Dabbetül Arz
“O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkarırız.” Yerden mamul bir varlık, bir debbe, debelenen bir alet yahut herhangi bir kendinden yürüyen eşya için de aynı kelime kullanılıyor. Yani depreşen, hareket eden. “O da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiye inanmadıklarını onlara söyler.” Yani iman hakkında onlara bilgi veriyor.
Şimdi biz bunu dabbeyi bir anlamaya çalışalım. Mesela dabbetül arzı insanlar bambaşka bekliyor. Böyle metafizik bir şey bekliyorlar. Ama bambaşka tarzlar zuhur ediyor. Bir adımda mesela yüzlerce kilometre yol alacağı söyleniyor hadiste. Yani öyle dev bir varlık bir saniyede yüzlerce kilometre hızla yürürse dünyada, dünyada zaten ülke diye bir şey kalmaz ki her yer dümdüz olur. “Sokaklarda gezer” diyor. Bu haliyle nasıl sokaklarda gezsin? Böyle bir hayvan, başı bulutlarda olan bir hayvan. Ve “şehirlere girecek” diyor. “Her insanını teker teker damgalayacak.” Şimdi İstanbul'a doğru yaklaştığını düşünüyorum. Daha Konya'ya falan gelirken yerle bir olur Anadolu. İstanbul yerle bir olur öyle bir şey olsa, İstanbul'a gelse. Boğaz falan da taşlar. Mahvolur İstanbul. Londra’ya falan da gitse, İngiltere'ye falan da gitse yerle bir olur. Olmayacağı belli bunun. Bunlar insanlarla alay eder gibi yani çok ezici bir usluluk Müslümanlara karşı. Çok acımasızlık bu. Bunun sonucunda iman eden insan nasıl olsun? Çok zor olur buna iman edecek bir insan.
Böyle bir varlığın, “deve ayağı gibidir ayağı” diyor. Yani İstanbul'un üstüne maazAllah o ayağıyla bastığını düşünün dabbetülarzın, Allah esirgesin herkes telef olur. Halbuki bakın açıklaması şu, Peygamberimiz (sav)’in açıklaması ve Kuran'ın açıklaması; “Ahir zamanda topraktan mamul bir dabbe canlı gibi görünen, hareket eden bir şey zuhur edecek.” Bunun canlılığı hakkında da detaylı olarak şu veriliyor; konuşuyor, konuşabilen bir varlık, bilgi veren bir varlık, o kadar. Canlılığına ait alamet bu.
Ahir zamanda insanların en zorlandığı dönemde, bilginin, kültürün, imanın eksildiği bir dönemde ortaya çıkıyor. Bütün dünyaya şamil, dünyada istediği her eve girebiliyor. Her eve dünyada. Toprakta ne var? Silisyum var, demir var, bakır var, manganez var, değil mi? Evet. Kobalt var, çinko var. Peki bu bilgisayara bakıyoruz tam bunlardan. Hatta titanyum, değil mi? Üstünde titanyum kaplı. Bunlar hep topraktan mamul. Tamamının topraktan mamul olduğunu görüyoruz. Bu bir.
“İnsanlara hitap eder” diyor, “Tükellimuhum” İnsanlara hitap eder. Bu konuşuyor değil mi bastığında düğmesine. İnsanlara hitap ediyor. Evet. Debbe, debelenen, debib, hareket eden bir varlık için söyleniyor. Orada da sürekli bir hareketlenme var. Mesela meyvenin içindeki çürümenin gelişmesine de aynı kelime kullanılıyor. Kelime kökü olarak. Mesela içkinin bedende yayılması için de aynı kelime kullanılıyor. Mesela tank gibi ya da ona benzer araçların hareket etmesi için de kullanılıyor. Dolayısıyla hareketli olması.. Bilgisayarın içinde müthiş bir hareket var. Parçacık hareketlenmesi var, değil mi? Onun sonucunda zaten görüntü oluşuyor. Dolayısıyla bakın, Peygamberimiz (sav) diyor ki gözü, “küçük bir gözü var” diyor mesela sahabelere. Nasıl ya Resulallah? Yani mesela “domuz gözü gibi bir gözü var” diyor. Bilgisayarda bir göz var. Küçük bir göz var. Kamera. Bu görüyor. Kulağı da diyor, fil kulağı gibidir diyor. Şimdi ben burada konuşsam, bununla konuşma etrafa yayılabiliyor mu? Evet. Fil kulağının özelliği nedir? Kocaman oluyor, değil mi? Kocamandan kasıt ne? Çok iyi duyar anlamında. İşte teşbihin anlamı budur. Müteşabih derken bu. Hakikaten de bu, açılış kapanışı fil kulağını andırıyor. Ve duyabilen bir şey, değil mi? Ama yapısı fil kulağının inceliğinde yapı olarak. Açılıp kapanması. O yönüyle benziyor. Kuyruğu zaten hadsiz hesapsız. Tarifi mümkün değil. “Kuyruğu gece gündüz çıkar daha bir kısmı bir daha çıkmamış olur” diyor kuyruğun. Hala yerin altında oluyor. Okyanusun içinden geçiyor, değil mi? Koskoca kablolar. Uzaktan baktığımızda bir kuyruk gibi görünüyor. “Üstünde her türlü renk vardır” diyor. İnternette her türlü renk oluşuyor mu?
Diyor ki hadiste Ebu Hureyre (ra): “Dabbetülarzda her türlü renk mevcuttur” diyor. Var mı her türlü renk? 16 Milyon renk var. “Yeryüzünde bir yıldız gibi seyredecek” diyor. “Olağanüstü bir sürat olacak. Peşine düşün onu yakalayamayacak.” Yani elektrik sürati olduğu için olağanüstü süratli. Bak diyor ki “hiç kimse ona yetişemeyecek. Kaçanda kurtulamayacak.” Çünkü evinde dini öğrenmek istemiyor ama bastın mı düğmeye Allah, Resul Muhammed, Peygamberimiz (sav)’in mührüyle karşılaşıyor, Allah'ın hükümleriyle karşılaşıyor, Kuran ayetlerle karşılaşıyor, hadis-i şeriflerle karşılaşıyor, Darwinizm'in, materyalizmin yıkılışıyla karşılaşıyor, nereye gitse karşısına geçiyor. Ne diyor? “Kaçanda kurtulamayacak. Doğudaki insan da, batıdaki insan da aynı anda onu görür” diyor. İnternette yayınlanan bir şeyi Amerika'daki adam da, Türkiye'deki adam da aynı anda görüyor mu? Görüyor.
SUNUCU: Yani şu bilgisayar dabbe midir şimdi?
ADNAN OKTAR: Evet. Yani insanlara anlatır diyor zaten, anlatıyor.
SUNUCU: Yani ben anlamadım şimdi, bu bilgisayarların hepsi dabbetülarz mıdır?
ADNAN OKTAR: Evet, bence dabbetülerz o. Yani insanlara anlatıyor, dini anlatıyor, İslam'a anlatıyor ki, Mehdi (as)ve Hazreti İsa (as)’ın dünyaya hakimiyeti için özel yaratılmıştır. Bilgisayar da, internet sistemi de.
SUNUCU: Yani bu internet sistemi, şeytan tarafından yaratılmış bir sistem mi?
ADNAN OKTAR: Hayır hayır, şeytani değil dabbetülarz. Zaten dine hizmet ediyor dabbetülarz. Kuran'da görürsünüz bunu.
SUNUCU: Yani siz dabbetülarzı pozitif bir şey olarak görüyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Evet.
SUNUCU: Peki niye Kuran'da yeryüzünden öyle bir dabbe çıkartırız diye korkutucu bir şekilde bu konuya giriliyor?
ADNAN OKTAR: İnsanları uyaracak diyor ve o da uyarıyor insanları. Herkes şu an bilgisayarın başında dünyanın birçok yerinde, oradan insanları uyarmış oluyor. Mehdi (as)’ın ve Hz. İsa (as)’ın kılıncıdır aslında internet sistemi.
SUNUCU: Evet, yani internet sisteminin İslam'ın yayılması ile bir ilgisi de var diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Evet.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500