"Buzlar dünyası" belgeselinden
FOKLAR
Bütün yılı kutupta geçiren bir başka canlı ise foklardır. Bu fok yavrusu geçen hafta doğmuş. Yüzmeyi öğreninceye dek su üstünde kalmak zorunda. Bu sırada postu kamufle olup saklanabileceği şekilde beyaz renktedir. Büyüyüp geliştikçe kürkü de koyulaşacaktır. Kalın kürkünün hemen altındaki 10 cm kalınlığındaki yağ tabakası ise onu soğuktan korumaya yeter. Korunmasız gibi görünen bu yavru, beyaz kürkünün rengiyle düşmanlarından, kalın yağ tabakası sayesinde de donmaktan korunmaktadır.
Foklar da karadaki diğer canlılar gibi hava almak zorundadırlar. Yine de uzun ve derin dalış konusunda ustadırlar. Bu özelliklerini kanlarının biyokimyasal yapısına borçlular. Fizyolojik olarak bir canlının ciğerlerinde tuttuğu havayı kullanarak derinlere dalması, vurgun yemesine neden olur. Fokun kanındaki alyuvarların yapısı ise bol miktarda oksijen depolamaya uygun bir tasarıma sahiptir. İşte bu nedenle fok ciğerlerinde hava tutarak dalmaz. İhtiyacı olan oksijeni kanında çözülmüş olarak taşır. Ciğerlerinde hava tutmadığı için artık derinlere de rahatlıkla inebilmektedir. Araştırmalara göre fokun kanı oksijen taşıma kapasitesi en yüksek hattır. Böylece foklar tek bir dalışta su altında yaklaşık 1 saat kalabilirler. Eğitimli dalgıçlarsa tüpsüz dalışlarda bu derinliklerde en fazla 4 dakika kalabilmektedirler.
Tüm bu bilgiler açık bir gerçeği göstermektedir. Fok kanındaki bu özelliği kendi başına geliştirmiş olamaz. Su basıncının bedenin üzerindeki zararlı etkilerini değerlendirerek böyle bir çözüm oluşturamaz. Bu çözüm evrim teorisinde öne sürdüğü gibi rastlantısal mutasyonların eseri de olamaz. Şüphesiz fokun kanındaki benzersiz özellik her şeyin bilgisine sahip bir yaratıcının eseridir. Foku, derinlerde rahatlıkla bulunabilecek bedensel özelliklerle birlikte yüce Allah yaratmıştır.
Foklar, balık, kalamar ve en fazla da krillerle beslenirler. Buradaki beslenme zinciri de bir düzen içindedir. Algler, yani su yosunları, su altındaki en temel besin kaynağıdır. Algler, güneş enerjisini fotosentez yaparak depolarlar. Kriller de algleri yiyerek fotosentezle üretilen bu enerjiyi kazanırlar. Foklar, balinalar ve diğer balıklar da krillerle beslenir ve güneşten gelen enerjiye ulaşırlar.
6 ay gecenin yaşandığı kuzey kutbunda sular da karanlıktır. Peki fok balıkları derin sularda avını nasıl bulur? Fok, avını gözlerini kullanmadan, suda bıraktığı izleri takip ederek bulur. Bu izler, çıplak göze görülemeyen, avın hareketiyle suda oluşan hidrodinamik dalgalardır. Fok, avına yalnızca bu izleri takip ederek ulaşır. Bu yetenek sayesinde, fokların karanlık ya da bulanık sularda avlanmaları hiç de zor olmaz. Fokun özelliklerinin her biri üstün bir tasarımın ürünüdür. Yüce Allah foku yaşadığı çevreye en uygun yeteneklerle ve bedensel özelliklerle yaratmıştır.
“Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O işitendir, bilendir.” (Ankebut Suresi, 60)
Fok memeli bir hayvandır. Hayatta kalabilmesi için hava alması şarttır. Bu yüzden buzda kendine bir çıkış deliği arar. Bulamadığında ise kendine bir çıkış oluşturmak zorundadır. İşte bu noktada uzun dişleri kendisine yardım eder. Uzun dişleriyle buzu rahatça kemirir, kırar ve böylece havaya kavuşur.
Sevimli foklar, buzlarla kaplı bir ortamda yaşamak üzere tasarlanmış ve yaratılmışlardır. Sahip oldukları özellikler sayesinde avlarına rahatlıkla ulaşır, tehlikelerden korunur ve yaşarlar, tüm ihtiyaçları karşılanmış olarak.