Eğitilebilen hayvanların sırrı
"Allah'ın Munis Sanatından" belgeselinden.
Eğitilebilen hayvanların sırrı
Birçok hayvan türü eğitilip öğretilebilirler. Yunuslar ve köpekler bunun en güzel örneklerindendir. Yunuslar dost canlısı ve yardımseverdirler. Bu özellikleri sayesinde insanlar, özellikle de çocuklar hiç korkmadan yanlarına yaklaşabilir, onları sevebilir ve hatta onlarla oyun oynayabilirler. Yunusların en önemli özellikleri ise çok zeki olmalarıdır. Kendilerine verilen komutları anlarlar ve bu şekilde pek çok şey öğrenebilirler.
Hayvanlar dünyasında vücut büyüklüğüne kıyaslandığında beyni en büyük olan canlı Yunuslardır. Yunuslar kendilerini aynada tanıyabilir, bir sorunla karşılaştıklarında ona çözüm bulabilir, kendilerine yapılan tarifleri uygulayabilir ve vücutlarındaki bir organı insan vücuduyla ilişkilendirebilir. Mesela eğitmeni elini salladığında o da yüzgecini ona geri sallayabilir.
Yunuslar, suyun içinde eğitmenlerinin hareketlerini izleyerek aynılarını taklit edebilirler. Hatta Florida Keys'teki Yunus Araştırma Merkezi'nde, tenor isimli bir Yunus'tan önce havuzda eğitmeninin hareketlerini görerek taklit etmesi istenmiş. Bunu gerçekleştirdikten sonra Yunus'un gözleri bağlanmış ve bu halde bile eğitmeninin hareketlerini başarılı olarak taklit edebildiği tespit edilmiştir.
Bilim adamları gözleri bağlı olarak bunu nasıl yaptığını araştırdıklarında şunu bulmuşlardır; Yunus'un suyun içinde önce bazı ses dalgaları yaydığını, daha sonra bu ses dalgalarının eğitmenin vücuduna çarpıp geri dönüşlerini dinlediğini ve bu geri dönen ses yansımalarını yorumlayarak eğitmenin hareketlerini anladığını tespit etmişlerdir. Bu birçok açıdan Allah'ın yunuslarda yarattığı muhteşem özellikleri gösterir.
Yunuslar gözleri kapandığında çözüm üreterek ses dalgalarını kullanmayı başarmış ve insanlar tarafından henüz 20. Yüzyılın başlarında keşfedilen sonar teknolojisini çok hızlı ve hassas bir şekilde kullanmıştır. Çeşitli film ve dizilerde yunuslar, insanlarla dost olabilen, arkadaşlık eden hayvanlar olarak tanıtılır. Bu hiç de yanlış değildir. Gerçekten de yunuslar insanlarla dostluklar kurabilir, çıkardıkları seslerle duygularını ifade edebilirler.
Tıpkı bir diğer yakın dostumuz olan eğitimli köpekler gibi. Köpeklerin koku alma duyuları çok güçlü yaratılmıştır. Beyinlerindeki koku alma merkezi insanlarınkinden 40 kat daha güçlüdür. Köpekler, sahip oldukları bu mükemmel duyu organı sayesinde pek çok alanda insanların vazgeçilmez yardımcısı olurlar.
Örneğin, Saint Bernard cinsi köpekler bu sevimli görüntülerinin ardında son derece duyarlı burunlarıyla kar altında gömülü kalan yaralıları kolayca bulup çıkarabilirler. Polis köpekleri kendilerine koklatılan küçük bir eşyadan yola çıkarak o eşyanın sahibini bulabilirler. Öte yandan köpekler bizim duyamadığımız bazı sesleri duyabildiklerinden sesleri insanlardan dört kat daha uzak mesafeden fark edebilirler. Bu nedenle göçük altında kalan kişilere ulaşmak için de köpeklerden faydalanılır. Ayrıca köpekler gözlerindeki özel bir yaratılış sayesinde karanlıkta insanlardan çok daha iyi görürler. Hareketli cisimleri çok daha uzaktan algılayabilirler. Köpekler çoğu zaman hasta veya engelli kişiler için önemli birer asistan olarak da yetiştirilebilir. Onlara yol gösterebilir, yolda fark etmedikleri tehlikelere karşı uyarır, acil bir durumda telefonlarını getirebilir, ilaçlarını getirebilir, yardım çağırabilir, hatta bazı eğitimli köpekler bayılma belirtilerini önceden fark ederek sağlam bir yere oturması için sahibini uyarabilir. Buraya kadar insanların yardımcısı yunusların ve köpeklerin yaptıklarını düşündüğümüzde çok önemli bir sonuca varırız.
Kimi zaman saldırgan olabilen bu hayvanların ehlileşmeleri de Allah'ın munis sanatının tecellilerindendir. Üstün güç sahibi olan Allah, bir örnek edinmeksizin bu canlıları yaratmış ve onları ehlileştirerek insanların hizmetine sunmuştur.
