"Müslümanların üç kutlu mescidi" belgeselinden
MESCİD-İ AKSA
Kudüs, vahye dayanan bütün dinlerde kutsal sayılan bir şehirdir. Bunun başta gelen sebebi ise Yüce Allah'ın insanları doğru yola iletmeleri üzere görevlendirdiği peygamberlerin birçoğunun bu şehirde yaşamış veya en azından hayatlarının bir bölümünü bu şehirde geçirmiş olmalarıdır. Ayrıca bu peygamberlerden bazılarının mabet olarak kullandıkları mekanlar da bu şehirdedir. Bunlardan biri Mescid-i Aksa'dır. ‘Aksa’ kelimesi ‘en uzak’ anlamındadır. Mescid-i Aksa da Mekke'ye olan uzaklığından dolayı böyle adlandırılmıştır. Yani ‘en uzak mescid’ demektir.
Tefsir kitaplarında yaralan rivayetlere ve tarihi kayıtlara göre Mescid-i Aksa ilk olarak Hz. Süleyman (as) tarafından inşa edilmiştir. Mescid-i Aksa vahye dayalı diğer dinlerde olduğu gibi İslam'da da büyük bir öneme sahiptir. Öncelikle burası Müslümanların namaz kılmak için yöneldikleri ilk kıbledir. Ve Peygamberimiz (sav)’in en büyük mucizelerinden biri sayılan kutsal gece yolculuğu Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yani Mekke'den Kudüs'e olmuştur. Kuran'da bu gerçek şöyle haber verilir:
“Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O Allah yücedir. Gerçekten O işitendir, görendir.” (İsra Suresi, 1)
İslam alimlerinin görüşlerine göre Mescid-i Aksa, Harem-i Şerif adı verilen bölgenin tümünü kapsayan alandır. Harem-i Şerif, Mescid-i Aksa, Kubbet-üs Sahra, Ruhlar Kuyusu, Türbe, Sebil gibi yapıları içine alan, yaklaşık 150 dönüm büyüklüğünde bir arazi üzerine dağılmış binalardan ve tarihi yapılardan oluşan kutsal bir mekandır. Bugün bazı kimseler tarafından yanlışlıkla Mescid-i Aksa zannedilen üstü altın kaplı, sekiz köşeli yer aslında Kubbet-üs Sahra adlı yapıdır. Rivayetlere göre Peygamber (sav)’in miraca yükselmesi Kudüs'teki Mescid-i Aksa'nın bulunduğu bölgeden gerçekleşmiştir. Burada yer alan ‘Kubbet-üs Sahra, kaya üzerinde yapılan yer’ anlamına gelir. Kubbet-üs Sahra’nın içinde asılı duran taş anlamına gelen Hacer-i Muallak taşı bulunmaktadır. Hz. Peygamber (sav)’in miraca çıktığı kabul edilen kaya işte burasıdır. Kayanın iç kısmı boştur. Bu yüzden kayanın kesidine bakıldığında havada asılı izlenimi verir. Bundan dolayı Hacer-i Muallak olarak anılmaktadır. Kubbet-üs Sahra, Emevi Halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında inşa edilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılan yapının alt kısmı mermer, üst kısmı ise yeşil, sarı ve mavi renkli çini ile kaplatılmıştır. Ayrıca Kube'nin üst çevresi boyunca Yasin Suresi yazdırılmıştır.