Bediüzzaman Hazretleri'nin ahir zamanın en büyük müçtehidi olduğu iddiası doğru değildir
Bediüzzaman Hazretleri'nin, ahir zamanın en büyük müçtehidi olduğu iddiası doğru değildir. Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (as)’ın en büyük müçtehit ve müceddid olacağını açıklamıştır.
“Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında elbette en büyük bir müçtehit, hem en büyük bir müceddid, hem hakim, hem Mehdi, hem mürşit, hem kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i nebeviden olacaktır.”
Üstad Hazretleri, Hicri 1300'ün müceddididir. Ama ahir zamanın en büyük müçtehidi ve müceddidi sıfatlarını taşımamaktadır. Üstadımız İmam Şafi Hazretleri’ne bağlı olan bir mukallittir.
Ahir zamanın en büyük müçtehidi ve müceddidi olan Hz. Mehdi (as) ise hem hiçbir mezhebe bağlı olmayacak, hem de tüm mezhepleri ortadan kaldırarak İslam'ın Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi yaşanmasına vesile olacaktır. Bediüzzaman Hazretleri devrinde ise mezhepler ortadan kalkmamış, Üstadımız da hayatı boyunca İmam Şafii Hazretlerine tabi olmuştur ve Şafii mezhebine göre amel etmiştir.
“Evvela ben Şafiyim.. hem husususi Şafiice ibadetime.. yalnız bu kadar, ben Şafiyim.. Hatta camime ve ibadetime tecavüz edildi. Şafilerce tesbihat içinde kelime-i tevhidin tekrarı sünnet iken bana terk ettirilmeye çalışıldı.”
Bizzat en yakın talebeleri de Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Şafi olduğunu risalelerde belirtmişlerdir.
“Üstadımızın hatta Şafii mezhebinde olduğu için namazda Fatiha'yı kendisi işitecek derecede okuması lazım gelirken...”
Bazı nur talebeleri tarafından dile getirilen, “Üstadımız müçtehidlik görevini yerine getirebilirdi. Ama İmam Şafii Hazretleri’nin sevap alması için yapmadığı” açıklaması da vicdana uygun değildir.
Bediüzzaman Hazretleri Allah'ı çok seven, Allah'tan çok korkan ve Müslümanlara çok düşkün mübarek bir insandı. Farklı içtihatları ve yorumları kaldırarak Müslümanların dini mükemmel yaşamasını sağlayabilecekken bunu yapmadı demek üstadımıza saygı duyan bir insana yakışmaz. Üstadımız böyle bir vasfa sahip olmuş olsa hiç kimseden çekinmeden Allah'ın emri olan bu görevi mutlaka yerine getirildi.
Dört mezhebin yüzlerce hükmü birbirinden farklıdır. Müslümanlar arasında en temel konularda dahi uygulama farklılıkları vardır. Bir mezhepte helal olan diğerinde haram kabul edilebilmektedir. Örneğin Hanbeli mezhebine göre abdesti belli bir sıraya göre almayan kişi farza uymamaktadır. Hanefi mezhebine göre bunu yaptığında bir mahsur olmamaktadır.
Ya da Şafii mezhebine göre namazda Fatiha Suresi’ni okumayan bir kişinin namazı geçerli değildir. Hanefi mezhebine göre ise geçerlidir. Sakalı kesmek, Hanefi ve Maliki mezheplerine göre haram, Şafii mezhebine göre haram değildir. Haccın şartları Hanefi mezhebine göre 2, Maliki mezhebine göre 4, Şafii mezhebine göre ise 5'tir. Daha burada yer vermediğimiz çok sayıda konuda mezhepler arasında farklı uygulamalar vardır. Kuran'a göre olması gereken ise haramların ve helallerin tüm Müslümanlar için aynı olmasıdır. İşte bunu Hz. Mehdi (as) sağlayacaktır. Allah, Hz. Mehdi (as) vesilesiyle mezhepleri kaldıracak, din halis olarak Peygamberimiz (sav) dönemindeki haliyle uygulanacaktır.
Bediüzzaman Hazretleri devrinde ise böyle bir şey gerçekleşmemiştir. Üstadımız Mehdi olsa, en büyük müçtehit ve en büyük müceddid vasıtalarına sahip olsa mutlaka bu sorumluluğu yerine getirir, tüm bu farklı uygulamaları ortadan kaldırırdı. Ama Üstadımız mezhepleri kaldırmamıştır. Çünkü en büyük müçtehit ve ahir zamanın büyük Mehdi'si değildir.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500