HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Tat alma sistemindeki muhteşem tasarım

Tat alma sistemindeki muhteşem tasarım

Harun Yahya
1298
13 Ocak, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Beynin sırları: koku ve tat mucizesi" belgeselinden.

 

Tat Alma Sistemindeki Muhteşem Tasarım

 

İnsan yaşamak için yemek ve içmek zorundadır. Ancak tat alma duyumuz bunu bir zorunluluk değil, zevk haline dönüştürür. Bu dönüşüm mucizevi bir sistemle gerçekleşir. Tat alma sistemi, proteinleri, iyonları, kompleks molekülleri ve pek çok kimyasal bileşiği analiz eder. Vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddeleri yine tat alma duyusu sayesinde seçilir. Şimdi bu mükemmel sistemi daha yakından inceleyerek ne kadar önemli bir yaratılış delili olduğunu birlikte izleyelim.

Besinlerimizin binlerce çeşidi vardır. Buna rağmen tat alma sistemi sayesinde farklı tatları kolaylıkla ayırt edebiliriz. Bu yeteneğin sırrı ise dildeki organizasyonda gizlidir. Yediğimiz veya içtiğimiz her besin pek çok değişik tat molekülünden oluşur. Ve dil denilen harika laboratuvar, kimyasal yapıları farklı olan sayısız molekülü şaşmaz bir doğrulukla tahlil eder. Peki, böylesine becerikli olan dilimiz nasıl bir tasarıma sahiptir?

Dilde çok sayıda sinir lifi bulunur ve bu tasarım onun her yönde rahatlıkla hareket edebilmesine olanak sağlar. Konuşurken, gıdaları çiğnerken ve yutarken dil önemli görevler üstlenir. Ağza alınan besinler tükürük bezlerinin salgılarıyla ıslatılır ve yumuşatılır. Daha sonra da yutağa doğru itilir. İşte bu sırada dildeki tat alıcı hücreler faaliyet aletidir. Tat alıcı hücreler sadece dilde ve ağzın belirli bölgelerinde yer alırlar. Dildeki tat hücreleri, tat tomurcuğu adı verilen soğana benzer yapılar şeklinde bir araya toplanmışlardır. Tat tomurcukları da papilla olarak isimlendirilen yapıların içinde bulunurlar. Papillalar dile pürüzlü bir görünüm veren minik çıkıntılardır. Dilin üst yüzeyinde ve yanlarında yer alırlar. Tat tomurcuklarının sayısı 10.000 civarındadır. Bu sayılar, yaratılıştaki dengeyi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Çünkü tat hücreleri ve tomurcuklarının sayısı normalin altında olması durumunda, tat alma yeteneği azalmakta, hatta kaybolmaktadır. Normalin üstünde olması durumunda ise, alışılmış tatların aşırı tatlı veya acı şeklinde algılanması söz konusu olmaktadır. Kısacası, her hücre tam olması gereken sayıdadır.

Diğer bir harikuladelikte, hücrelerin tam olmaları gereken yerde bulunmalarıdır. Eğer bu yerler değişseydi, mesela tat hücreleri dilin üzerinde ve yanlarında değil de altında olsaydı, tat algısı büyük ölçüde kaybolurdu. Tat hücrelerindeki her detayın yerli yerinde olması, akıl ve sağduyu sahibi insanlara varlığın en temel gerçeğini bir kez daha hatırlatır. Allah'ın her şeyi mükemmel bir düzen içinde ve kusursuz olarak yarattığıdır.

Tat konusunda yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, tatlı, tuzlu, acı, ekşi, umami olmak üzere beş ana tat olduğu belirlenmiştir. Umami, glutamat, et, balık ve baklagiller familyasında bulunan bir tattır. Araştırmaların gün ışığına çıkardığı başka bir bilgi de eskiden beri kabul edilen tat haritasının yanlış olduğudur.

Son bilimsel çalışmalar, tat hücrelerinin birden fazla uyarıcıya tepki verdiğini göstermiştir. Diğer bir deyişle, her bir tat hücresinde düşünüldüğünden çok daha kompleks haberleşme sistemleri vardır. Her tat hücresi birden çok uyarıcıyla iletişim kurmaktadır. Alıcı hücrelerdeki haberleşme yöntemleri, hücrelerin üstün bir yaratılış eseri olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Beyinde yaklaşık olarak 100 milyar sinir hücresi bulunur ve bir şeyler yiyip içildiğinde, 3 tat siniri, tat hücrelerinden aldıkları mesajları 100 milyar adresten ilgili olanlara taşır. Bir başka deyişle, insan vücudundaki sinirler gelişmiş bir ülkenin posta sisteminden çok daha mükemmel çalışır. Her an çok sayıda bilgiyi olağanüstü bir başarıyla doğru adreslere taşır ve hiçbir bilgiyi kaybetmezler. Peki bu mesajlar leziz bir pastaya nasıl dönüşür? Bunun cevabı henüz bilinmemektedir. Ancak her yeni bulgu, tat alma sisteminin önceden hayal bile edilmediği kadar kompleks olduğunu göstermektedir. Bu da insana bir kez daha Allah'ın yaratma sanatını gösterir.

Bizi güzel kokuları ve eşsiz tatlarıyla sayısız bitkiler, meyveler ve sebzelerle rızıklandıran Allah'tır. Bir Kuran ayetinde insana bu gerçek şöyle hatırlatılır:

“O gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık. Ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler kılıyoruz. Meyvesine ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.” (En’am suresi, 99)

Tat alma sisteminin göz kamaştırıcı yapısı birçok bilim adamı için esin kaynağı olmuştur. Günümüzde insan dilinin fonksiyonlarını taklit eden cihazlar geliştirilmeye başlanmıştır. Bu cihazlardan biri de elektronik dildir. Elektronik dilin amacı, bayat besinleri tazelerinden ayırt etmek ve gıdalarda bakterilerin neden olduğu çürümeleri tespit etmektir. Bu elektronik devrede yüz kadar minik delik bulunmaktadır ve bu deliklerin her biri yapay bir tat tomurcuğu şeklinde tasarlanmıştır. Elbette insan diliyle kıyaslandığında yapay dilin tat alma kapasitesi çok düşüktür. Elektronik dille kıyaslanmayacak kadar üstün olan insan dilinin ve tat alma sistemininse ne kadar büyük bir nimet olduğu açıktır. Bu sistemin kökeni için yaratılış dışında açıklama aramaksa akıl dışıdır.

Bu filmde biz insanlara verilmiş büyük birer nimet olan koku ve tat alma mekanizmalarını inceledik. Ve bu kompleks mekanizmaların hayranlık uyandıran yaratılış delilleriyle dolu olduğunu gördük. Evrendeki her şey gibi koku ve tat mekanizmalarını yaratan Allah'tır. Ve unutulmamalıdır ki bu nimetlere karşı insanın tek bir görevi vardır, Allah'a şükretmek. Bu gerçeği göz ardı edenlere ise Kuran'da şöyle seslenilir:

“De ki: Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar, ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki, peki, siz yine de korkup sakınmayacak mısınız? İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse, haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hâlâ çevriliyorsunuz?” (Yunus Suresi, 31-32)

 

 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Tat alma