Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak
Teröre çözüm özellik ya da federasyon değil, ittihad-ı İslam'dır.
Türkiye tarihi bir dönem yaşıyor. Hepimizin ortak isteği yıllardır Güneydoğu'da devam eden terörün son bulması. Terör sorununun bitmesiyle Türkiye sadece bölgede değil, çok geniş bir coğrafyada etkin rol oynayacak. Türkiye, Türk-İslam alemini birleştirmeye doğru hızla ilerlediği için, Türkiye'yi bölerek gücünü kırmak isteyen güçler olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Ülkemizle ilgili böyle sinsi bir plan söz konusu olduğundan, her zamankinden daha dikkatli ve birlik içinde hareket etmek zorundayız. Son dönemde çok konuşulan özerllik, federasyon ve bunun gibi kavramlara karşı da başta Başbakanımız olmak üzere tüm Türk halkı teyakkuz halindedir.
Ve Sayın Erdoğan, defalarca tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet idealinden asla taviz vermeyeceğini vurgulamıştır.
VTR- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Biz tek milletiz. Tek millete ne yakışır? Tek bayrak yakışır. Tek vatan. Ve dördüncüsü de tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti.
Böyle hassas bir dönemde Başbakanımızın bölünmeye karşı bu dirayetli tutumuna millet olarak desteğimizi açık açık göstermemiz gerekir. Bu desteği göstermenin en güzel yolu, bölünmeye karşı olduğumuzu federasyon, eyalet, özerllik gibi hiçbir yapıyı şu anki mevcut koşullarda kabul etmediğimizi açık ve net ifade etmektir.
Özerllik ya da federatif sistem şu dönemde neden tehlikelidir?
PKK'nın hayalindeki özellik ya da federasyon, Güneydoğu'daki güzel insanımız için bir kurtuluş değildir. Çünkü karşımızda dili, ırkı, özgürlüğü için değil, asıl olarak ideolojisi için silahı eline almış bir yapı vardır. PKK, materyalist, Darwinist ve komünist bir örgütlenmedir. En başından beri de ideali, komünist bağımsız Kürdistan kurmak olmuştur. PKK'nın ideolojik temelinin Maksizm ve Leninizm'e dayandığı Öcalan'ın sözlerinde şöyle ifade edilir:
“PKK, Maksizm, Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir.” (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı, sf. 78)
Bu nedenle PKK, Maksist, Komünist ideolojiden vazgeçmediği sürece özerllik veya herhangi bir federatif sistem son derece tehlikeli. Çünkü bu tip yapılar, örgüt için kendi ideolojilerini hayata geçirebilecekleri bir yönetimin ilk ve güçlü bir adımı olarak algılanmaktadır.
PKK'nın fikren güçlü olduğu bir ortamda valisini, savcısını kendinin seçtiği, savunma güçlerinin kendileri tarafından sağlandığı bir özerlliğin, bağımsız, komünist bir Kürdistan'ın kurulmasının bir önceki aşaması olacağı açıktır. Ayrıca böyle bir özerllik, bölge insanına ekonomik olarak da refah sağlamayacaktır. Zorlu coğrafi koşullara sahip, denizlere ulaşım yolu olmayan, dar bir alana hapsedilmiş olan bu özerk yapı, komünist sistemin hakimiyetiyle gelişemeyecek, tüm maddi imkanlar silahlanmaya ve askeri harcamaya yöneltileceği için daha da fakirleşecektir.
Üstelik bölge insanı, komünizmin getireceği despot yönetime terk edilmiş olacaktır ki, bu duruma ne aziz milletimiz ne de hükümetimiz asla izin vermez. Bu yüzden, bölgeyi ferahlatacak olan temel husus, PKK'nın fikri yapasının değişmesini sağlamaktır. Anti-materyalist, anti-Darwinist, anti-Marxist, anti-Leninist tam bilimsel anlatımla ve geniş çaplı bir fikri mücadeleyle bu değişim sağlanabilir. Yaklaşık 30 yıldır PKK'nın köy-köy, kasaba-kasaba yaptığı propagandanın ilmi cevabı verilmeli, gençlerin anti-Darwinist, anti-materyalist bilgiyle donatılmaları sağlanmalıdır. Irk temeline dayalı bir eyalet sistemi asla olmamalıdır. Bu bölünmeye sebep olur.
Bir ülkeyi ırka dayalı bölümlere ayırmak, o ülkeyi paramparça etmek anlamına gelir.
Güneydoğu'da bir Kürt eyaleti, Karadeniz'de bir Laz eyaleti, Akdeniz'de Türkmen eyaleti gibi saf ırka dayalı ayrımlar doğrudan bölünme demektir ve bu asla kabul edilemez. Eyalet sistemi, askeri ve ekonomik olarak çok güçlü olan, merkezi yapısı sağlam ülkelerde, çok geniş coğrafyaların yönetimi ve idaresi için pratik bir yöntem olabilir. Ama bu sistem hiçbir şekilde tek bir ırkı temel alan bölümler oluşturmamalıdır. Yani Güneydoğu'nun sadece Kürtlere ait olduğunu iddia edip, Kürt'ün Kürt'ü yönettiği bir sistem asla olmamalıdır. Bunun yerini, güneydoğuda Arap-Kürt-Laz-Türk karışık bir bölge, kuzeyde Kürt-Laz-Türkmen karışık, güneyde Türkmen-Kürt-Gürcü-Laz karışık, batıda Türkmen-Laz-Arap-Kürt karışık yerleşim yerleri şeklinde bir sistem olmalıdır. Yani hiçbir bölge ırk birliği esas alan bir parça olarak düşünülmemelidir. Her bölgede her ırktan insanın birinci sınıf vatandaş olduğu, hepimizin Allah'ın kulları olduğumuz ve kardeş olduğumuz gerçeğine göre düzenlenmiş bir yapı olmalıdır.
Unutmamak gerekir ki, Türkiye'yi büyütecek olan birlik ve beraberliktir.
Türkiye, tüm Türk İslam aleminin umudu konumundadır ve bir önce olarak ortaya çıkıp tüm İslam alemini birleştirebilmesi için üniter yapısını koruyan güçlü bir ülke olması şarttır. Kendi içinde parça parça olan bir ülkenin, diğer ülkeleri birleştirecek güç ve iradeye sahip olarak gözükmesinin mümkün olmayacağı açıktır. Sınırların kalktığı, tüm İslam aleminin kardeş olarak birleştiği bir dünya için yapılması gereke, günümüzün mevcut koşullarında eyalet sistemini savunmak yerine, adaletin, barışın, insan haklarının, sevginin, kardeşliğin, eşitliğin, demokrasinin, özgürlüğün gerçek koruyucusu olan İttihad-ı İslam'ı savunmaktır.
Güneydoğu insanımızı yeniden kazanmak çok önemlidir.
Vatanımızın her karış toprağı bizim için altın değerindedir. Vatanımızın her karış toprağında yaşayan insanımız bizim için paha biçilmez değerdedir. Kürt kardeşlerimiz de Türkiye'nin süsüdür. Kürt halkı İslam'a bağlı, güzel ahlaklı, fedakârdırlar ve manevi değerleri yüksektir.
VTR- (Bir vatandaşımız:) “Bir insanı insan öldürürse sanki bütün dünyayı öldürmüş gibi olur.”
Eski dönemlerde Kürt kardeşlerimize çektirilen ızdırap ve işkenceleri anlamak ve bunları tel’in etmek çok önemlidir. Kürt halkımızla kaynaşarak, bir olarak, tek bir millet olduğumuzu hissettirerek, sevgiyle, merhametle geçmişteki bu acıları unutturup, küskünlüklerini gidermek ve manevi yaraların izlerini el birliğiyle hızla sarmak gerekmektedir. Hükümetimizin milli politikası da bu yöndedir.
Teröre çözüm, milletimizin birbirine kenetlenmesi, birbirini çok sevmesi, Allah'tan çok korkması, Allah'a canı gönülden bağlanması, Kuran'a bağlanması, devletimizin üniter yapasının tam korunması ve İttihad-ı İslam'ın bir an önce oluşturulmasıdır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500