Sayın Adnan Oktar'ın 22 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Babaların kız evlatlarına karşı tavrı nasıl olmalıdır?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, genç kızlar genellikle böyle her an ailenin başını belaya sokacak gibi görülen, ailenin namusunu berbat etmesi ihtimali olan, hatta Allah esirgesin, bazı yerlerde her an öldürülmesi caiz olan bir durum gibi görülüyor. Hatta babası silah alıyor onun için hazır. Namusu koruyacağım diyor. Çocuk bir şey yaparsa vuracak. Karısı bir şey yaparsa vuracak. Onun için silah bulunduruyor.
Hatta köyde bir abidin ağa vardı. Çobanlık yapıyordu yaşlı. Belinde böyle lagant silah, eski, Rus malı silah. Çoban. Dedik o silahı ne yapıyorsun sen dedik. Karı dedi, eğer namussuzluk yaparsa onu vuracağım dedi böyle bir şey olsa. Biz de işte tabii biraz alaya aldık, şaka yollu, çünkü münasebetsiz bir ifadesi olduğu için. Adamı da vuracaksın diyor. Peki kadının suçu ne dedim ben? Kadın diyor, o zaman diyor cinsel ilişkiye girer diyor. Ama tabii çok kötü bir ifadeyle söylüyor.
Genç kızlara nefes aldırmıyorlar. Bütün Orta Doğu'da böyle bir tek Türkiye'de değil. Genç kızların erkek gibi olmasını istiyorlar. Böyle çocuklanmasını, kafası çalışmayan görünümünde olmasını, saf saf konuşmasını. Mesela farz edelim, bol bir eşofman giyecek. Saçlarını bağlayacak, makyajsız. Böyle oğlan çocuğu gibi ortalarda dolaşacak. İşte erkek kardeşiyle güreşecek falan böyle. En ufak bir şeyde de feci şekilde dövülmesi gereken bir varlık olarak görülüyor, potansiyel tehlike olarak. Mesela bir nişana gidiyor, bütün aile tetikte. Babası, abisi, herkes tetikte. Belalı ve tehlikeli bir varlık götürülüyor gibi.
Evet dinliyorum.
KARTAL GÖKTAN: ATV'de yayınlanan ve son dönemin çok izlenen dizilerinden biri olan “Sen Anlat Karadeniz” isimli dizide, Cuma hutbesinde hocanın İslam'da kadını dövmenin yeri olmadığını anlattığı bir bölüm yayınlandı. İzleyebiliriz.
VTR- Sen de dövüyor musun karını?
-Benim karım sözümden çıkmaz. Uyardım mı dinler. Dövmeyi hak etmiyor. Ama hak edenlere de Allah izin vermiş. Yani Kuran'da öyle yazıyor.
-Ehe, ben de o okudum yazıyor.
-Vah, vah, vah. Ne ettiniz? Hiç Allah erkeğin kadını dövmesine izin verir mi? İzin verseydi, Peygamber de döverdi. Şimdi de bakayım bana, Resulullah kaç kadın dövdü?
-Haşa, haşa.
-Resulullah'a kadın dövmeyi yakıştıramadınız değil mi? Bir yakışmaz da. Çünkü Peygamberimiz hiçbir kadını el kaldırmadığı gibi yüksek sesle bile konuşmamıştır. Bırakın evdeki kadını dövmeyi. Savaşlarda bile kadına el kaldırmayı men etmiş. Şimdi, deyin bana bakayım. Peygamber Efendimiz'e yakıştıramadığınızı Allah'a nasıl yakıştırıyorsunuz ey Müslümanlar?
-(çocuk) Ben hiç yakıştıramadım. Allah kadın dövün demez, anneler dövülmez.
ADNAN OKTAR: Türkiye'de sessiz sedasız bir Mehdiyet devrimi oldu. Tayyip Hocam da vesile olduğu için Allah ondan gani gani razı olsun. İşte bu kadar. Adı kondu. Bundan sonra kadın dövecek adamı ben bir göreyim, bir duyayım bakayım.
Tayyip Hocam mükemmel konuştu. Dedi, “Kuran yeterlidir.” Bir, tam Resulullah (sav)’in üslubu. İki, “Kuran'a uygun sünneti kabul ederiz.” Üç, “Kuran'a uymayan sünneti kabul etmeyiz.” Bitti. İşte bu kadar.
Arkasından Diyanet İşleri Başkanı da çıktı dedi ki, mübarek, muhterem bir insan, sonuna kadar yanındayım. O bunu dedi ya, ondan geriye artık sırtı yere gelmez. Dedi ki, “kadınların aleyhindeki bütün hükümler batıl ve geçersizdir. Hiçbirinin geçerliği yoktur” dedi. Bitti. Binlerce hurafeyi aldı denizin dibine attı. Sıkıysa getirsen o hurafeleri bir dinleyeyim.
Bu devrimin oluşmasında Allah Mehdiyet’i vesile etti. Tayyip Hocam’ı vesile etti. Mehdiyet’in bereketidir. Bizler de kenardan vesile olduk, elhamdülillah.