"Hazreti Musa ve Ahit Sandığı" belgeselinden
AHİT SANDIĞI'NIN KAYBOLMASI
Üç ilahi din için kutsal olan bir belde, Kudüs.
Bu şehir, Hz. Süleyman (as)’ın inşa ettirdiği mabet ve Ahit Sandığı ile anılan bir tarihe sahiptir. Hz. Süleyman (as), mabette sandık içinde özel bir yer yaptırmıştı. Tapınağın penceresi salonuna içinde kanun levhaları bulunan sandığı yerleştirmişti. Sandık uzun bir müddet burada kaldıktan sonra farklı dönemlerde birçok kavmin eline geçti.
M. Ö. 63'te Kudüs'ü ele geçiren Kral Herodes Tapınağı genişletmeye ve güzelleştirmeye girişti. Tapınak M. Ö. 70'te tahrip edilerek yakıldı. Kurtarılan birkaç kutsal eşyayla yedi kollu Şam'dan, Roma'ya götürüldü. O tarihten beri Yahudiler gelip tapınağın yakınlarında daha sonra da Herodes surunun kalıntısı olan ağlama duvarında ağlarlar.
M. Ö. 587 Yılında ünlü Babil'in asma bahçelerini yaptıran Kral Nabukadnezar büyük bir baskınla Kudüs'ü işgal etti. Burayı yerle bir ettirerek bu bölgede yaşayan Yahudileri Babil’e ve diğer yakın şehirleri sürgüne gönderdi. İşte o tarihten sonra sandık kayboldu ve bir daha da izi bulunamadı.
Aradan 40 yıl geçtikten sonra Yahudilerin sürgünü bitti ve tekrar Kudüs'e döndüler. Bu tarihlerde de tapınağı yeniden inşa ettirdiler ve sandukanın odasını boş bırakmak zorunda kaldılar. Ancak kısa zamanda sandukanın aslında kaybolmadığı inancı yarıldı. Sandığın aslında onu korumakla görevli Levililer tarafından mabedin altında hazırlanmış gizli bir bölmede saklandığı düşüncesi dilden dile dolaşmaya başladı. Ancak bu söylentiler de sandığın yerini bulmak için yeterli olmadı.
Son olarak tarihi kaynaklarda, milattan sonra 70 yılında Roma Valisi Titus'un Kudüs'ü yıktırdıktan sonra bu yeraltı odasına da ulaştığı ve mabedin kutsal eşyalarıyla birlikte sandukayı Roma'ya götürdüğü kabul edilir.
Milattan önce 587 ile milattan sonra 70 yılları arasında Kudüs'te muhafaza edildiği kabul edilen sandık bu tarihten sonra günümüze kadar bulunamadı.