Sayın Adnan Oktar'ın 14 Şubat 2018 tarihli A9TV canlı yayınından.
Alınganlık bir hastalık mıdır, hastalıksa çözümü nedir?
İZLEYİCİ SORUSU: Ben Sare. Psikoloji okumak istiyorum ve bir soru sormak istiyorum. Alınganlık bir hastalık mıdır? Eğer hastalıksa çözümü nasıl olmalıdır?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm bak, alınganlıkta aslında işin doğrusu haklı oluyorsun. Çünkü insanların büyük bölümü ahlaksız. Mesela bir genç kız oluyor, burnu bir parça eğri oluyor, hafif veyahut bir parça büyük oluyor. Veyahut mesela parmakları bir parça kısa oluyor normale göre. Veyahut daha iri oluyor elleri. Birbirine bakıp köpek gibi sırıtıyorlar. Bıyık altından gülmeler falan belli ki onu hedefliyor. Onu kızdırmaya çalışıyorlar. O alınganlık değil, direk hedefleme var, doğru. Öyle ahlaksız alçaklara kale almayacaksınız. Haysiyetsiz olduğunu, ahlaksız olduğunu bileceksiniz ve kale almayacaksınız. Çünkü onun da kusuru var, sen ona gülmüyorsun. Onun aczini saysak belki ne hale gelecek? Dolayısıyla böyle basit insanların, basit üsluplarından etkilenmek asil insanlara yakışmaz. Hiç kale almamak gerekiyor. Mesela münafıklar da Müslümanların hakkında neler söylüyorlar, duyuyorsunuz. Hoşt diyoruz, bitiyor. Senin de diyeceğin hoşt. Bu kadar. Kısa bak. H-O-Ş-T, hoşt. Yani alınganlık, bana böyle geliyor değil, yapıyor adam. Doğru o gördüğün. Yapıyor. Kale atmayacaksın. Değer vermeyeceksin. Çünkü ahlaksız, basit. Mesela yamuk yumuk adam, oturuyor laf söylüyor. Dolayısıyla sanki dünya mükemmellik yeriymiş gibi. Her insanın zaten kusuru olur burada. Dünya acz ziyadedir. Dolayısıyla öyle basit insanları kale almak yanlış. Allah'ın yarattığı zaten öyle olduğunu biliyor. Allah diyor ki: “Ben insanı zayıf yarattım, kusurlu ve eksik yarattım.” Herkesi öyle yarattığına göre, neyine artistlik yapıyorsun, münasebetsizlik yapıyorsun, yapmacık hareketler, sulu hareketler yapıyorsun. Böyle adamları kale almak çok büyük hata olur. Dolayısıyla gönlün çok rahat olsun, bayağı da güzel, kaliteli kızsın.
Seni bir daha göreyim.
-Ben Sare. Psikoloji okumak istiyorum ve bir soru sormak istiyorum. Alınganlık bir hastalık mıdır? Eğer hastalıksa çözüm nasıl olmalıdır?
ADNAN OKTAR: Hastalık değil güzel yüzlüm, normal bir davranış. Teşhis etmiş oluyorsun, sadece kale almayacaksın. Ama ona üzülürsen, kafayı takarsan o hastalık. Ama bu, çok çok özür dilerim, enayilik olur. Köpek havlayacak, sen de eve kapanıp ağlayacaksın. Köpeğe ne dersin? Hoşt dersin. Çünkü hayvan var karşısında, insan yok senin. Hayvanın havlamasından insan etkileniyorsa bir anormallik var demektir. Hayvanın havlamasında sadece hoşt denir, o kadar. Münafıklar, aşağılıklar, karaktersiz insanlar birçok şey söylüyorlar. Hoşt, hoşt, hoşt, hoşt, onu diyerek geçeceksin, bu kadar. Allah diyor ki: “Cahiller onlara bir söz söylediğinde ‘selam size’ derler ve yüz çevirirler” diyor. Senin de yapacağın bu. Bir de psikolojiye o kadar ağırlık verme. Kendini çok analiz etme, çok dinleme kendini. Bu yorar. Neşeli, dışa dönük ol, rahat ol. Baya da güzel, çok sağlıklı, çok hoş bir kızsın. Baya kalitelisin. Aslan gibisin. Daha da güzelleşirsin, yaşın küçük. Daha da boylu, boşlu güzel olacaksın. Bazı genç kızlar öyle psikolojiye çok önem veriyorlar, kendilerini çok dinliyorlar, etrafı çok dinliyorlar ve onları hırpalıyor bu. Bundan kaçınmak lazım. Kalender, rahat, sıhhatli, gürbüz bir genç kız çok daha iyidir. İnce ince analiz yapan, ince ince kendini üzen, kendini üzecek şeyleri araştıran insan olmak çok büyük bir hata olur. O alçakların tuzağına düşmüş olursunuz. O köpeklerin tuzağına düşersiniz, sakın ha.