Atatürk'ün Millete olan sevgisi
Atatürk'ün Millete olan sevgisi
Atatürk'ün Milletine olan sevgisi Atatürk'ün en büyük hedefi, çok büyük emeklerle kurulan Yüce Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü ve gelişmiş demokratik ülkeler topluluğuna girmesi ve bu entegrasyon sürecinin çok hızlı ve başarılı olmasıydı. Türk milletinin bu süreci hızlandırmasının birinci koşuluysa, Batı'nın medeniyetini alırken, milli birlik ve beraberliğini her şeyin üzerinde tutması, milletini seven karakterini ana esas olarak belirlemesi, İslam'ın özünü savunan çağdaş bir yapıyı ivedilikle oluşturmasıydı.
Atatürk'ün Türk milletine çok derin bir güveni vardı. Bir toplantıda kendisinden evvel söz söyleyenlerden biri ona, nereden ilham ve kuvvet aldığını sormuştu. Atatürk bu soruya, millet hizmetinde bulunan insanların ilham kaynakları hakkında uzunca bir tahlil yaparak cevap verdi.
Sonunda demişti ki: ''Efendiler, ilham ve kuvvet kaynağı milletin kendisidir. Milletin müşterek arzusu gerçek temayülüdür. Varlığımızı, istiklalimizi kurtaran bütün teşebbüs ve hareketler, milletin müşterek fikrinin, arzusunun, azminin, yüksek tecellisinden başka bir şey değildir.”
Kendisinin Türk milletine duyduğu bu derin güveni, herkesin anlamasını ve aynı şekilde güven duymasını istiyordu. Zaferden sonra yaptığı seyahatte Samsun'a da uğramış, orada öğretmenlerle görüşmüştü.
Öğretmenlerin iltifatları üzerine onlara şu cevabı vermişti:
“Vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz. Kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz. Fakat bu sevgi, sizi, milli varlığınızı, bütün muhabbetlerinize rağmen herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermenize sebep olmamalıdır. Bunun aksine hareket kadar büyük hata olmaz. Ben ancak vazifemi yaptım. Bana bu ilhamı ve kudreti nereden aldığımı soruyorsunuz. Cevap olarak diyebilirim ki; bugünkü uyanıklığı düne, geçmişe borçluyuz. Geçmişte bu milletin çektiklerinden büyük bir ilham ve kudret kaynağı olamaz.”
Atatürk Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gencinin, milli birlik ve beraberliğini her şeyin üzerinde tutan, vatanperver, cesur, ülkesi için canını seve seve veren, İslam'ı özümsemiş, güzel ahlaki vasıfları hayatın her aşamasına yerleştirmiş olmasını istiyor, bunun için karşısına çıkacak her engeli bizzat ortadan kaldırıyordu.
Atatürk'e göre Türk gencinin sahip olması gereken özellikler şöyleydi: “Türk genci kendi öz benliğini kaybetmeden, kendi kimliğini, kültürünü unutmadan yeniliklere adapte olabilmeli. Onları kendi milli kültürü içinde sindirebilmelidir. Aksi hem o kişiyi hem de milleti içten içe yok edebilir.”
Atamızın Türkiye Cumhuriyeti'ni korumakla sorumlu kıldığı Türk genci, bağımsız ve özgür yaşama konusunda kararlı, her milletin haklarına saygılı, kendi haklarını koruma konusunda azimli olmalı, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletler arası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlerle aynı çizgide ve onlarla uyum içinde yürümekle birlikte, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutmalıdır.
Atatürk, milletimizin güzel ahlakını ise şu sözlerle dile getiriyordu: “Türk milleti, milli duyguyu, insani duyguyla yan yana düşünmekten zevk alır. Vicdanında milli duygunun yanına, insani duygunun şerefli yerini daima muhafaza etmekle iftihar eder. Çünkü Türk milleti bilir ki bugün uygarlığın yüce yolunda bağımsız ve fakat kendileriyle paralel olarak yürüdüğü bütün uygar milletlerle karşılıklı insani ve medeni ilişkide bulunmak elbette gelişmemizin devamı için gereklidir. Ve yine malumdur ki Türk milleti her uygar millet gibi mazinin bütün devirlerinde keşifleriyle, ihtiralarıyla uygar dünyaya hizmet etmiş insanların, milletlerin değerini takdir ve hatırlarını saygıyla muhafaza eder. Türk milleti, insaniyet aleminin samimi bir ailesidir.”
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
