"Allah sevgisi" belgeselinden.
ALLAH SEVGİSİ VE ALLAH KORKUSU BİRLİKTE OLMALIDIR
Bu gerçeklerin farkında olan bir insan hiçbir zaman için insanlardan veya başka güçlerden medet ummaz. Tüm yardımın Allah’tan geldiğini bilir. Her şeyi Allah’tan ister bir başarı kazandığında hemen Allah’a yönelip şükreder. Yardımından dolayı Allah’a minnet duyar. Ona içten ve coşkulu bir sevgi bağıyla bağlanır.
Allah insanlara birbirinden çeşitli nimetler vermiştir. Bu nimetlerin farkına varan samimi insanların Allah'a olan sevgileri daha da güçlenir. Aynı zamanda Allah'ın sınırlarının dışına çıkmaktan da korkarlar. Allah bu güzel davranışta bulunan kullarına büyük bir lütufta bulunur. Onlara doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilme yeteneği verir. Allah iman edenler üzerindeki bu nimetini Kuran'da şöyle bildirir:
“Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah, büyük fazl sahibidir.” (Enfal Suresi, 29)
Allah'ı seven, onun ahiretteki sonsuz azabını gereği gibi takdir edebilen her mümin, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah'tan içi titreyerek korkar. Bu tavır Kuran'da şöyle bildirilir:
“Üstlerinden her an bir azap göndermeye kadir olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.” (Nahl Suresi, 50)
Allah, Kendi Zatından korkan müminleri bir Kuran ayetinde şöyle müjdeler:
“Gerçek şu ki, Rab'lerinden gayb ile içleri titreyerek korkanlara gelince, onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.” (Mülk Suresi, 12)