Darwinizm'de kadın düşmanlığı
Evrim teorisinin kurucusu Charles Darwin, teorisinde bir cinsin üyelerinin, özellikle de erkeklerin diğer cinsi hakimiyetleri altına almak için mücadele verdiklerini iddia ediyordu. Bunu kendince kadınlara uyarlayan Darwin, son derece garip görüşlere sahipti.
Charles Darwin başta olmak üzere pek çok Darwinist, kendilerince kadınların evrimleşemedikleri için hem biyolojik hem de zihinsel olarak erkeklerden aşağı oldukları gibi akıl almaz bir düşünceye inanmaktadır.
Darwin, “İnsanın Türeyişi” adlı kitabında kendince kadınların idrak etme, hızlı kavrama ve taklit konusunda daha aşağı ırkların özelliklerini taşıdıklarını iddia etmiştir. Darwin'e göre erkekler hem vücut hem de akıl olarak kadınlardan üstündür ve Darwin bu yüzden hayali evrim sürecinin erkekleri güçlü kılacak şekilde işlediğine kendini inandırmıştır.
Darwin, hayatı boyunca evrim için önemli olduğuna inandığı erkek üstünlüğü görüşünü devam ettirmiştir. Bu konuyla ilgili olarak Francis Galton'un teorilerine de atıkta bulunarak şunları söylemiştir:
“Şiir, resim, yontu, müzik, gerek beste gerek seslendirme, tarih, bilim ve felsefede en ünlü erkeklerin ve kadınların birer düzine ad içeren listeleri çıkarılsa, bu listeler karşılaştırma götürmez. Erkekler birçok konuda kadınlardan kesinlikle üstün ise, erkekteki ortalama zihni gücün kadındakinden yüksek olması gerektiği sonucunu da çıkarabiliriz.”
Darwin'in bu garip görüşleri, aslında onun, kadınlara karşı kişisel yaklaşımından da anlaşılmaktaydı. Darwin, kadının evlilikteki rolünü şöyle tarif etmiştir: “Devamlı arkadaşlık, yaşlılıkta bile süren bir arkadaşlık, sizinle ilgilenebilecek biri. Bir köpekten daha iyi oyalayabilecek, ev ve evin sorumluluklarını alabilecek biri..”
Görüldüğü gibi Darwin, aile kurumuna ve kadınlara tam bir materyalist gözle bakmaktadır. Bu bakış açısında sevgiden, saygıdan, bağlılıktan, şefkat ve merhametten bahsetmek elbette ki mümkün değildir.
Darwin'i izleyen pek çok evrimci, kendilerince kadınların biyolojik ve zihinsel yönden erkeklerden daha aşağı olduğunu iddia etmeyi sürdürmüştür.
Örneğin Cenevde Üniversitesi'nde doğa tarihi profesörü olan evrimci ve materyalist Carl Vogt'un kadınlara karşı küçümseyici fikirleri şöyledir: “İnsanların dişileri, erkeklerden çok aşağı, hayvan türlerine daha yakındır. Bu nedenle eğer standart olarak kendimize bir kadını alacak olsaydık, daha çok maymun benzeri özelliğe rastlardık.”
Yine bir evrimci olan Elaine Morgan da kitabında, Darwin'in erkekleri, kadınların niçin bariz bir şekilde aşağılık ve daha alt tabakada olduklarının sebepleri üzerinde çalışmaya motive ettiğini belirtecek kadar ileri gitmiştir. Hatta bazı evrimcilere göre erkeklerle kadınlar arasında var olduğunu iddia ettikleri sözde zihinsel fark o kadar önemli boyutlardadır ki, kadın ve erkek iki ayrı tür gibi sınıflandırılmıştır. Evrimcilere göre erkekler homofrontalist, kadınlar homoparietalisttir.
Paris'te tıp fakültesinden evrimci fizikçi Paul Broca ise, özellikle erkekler ve kadınlar arasındaki akıl ve beyin hacimleri ölçümleriyle ilgilenmişti. Kadın beyninin yapısal olarak daha küçük olan hacmini kendince kadınların akıl olarak aşağı olmasına bağlamıştı.
Darwin'in takipçilerinden evrimci sosyal psikolog Gustave Le Bon ise kadınlar hakkında şöyle yazmıştı: “Kadınların beyinleri erkeklerden çok gorillerin beyinlerine yakındır. Kadınlardaki aşağı ırk olma o kadar belirgindir ki hiç kimse doğruluğu hakkında bir an bile tartışmaz. Yalnızca derecesi tartışmaya değer. Kadınlar, insan evriminin en aşağı formunu temsil ederler ve yetişkinlerden ve medeni erkeklerden çok çocuklara ve vahşilere daha yakındırlar. Vefasızlıkta, tutarsızlıkta, düşünce ve mantık eksikliğinde ve sebep yetersizliğinde üstündürler. Hiç şüphesiz ortalama bir erkekten daha üstün olan kadınlar mevcuttur. Ama bunlar doğuştan çirkin olan istisna şeylerdir. Örneğin iki kapalı bir goril gibi. Sonuç olarak onları tamamen göz ardı edebiliriz.”
Bu birkaç alıntıda gördüğümüz gibi birçok Darwinist açıkça kadın düşmanıdır. Kendilerince kadınları hem aşağı ve geri bir tür olarak görmekte, hem küçümsemekte, hem de onlara karşı ayrımcı ve baskıcı yöntemler kullanmaktadırlar. Elbette ki evrimcilerin kadınlar hakkındaki sapkın düşüncelerinde hiçbir doğruluk payı yoktur. Bugün kadınlar, mühendislikte, tıpta, askerlikte, sanat ve müzikte hatta sporda erkeklerin yaptığı işleri başarıyla yapabilmektedir.
Marie Curie, Maria Callas, Georgia O'Keeffe, Charlotte Bronte, George Sand, Elizabeth Blackburn gibi her biri kendi alanında büyük başarıları imza atmış olan pek çok kadın vardır. Darwinistlerin iddialarının akıl dışılığını göstermek için bu birkaç örnek bile yeterlidir.
Evrimcilerin kadınları aşağılayan tutumları, Kuran ahlakı ile de taban tabana zıttır. Allah Kuran'da kadınlara karşı son derece şefkatli, saygılı ve koruyucu davranılmasını emretmiştir. Bunun yanı sıra Allah, Hz. Meryem (as) ve Firavun'un karısı gibi üstüne alaka sahip kadınları örnek göstermiştir. Allah katında üstünlük, insanların ırklarına, cinsiyetlerine veya mevkilerine göre değil, Allah'a olan yakınlık ve iman güçlerine göredir.
Allah Kuran'ın birçok ayetinde tüm iman edenlerin, kadın-erkek ayrım olmaksızın yaptıklarının karşılığını eksiksiz olarak alacaklarını şöyle haber vermiştir:
Şeytandan Allah’a sığınırım:
“Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: 'Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam..” (Al-i İmran Suresi, 195)
“Erkek olsun kadın olsun, inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.” (Nisa Suresi, 124)
Her türlü ırk ve cinsiyet ayrımını meşru gören faşizm, Darwinizm gibi sapkın ideolojilerin tam tersine Kuran'da güzel bir ahlak görürüz. Örneğin Darwinistler, kadınları hak etmedikleri şekilde ilkel canlılara benzetirler, ancak Allah, Hz. Meryem (as)’ı güzel bir bitkiye benzetmiştir. Âl-i İmran Suresi’nde şöyle buyrulur:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Bunun üzerine Rabbi, onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu, (Hz. Meryem (as)’ı) güzel bir bitki gibi yetiştirdi.” (Al-i İmran Suresi, 37)
Allah, Tevbe Suresi’nde de mümin erkeklerin ve mümin kadınların birbirlerinin velileri olduğunu şu şekilde bildirmiştir:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 71)
Kadınların Allah rızası için yüceltilmesi, korunması ve onlara gereken değerin verilmesi her Müslümanın sorumluluğundadır. İman edenlerin yapması gereken Yüce Allah'ın Kuran'da tarif ettiği gibi kadınlara karşı sahiplenici, koruyucu tavırlar göstermek ve onlar için hak ettikleri sevgi ve saygı ortamını oluşturmaktır. Tüm dünya kadınlarının özlerini duyduğu huzur ortamı, yalnızca Kuran ahlakının yaşanmasıyla mümkün olacaktır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500