| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
Zaman, 8 Mart 2011
Yeni Şafak, 12 Mayıs 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
Zaman, 8 Mart 2011
Yeni Şafak, 12 Mayıs 2011
| ||
Sözleşmenin temel amacı, kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali ve ayrımcılık olarak tanımlamak, bu tür eylemleri cezalandırmak ve devletleri kadınları her türlü şiddetten korumakla yükümlü kılmaktır.
Türkiye, Avrupa Konseyi Kadına Karşı ve Ev İçi Şiddetle Mücadele ve Bunun Önlenmesi Sözleşmesi'nin hazırlanmasına öncülük etmiş ve anlaşmaya ilk imzayı atan ülke olmuştur.
Sözleşme, dayağın yanı sıra zoraki evliliklere, zoraki kürtaja ve kadın sünnetine karşı da büyük cezalar getirmektedir. Devlet, kadını tüm şiddet türlerinden korumakla mükellef olmaktadır.
Türkiye'de yapılan araştırmalara göre kadınların %57'si fiziksel, %47'si cinsel şiddete maruz kalmakta, %8'i ise aile içinde tecavüze uğramaktadır. Her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandığı belirtilmektedir.
Şiddet mağduru kadınların savcılığa, polise ve aklı başında, mümin insanlara haber vermesi önerilmektedir. Ayrıca adliyeye gidiş gelişlerde mahalledeki gençlerin ve dostların yardımcı olması gerektiği belirtilmiştir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele için aklı başında, makul bir örf ve geleneğin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Toplumsal bilincin artırılması ve mağdurlara destek olunması önemlidir.