HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Deniz kestanesi

Deniz kestanesi

Harun Yahya
1970
05 Temmuz, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
Evrim Teorisinin Çöküşü
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Derinlerin gizemi" belgeselinden.

 

Okyanus tabanında dikenli yumuşakçalar çoğunlukladır. Denizkestaneleri, denizyıldızları, denizhıyarları ve diğerleri. Bu canlılar deniz tabanını tarayarak besin ararlar.

 

Denizkestanesi

 

Denizkestanesi ilginç görünümlü bir omurgasızdır. Yumuşak bedenini düşmanlardan koruyacak bir kabuğu bulunmaz ama caydırıcı bir silahı vardır. Dikenler. Denizkestanesinin dikenleri hareketli hatta bazı türlerde zehirlidir ve 30 santim uzunlukta olabilmektedirler. Bedeninden uzuyan bu tüp ayaklar denizkestanesinin vazgeçilmez uzuvlarıdır. Esnek ve aynı zamanda emici özellikteki bu ayakları kullanarak kayalara rahatlıkla tutunur ve deniz tabanında dolaşabilir. Tüpler, kestanenin gözleri gibidirler. Işık, ısı ve sudaki titreşimleri hassas bir şekilde algılarlar. Akıntıyla sürüklenmekte olan planktonları denizkestanesi bu emici tüplerle yakalar. Bu tüpler aynı zamanda solungaç görevi görürler. Oksijen ve karbondioksit alışverişi burada gerçekleşir. Atık maddeler de yine tüplerden atılır. Kestanenin ağzı vücudun hemen altındadır. Algleri üzerinde dolaştığı kayaların üzerinden dişleriyle kazıyarak yer.

Denizkestanelerinin üremeleri çok ilginç bir andır. Yan yana geldiklerinde dişi yumurtalarını akıntıya bırakırken aynı anda erkek de siperlerini bırakır. Bu hücrelerin sayısı milyonlarcadır. Yumurta bulutları siper bulutlarıyla karışır. Karşılaşacakları zorluklar ve tehlikeler düşünüldüğünde bu kadar çok sayıda hücrenin bırakılmasının amacı da ortaya çıkar. Dişiden gelen genler erkekten gelen genlerle birleşir. Bu hücrelerdeki genlerin sayısı özellikle yarıya indirilmiştir. Böylece erkek ve dişiden gelen genler bir araya geldiğinde sağlıklı bir kestane hücresi oluşturulur. Dişi ve erkek hücreler birleştiğinde hücreler hemen bölünerek çoğalmaya ve özelleşmeye başlarlar. Bölünen ve özelleşen hücreler bir süre sonra larva haline gelir. Denizkestanesinin dikensi uzantıları, tüp ayakları, sindirim sistemi ve birbirinden farklı dokuları larva safhasında gelişmeye devam eder.

İşte larva safhasında bir deniztarağı. Bu da bir denizyıldızı larvası. Akıntılarla yeni yerlere seyahat ederken olgunlaşacak, denizaltındaki yaşamı devam ettirecekler.

Yumurta ve siperm hücrelerinin sayısını belirleyen kimdir? Zamanlamayı seçen, peki ya yumurta ve sipermin gen sayılarının yarım olmasına karar veren? Bu bilgilere deniz dibinde yaşayan bir hayvan, kendiliğinden sahip olamaz. Şüphesiz denizkestanesini şekillendiren ve yaşamının her aşamasını belirleyen sonsuz bilgi ve kudret sahibi Yüce Allah'tır.
 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Canlılar