılıyorum. Eskiden hakikaten Türk deyince sıradan bir vatandaştı. Mesela biliyorsunuz Türk Cumhuriyetlerinde, Rusya'da 50 dolar için Türk öldürülürdü. Ben Kazakistan'da falan da bulundum, Türk Cumhuriyetlerinde bulundum. Bir Amerikalı gece cebinde binlerle dolarla dolaşıyor, kimse ona yaklaşamıyor. Ama bir Türk 50 dolar var cebinde diye öldürüldü, 2-3 tane hadise var. Eskiden, bu eskiden.
Şimdiki duruma bakıyoruz. Geçen mesela Çad’a bir toplantı vardı. Dünya Üniversiteler Birliği'nin Başkanı, ben Türk'üm dediğim zaman kalktı ayağa, düğmesini kapattı, “hoş geldiniz Türk ağabeyler” dedi bana. Benim dedem yaşındaydı. Türk olduğumuz için saygı görmeye başladık. Bunda ne var? Bunda Türkiye'nin Risale-i Nur'u yaşaması vardır. Eğer Türkiye gerçekten Risale-i Nur'u... Neden Risale-i Nur? Çünkü Risale-i Nur bu asrın dilidir. Dünyada 50 dil bilen bir profesör Türkiye'ye gelse Türkçeyi bilmezse cahildir. Bu asrın dili, Kuran'ın bu asra bakan hakiki tefsiri Risale-i Nur'dur. Bütün dikkatlerimizi biz Risale-i Nur'a çekersek, Risale-i Nur'u okumaya kendi bütün vaktimizi hasredersek, önce kendi imanımızı kurtaracağız, diğerleri, çünkü biz hakiki İslam'ı yaşadığımız zaman insanlar İslam buysa biz de Müslüman olalım diyeceklerdir. Onun için önce biz kendi nefsimizle İslam'ı, doğru İslam'ı yaşamaya çalışacağız.
Sunucu: İnşaAllah. Hocam, Bediüzzaman Hazretleri sizin de çok iyi bildiğiniz gibi diyor ki, “bir kişi tek başına birdir” diyor, “iki kişi on bir, üç kişi yüz on birdir” diyor. Böylelikle hani biz burada şunu görüyoruz, Müslümanların bir araya gelip güçlenmesi gerektiğini görüyoruz. Müslümanlar bir araya gelip birlikte hareket etmeli mi Hocam?
Abdurrahman Iraz: Dedim, az önce ayeti okuduk. “Hep birlikte Allah'ın ipine sarılınız.” Allah'ın ipi Kuran'dır dedik ya. Evet, bir kişi bir hükmündedir. Bediüzzaman diyor ki, “kimin himmeti milletiyse o tek başına bir millettir.” Yani biz eğer himmetimizi dinimize, milletimize hasredersek bir millet kadar güçlü oluruz. Evet bir, birdir. Ama iki, iki tane bir yan yana geldiği zaman ittifak ile, tesanüt ile, dayanışma ile on bir kuvvetinde olur. Üç olursa yüz on bir, dört olursa bin yüz on bir olur.
Sunucu: MaşaAllah. Hocam Kanal A9'un ikinci senesine girdik. İzleyenlerimize bir mesajınız var mı Hocam?
Abdurrahman Iraz: Kanal A9'un, bütün televizyonların müspet hareketlerini tebrik ediyoruz. İman ve Kuran hizmeti yapan herkesi tebrik ediyoruz ve teşekkür ediyoruz. Kim ki iman ve Kuran hizmeti yapıyorsa Allah onu muvaffak etsin, Allah yardımcısı olsun.
Sunucu: Allah razı olsun Hocam, çok teşekkür ediyoruz.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500