Zaman Gazetesi yazarı Sn. Hüseyin Gülerce
Zaman Gazetesi yazarı Sn. Hüseyin Gülerce
Sunucu: Sayın Gülercü Hocam hoş geldiniz, şeref verdiniz kanalımıza.
Sn. Hüseyin Gülerce: Hoş bulduk, şeref bulduk.
Sunucu: Hocam, Müslüman devletler arasında ve Türki Cumhuriyeti arasında daha yakın bir birlik olması ve bir Türkiye'nin liderliğinde İslam Birliği kurulması yönünde çalışmalarımız var. Bu yöndeki fikirlerinizi öğrenebilir miyim?
Sn. Hüseyin Gülerce: Evet. Şimdi, dünya bir yandan küreselleşirken bir yandan da birbirine coğrafi olarak, kültürel olarak yakın olan ülkelerin eskiye nazaran daha fazla yakınlaşması söz konusu. İşte bugün bir Amerika topluluğu var, Güney ve Kuzey Amerika ülkeler arasında. Bir Atlantik Paktı var. En önemlisi Avrupa Birliği diye bir olay var, Türkiye'nin de üye olmak istediği. Bunları dikkate aldığımızda İslam coğrafyasındaki ülkelerin, Türk dünyasındaki ülkelerin de tarihsel, kültürel, inanç birlikleriyle bir araya gelmelerinin makul karşılanması gerekir. Bu alternatif güç merkezleri oluşturma anlamında değil, birbirine yakın herkes bir araya geliyorsa, biz Türk dünyası olarak neden bir araya gelmeyelim? Bunun her alanda geliştirilmesi gereken bir birlik olduğunu neden savunmayalım? Ben her alanda diyorum, Türk dünyası arasında ilişkilerin arttırılması lazım. Şu anda da düşündüğümüz manada böyle bir gelişme maalesef yok.
Bunu yalnız ben Türkiye'nin liderliğinde tırnak içerisinde söylediğimiz zaman hiç kastetmediğimiz halde, öyle rahatsızlık verici bir ifade olarak kullanmadığımız halde, bundan Rusya'nın, Çin'in ve Türk dünyasının da rahatsızlık duyabileceğini düşünüyorum. Çünkü rahmetli Özal, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türkiye'nin abiliğinden söz ettiğinde gerçekten itirazlar yükselmişti.
Bunu böyle bizim liderliğimiz altında değil de, bir araya gelmişiz, bu toplantılar, uluslararası kendi aramızdaki kongreler mesela dönüşümlü bir başkanlıkla da olabilir. Biz sizin ağabeyiniziz, biz sizin lideriniziz gibi bir yaklaşımdan rahatsız olabilirler. Önce onu söylemek istiyorum.
Sunucu: Hocam, tabii ben fikirlerinize saygı duyuyorum fakat şu anda Arap ülkeleriyle, Türkiye Cumhuriyeti ile yakın bağlantı içindeyiz. Arap dünyasında biliyorsunuz çok büyük problemler var. Irak'ta var, İran'da var, Suriye'de var, diğer ülkelerde var. Ve şu anda doğal olarak Türkiye'nin biraz öne çıkıp uzlaşıyı sağlamasını, kardeşliği, dostluğu sağlamasını ve bu birliği temin etmesini istiyorlar. Bir de, siz daha iyi bilirsiniz tabii ama liderlik bir hizmet liderliği olacak. Esasında çok zahmetli bir iş. Yani Türkiye böyle bir lider olarak ortaya çıktığında diğerlerine baskı uygulamak ya da işte bu tarz bir niyetle değil de, tam tersine yükü tamamen üstüne alıp hizmet etmek amacıyla ortaya çıkacaktır.
Sn. Hüseyin Gülerce: O olur, o zaman işte onun altını çizmek lazım. Hizmette önde, ücrette geride diyelim. Yani hizmet ederken fedakarlığın büyüğüne biz talip olabiliriz. Fakat fert olarak da bizim inancımızın gereği tevazu gerekiyor. Yaptığımız işleri öyle nazara vererek değil, sanki biz yapmamışız da onlar yapmışlar. Yani birlikte olduğumuz ülkeler, insanlar gibi paylaşmayı esas alarak olursa.
Ben şeye de inanıyorum. Önce Türk dünyası arasında, sonra İslam dünyası arasında büyük aile fotoğrafları çekilecektir.
Sunucu: İnşaAllah. Bu zaman çok yakın, ahir zamandayız. İnşaAllah çok hayırlı günler göreceğiz. Bunun dışında da Hocam, Kuran-ı Kerim'e göre Allah, Musevi ve Hristiyanları kitap ehli olarak adlandırıyor ve bizim onlara karşı da çok büyük sorumluluğumuz var. Allah'ın varlığı birliği altında, “tevhidde bir araya gelin” diyor Allah. Musevi, Hristiyan ve Müslümanlar arasındaki bağlantının artması konusuyla ilgili acaba fikirlerinizi alabilir miyiz?
Sn. Hüseyin Gülerce: Yani netice itibariyle şunu söyleriz; biz müminiz, Allah'a inanıyoruz ve Tek Bir Allah vardır. Tek Bir Allah'ın da tek bir dini olur. Yani Bir Allah insanlara farklı farklı dinler indirmez ki peygamberleri vasıtasıyla. Dolayısıyla bütün peygamberler Allah'ın peygamberleridir. Sadece bugün İnsanların anlamalarından, algılarından dolayı bazen dinin işine gelen kısımlarını alıp bazen almama gibi insanlardan kaynaklanan bir takım hatalar var. Böyle münakaşa edeceğimiz mevzuları değil de Ehl-i Kitapla birlikte olacağımız, beraber olacağımız mevzuları öne çıkarıp dünyanın bugün kirden, kandan değişen çehresini insani bir çehreye dönüştürme adına birlikte hareket etmenin hiçbir mahsuru yok. Ben böyle bir anlayışla küresel barış olacağını, insanlığın daha çok huzur bulacağını ve Allah'a inancının Efendimizin adının (sav) dünyanın bütün coğrafyalarına yayılacağını ümit ediyorum.
Sunucu: İnşallah “la ilahe illaAllah” diyenler, inşaAllah hepimiz aynı saftayız. “Muhammeden Resulullah” demeleri de duamız inşaAllah.
Sn. Hüseyin Gülerce: İnşaAllah, aynen öyle ve ben diyeceklerine de inanıyorum. Bütün peygamberler Allah'ın peygamberleri. Onlar da Tek Bir Allah, Allah'ın da tek bir dini olur düşüncesine gelince Hz. İsa (as)’ı, Hz. Musa (as)’ı sevdikleri gibi Efendimiz'i de (sav) seveceklerdir, kabul edeceklerdir. Orada bize de iş düşüyor. Efendimiz (sav)'i tanıtma adına, sevdirme adına bizim daha çok çalışmamız gerekiyor.
Sunucu: İnşaAllah. Allah razı olsun. Hocam son olarak, A9 izleyicilerine acaba bir mesajınız var mı?
Sn. Hüseyin Gülerce: Kalbi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Sunucu: Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum.
Sn. Hüseyin Gülerce: Sizlerden de. Ben de teşekkür ederim.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
