"Hazreti Süleyman" Belgeselinden 
HZ. SÜLEYMAN VE SEBE MELİKESİ

Kuran'da Hz. Süleyman (as) ile Sebe Melikesi arasında yaşanan bazı olaylar haber verilmiştir. Sebeliler, atalarından kalan bir sapkınlığı sürdürüyor, güneşe tapıyorlardı. Hz. Süleyman (as)'ın ordusunda bulunan Hüdhüd isimli kuş, Sebelilerin şeytana uyarak Allah'a şirk koştuklarını ve hidayet yoluna uymadıklarını Hz. Süleyman (as)'a bildirdi.

“Hüdhüd: ‘Onu ve kavmini Allah'a bırakıp da güneşe secde etmek delerken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir. Böylece onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar.” (Neml Suresi, 24)

Hz. Süleyman (as) bu bilgileri öğrendikten sonra hemen karar vermedi. Bilginin doğruluğundan emin olmak için bir araştırma daha yaptırdı. Bu aynı zamanda Hz. Süleyman (as)'ın ne kadar tedbirli ve adaletli bir yönetici olduğunun göstergesiydi. Sebeliler hakkındaki gerçekler kesinleşince Hz. Süleyman (as) Sebe Melikesine bir mektup gönderdi.

“Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak. Sonra onlardan (biraz) uzaklaş. Böylelikle bir bakıver. Neye başvuracaklar?” (Neml Suresi, 28)

Allah bu mektubun içeriğini Kuran'da haber verir.

“İçinde de: 'Bana karşı büyüklük göstermeyin ve bana Müslüman olarak gelin' diye (yazılmaktadır.)” (Neml Suresi, 31)

Mektubun çok güçlü ve hüküm sahibi bir insandan geldiği hemen belli oluyordu. Çünkü üslup son derece açık ve bir o kadar kararlı ve hükmediciydi. Sebe Melikesi ve çevresindeki yöneticiler mektuptan fazlasıyla etkilenmişlerdi. Hz. Süleyman (as) bu mektupla onlara Allah'ın dinini tebliğ edip öğütte bulundu. Onlardan istediği şey Sebelilerin kendisine tabi olmaları değil, Allah'a iman etmeleri ve Müslüman olmalarıydı. Bu ise Hz. Süleyman (as)'ın bir ülkeyi fethetmekten çok orada yaşayan insanların imanlarına verdiği önemi gösteriyordu.

Sebe Melikesi bu önemli mektubu alır almaz hemen yanındaki yöneticilere fikirlerini sordu.

“Dedi ki: ‘Ey önde gelenler, bu işimde bana görüş belirtin. Siz her şeye şahitlik etmedikçe ben hiçbir işte kesin karar veren biri değilim.’” Neml Suresi, 32)

Ona verdikleri yanıt ise ayette şöyle bildirilmiştir:

“Dediler ki: ‘Biz kuvvet sahibiyiz ve zorlu savaşçılarız. İş konusunda karar senindir. Artık sen bak, neyi emredersen biz uygularız.’” (Neml Suresi, 33)

Sebe Melikesi teslim olmaya karar verdi. Çünkü Hz. Süleyman (as)'ın gücüne karşı koymanın mümkün olmadığını biliyordu.

“Dedi ki: ‘Gerçekten hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman, orasını bozguna uğratırlar ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar. İşte onlar böyle yaparlar.’” (Neml Suresi, 34)

 Bunun ardından Sebe Melikesi Hz. Süleyman (as)'ı ziyaret etti ve onun ihtişamlı hakimiyetine şahit oldu. Gördüklerinden son derece etkilenen Sebe Melikesi hemen iman etti ve Müslüman oldu.

“Ona: ‘Köşke gir’ denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve eteğini çekerek ayaklarını açtı. Süleyman dedi ki: ‘Gerçekte bu saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk zemindir.’ Dedi ki: ‘Rabbim gerçekten ben kendime zulmettim. Artık ben Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.’” (Neml Suresi, 44)

Bu kıssada son derece dikkat çekici noktalar vardır. Örneğin saray zemini için saydam cam ifadesi kullanılmıştır. Bu ifadenin o dönemde kullanılan ileri bir teknolojiyi tanımlaması mümkündür.

Hz. Süleyman (as) sarayın giriş zeminine dev bir ekran yerleştirmiş olabilir. Böylece ekranın üstünde yürüyen Sebe Melikesi de su üstünde olduğunu sanmış olabilir.

Ayrıca bu ayetler ahir zamanda kullanılan bir teknolojiye de işaret ediyor olabilir. Örneğin simülatörlere. Nitekim günümüzde simülatör cihazı takan kişiler, kendilerini bulundukları yerden daha farklı, üç boyutlu bir mekanda zannedebilmektedirler.

Bu kıssada karşımıza çıkan Hz. Süleyman (as)'ın yüksek sanat anlayışı Müslümanlar için çok güzel bir örnektir. Bu anlayış onun Allah'a olan güçlü sevgisinin ve Allah'ın yaratışındaki harikuladeliklere olan hayranlığının bir ifade şeklidir. İman eden sanatçılar tarih boyunca çok güzel eserler ortaya çıkarmışlardır. Allah'ın izniyle ahir zamanda da Müslümanların sanat gücünde çok büyük bir artış yaşanacaktır.

Ayrıca Allah bu kıssa ile ahir zamanda gelişmiş teknoloji ile üretilecek dekorasyon malzemelerinde suyun yoğun olarak kullanılacağına dikkat çekmiş olabilir. Suyun estetik ve temiz görünümünün kullanıldığı bu ürünler, Hz. Süleyman (as) dönemindeki ihtişama benzer güzellikler meydana getirebilirler. Hz. Süleyman (as) ve Sebe Melikesi ile ilgili başka ayetlerde yine ahir zamana dair işaretler taşıyor olabilirler.

“Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: ‘Gözünü açıp-kapamadan onu sana getirebilirim.’ Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: ‘Bu Rabbimin fazlındandır, ona şükredecek miyim yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için bu olağanüstü olay gerçekleşti.’” (Neml Suresi, 40)

Bu ayetlerde “kendi yanında kitaptan ilmi olan biri” olarak söz edilen kişi, Sebe Melikesinin tahtını göz açıp kapayana kadar yani çok kısa bir sürede Hz. Süleyman (as)'a getirebileceğini söylemektedir.

Burada ahir zamanda yaşanabilen son derece şaşırtıcı bir olay akla gelmektedir. Görüntü naklini sağlayan yüksek teknoloji. Nitekim günümüzde her türlü bilgi, internet teknolojisiyle birkaç dakikada hatta birkaç saniye içinde çok uzun mesafelere ulaşmaktadır. Tıpkı göz açıp-kapayıncaya dek mekanı değiştirilen Sebe Melikesi'nin tahtı gibi.

 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500