DÜNYA MÜSLÜMANLARA NE DİYOR?  - SERAP AKINCIOĞLU

SERAP AKINCIOĞLU: Sadece Orta Doğu'da değil, Doğu Türkistan, Myanmar, Filistin, Patani, Keşmir, Çeçenistan, Bosna, Kosova, Somali, Sudan, Afganistan, Irak, İran… Tüm İslam dünyasında zulüm, kargaşa, huzursuzluk, mutsuzluk hakim. Unutulmamalıdır ki, Müslüman ülkelerde yaşanan olaylarda, baskıcı rejimlere karşı halkın sokaklarda toplanması, halk ve devlet güçlerinin karşı karşıya gelmesi, birbirlerine ölümcül saldırılarda bulunması ile bu zulüm ortamı değişmez. Değişim sokak gösterileriyle, dış destekli darbelerle, saldırganlıkla, birbirlerine lanet okumakla gerçekleşmez. Şiddet her zaman şiddeti doğurur. Bu yöntem istenilen sonucu, yani huzur, barış ve refah ortamını getirmez. Tarihte getirmemiştir, bundan sonra da getirmeyeceği açıktır.

Elbette kısmi, kısa süreli olumlu gelişmeler olur ama temeli sağlam olmayan bu gelişme de ilk sarsıntıda çökecektir. Netice itibariyle sokaklarda yükselen sesler duyulur ama bu sesler sağlam temellere dayalı köklü çözümler getirmezler. Şiddetin olduğu sokak siyaseti her zaman başarısız olmuştur. Bu yöntem iç savaş, mazlumların ölmesi, güçlünün zayıfı ezdiği, sonu gelmeyen çatışmalar, harabeye dönen şehirler, huzursuz, mutsuz, korku içinde yaşayan bir toplumdan başka bir şey getirmez.

Demokraside, sokaklar seslerin duyurulması için kullanılmalı ama asla bu demokratik hak şiddetle kirletilmemeli. Gerçek bir Müslüman, baskının, zorlamanın, şiddetin, zulmün, haksızlığın her türlüsüne din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmaksızın karşıdır. Dolayısıyla İslam coğrafyasını kasıp-kavuran bu fitnenin son bulmasının tek çözümü ancak güzel dinimizin doğrusunun anlatılmasıyla olacaktır. İslam, gerçekte olmayan hurafelerden arındığında, herkes Kuran ahlakını yaşamak isteyecek, batıda böyle bir ahlakın kendisi için tehlike olmadığını görecek, şu an her ne yapıyorsa bunu yapmayı bırakacaktır.

İslam dünyası Kuran ahlakı ışığında rahat bir nefes alacaktır. Ama önce Müslümanların kardeşler olarak birleşmesi gerekiyor. Dağılan tesbih tanelerinin yeniden bir araya, sevgiyle gelmesi, el ele vermesi, dinimizi hurafelerden temizlemek için ilimle, bilimle çalışması gerekiyor.

Peki, bu kadar parçalanmışlık, bölünmüşlük, nefret, tahammülsüzlük varken nasıl olacak bu birleşme?

Şöyle olacak; Öncelikle bizler bu birliği kalpten isteyeceğiz. Önce kendimizi düzelteceğiz, sonra çevremizi. Dinimizi güzellikle, sevgiyle, şefkatle, hem sözle hem de lisanla halle anlatacağız. Kuran'ın ruhunu kendi ruhumuzda yaşayacağız, dua edeceğiz. Ve bu özlenen birlik, gökleri, yeri ve bu ikisi arasındaki canlı-cansız her şeyi yoktan var eden, her şeye gücü yeten büyük Allah'ımızın “Ol” emriyle olacak. Unutmayalım, birliği sağlayacak olan Allah'tır. Bizler istemekle, çaba sarf etmekle mükellefiz. Bağnazların, samimiyetsizlerin kalbindeki nefret, samimi olanların kalbindeki Allah aşkını güçlendirecek, İslam'ı yaşamak ve anlatmadaki şevkini, güzel ahlakta birleşme azmini artıracaktır.

Ayrıca Müslümanların birlik olması, olursa iyi olur değil, olmazsa olmaz olan Allah'ın üzerimize farz kıldığı bir hükümdür. Bu sağlanmadan da ne İslam dünyasının ne de dünyanın gerçek huzura, barışa kavuşmasına mümkün olmadığını tarih ve bugünlerde yaşananlar göstermiştir.

Allah dünyadaki ve İslam coğrafyasındaki olaylarla bizlere, kullarına ne diyor? Evet, Allah bize ne diyor? “Dağılıp ayrılmayın, birleşin” diyor.

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: “Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın, dağılıp ayrılmayın ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz, O kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz tam ateş çukurunun kıyısındayken Oradan sizi kurtardı. Olur ki hidayete erersiniz diye Allah sizi ayetlerine böyle açıklar.” (Ali İmran Suresi 103)


 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500