"Derinlerin gizemi" belgeselinden.
Bu bölümün devamı olan diğer bölümler:
Derin denizlerin dev denizanası: stygiomedusa gigantea
Derin denizlerdeki ürkütücü gözler
Şeffaf başlı macropinna microstoma
Derin sularda yaşayan fener balığı
-Allah bizim vücudumuzu her an atmosfer basıncına uygun şekilde yaratmıştır. Belki farkında değilsiniz ama şu an her santimetre kareme vücudumda 1 kilogram atmosfer basıncı olmaktadır. Denizlerde ise durum daha farklı. Denizlerde her 10 metrede bir basınç bir kat daha artar. Yani oldukça kuvvetli bir basınç canlıların vücuduna sirayet eder. Bunu anlamak için gelin hep beraber daha derinlere doğru yol alalım.
Güneş ışığı okyanusun yalnızca ilk 100 metre derinliğine ulaşabilir. Güneş ışığını kullanarak fotosentez yapan canlılar bu derinliklerde bulunurlar. Mercan resifleri böyle zengin bir canlılığın mekanıdır.
150 metre derinliğe inildiğinde fotosentez imkansız hale gelir. Hiçbir bitkiye rastlanmaz. Ancak yüzeyde yaşayan canlıların artıklarıyla beslenen hayvanlara rastlarsınız. Örneğin süngerler. Bunlar bitki gibi görünmelerine rağmen organize bir hayvan kolonisidir.
Okyanusun 300 metre derinine indiğimizde devamlı bir eğimle karşılaşırız. Buna kıtasal eğim denir. Bu eğim sahilden 250 kilometre açığa kadar devam eder. Bu eğimi takip ettiğimizde 4 kilometre derinliğe ulaşırız. Bu derinlikte su sıcaklığı artı 4 derecenin altına düşer. Basınç ise yüzeydeki basıncın 400 katına ulaşır. Bu derinlikte yüzeyden ulaşan bir ışık yoktur. Zifiri karanlıktır. İlk bakışta canlılığın olmadığı bir çöl görüntüsüyle karşılaşırız. Ancak sabırla göz gezdirdiğimizde ilginç canlılar bir bir ortaya çıkmaya başlar. Canlılık bu yüksek basınçta bile sürmektedir. Bu ilginç balıkların yaşam sistemleri özellikle bu çok yüksek basınçta yaşamak üzere tasarlanmıştır.
Birazdan izleyeceğiniz balıkları ilk defa göreceksiniz. Su üstüne daha önce hiç çıkmamış efsane balıklar.