"Allah akılla bilinir" belgeselinden.
5 Duyu
Beş duyu yani görme, koklama, dokunma, işitme, tad alma ayrı ayrı birer mucizedir. İnsan dış dünyayı bu duyular sayesinde tanır. Bu duyulardaki bütünlük sayesinde yaşamını rahatlıkla sürdürebilir. Bu duyular incelendiğinde karşılaşılan detaylar Allah'ın yaratma sanatını insana bir kez daha tanıtır.
Beş duyu tam insanın ihtiyacına yönelik olarak düzenlenmiştir. Örneğin kulak, ancak belirli sınırlar arasında gelen ses titreşimlerini algılar. Duyum eşiği olarak adlandırılan bu algı sınırları ideal değerlerdir. Eğer çok hassas bir kulağa sahip olsaydık, kalbimizin atarken çıkardığı sesten, mikroskobik böceklerin çıkardığı hışırtılara kadar birçok sesle her an muhatap olmak durumunda kalacaktık. Bu da bizim için oldukça rahatsız edici olacaktı.
Aynı hassas ayar dokunma duyusu için de geçerlidir. İnsan derisinin altında yer alan dokunmaya hassas sinirler olabilecek en iyi biçimde duyarlılaştırılmış ve vücuda en ideal biçimde dağıtılmışlardır. Örneğin en hassas dokunuşlara ihtiyacımız olan parmak uçlarında vücudun diğer bölgelerine göre çok daha fazla sinir ucu vardır. Sırt gibi fazla fonksiyonel olmayan bölgelerde ise sinir uçları oldukça seyrektir. Çoğu insanın basit bir zar sandığı deri ise gerçekte çok komplekstir. Deri aslında birçok tabakadan oluşan, içinde algılayıcı sinirler, dolaşım kanalları, havalandırma sistemleri, ısı ve nem ayarlayıcıları bulunan mükemmel bir organdır. O da insan vücudunun her parçası gibi kusursuzca yaratılmıştır.