Adnan Oktar'ın 2 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
İntiharlar neden arttı?
İZLEYİCİ SORUSU: İntiharlar neden arttı?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, o benim bugün dikkatimi çekti. Çok rahatsız oldum. Keşke o intihar edecek arkadaşlar bizi arasaydı, telefon etseydi, bir görüşseydik. Köşke götürürüz, sohbet ederiz, bahçede konuşuruz. Ama işte bazen de suiistimal ediyorlar. Ben diyor intihar edeceğim. Borcum vardı onun için diyor. Ev aldım, ödeyemiyorum, intihar etmek istiyorum. Ne yapmamız gerekiyor? Evin borcunu ödersen intihar etmem diyor. Bu ahlaksızlık, bu dolandırıcılık. Namussuzluğu bırak, terbiyesizliği bırak. Ne alakası var evle barkla bu işin?
Ama benim canlarım bunlar samimi bunalıma girmişler. Keşke aileleri bizi arasaydı. Yüzde yüz vazgeçirtirdim. Yüzde yüz. Aslan gibi genç kızlar, delikanlılar. Ne oluyor öyle? Otururuz bir Ankara havası çalarız. Konu biterdi. Bu kadar üzülecek ne var? Bu kadar sıkılacak ne var?
Ama aileler de Allah aşkına erken haber versinler kardeşim. Bela geliyorum diyor. Bela geliyorum diyor, içine kapanıyor. Arıyor annesini, anne diyor sıkılıyorum, bunalıyorum diyor. Söylüyor bu çocuklar, intihar etmeyi düşünüyorum diyor. Diyorlar yani. Birden ani karar vermiyorlar.
Bundan sonra nasıl yapalım bilmiyorum ki. Kaç telefon var mı öyle bir telefon? İntihar etmek isteyenlerin arayabileceği telefon? Bir ara vardı gibi geliyor.
-Şiddete yönelik bir telefon vardı.
ADNAN OKTAR: Kardeşim şiddet ayrı. İntihar etmek isteyenler için bir telefon olması lazım. Oraya bir son çare olarak bir arasalar. Ben bak yüzde yüz kendimden eminim ben hepsini vazgeçirirdim. Niye intihar etsin? Ne oluyor yani? Hiçbir mantığı yok. Profesörle gider konuşuruz, çocuğu sıkma Hocam deriz, elini ayağını öpüyoruz deriz. Olur biter, ne var yani? Oraya hastaneye ekip getiririz, fasıl heyeti, hastane yıkılır. Eğlenirler hep beraber, bir şey olmaz. O kadar sıkacağınız bir şey yok. Çok kızdım işimde Hocam. Çok çok kızdım ve baya rahatsız oldum. Hepsi aslan gibi. Delikanlı kızlar, delikanlı çocuklar. Çok rahatsız edici.
-Adnan Bey, intihar vakalarını önlemek için kurulan ve yaklaşık 24 bin kişinin intiharını önleyen alo 182 umut ışığı hattı varmış daha önce. Fakat masraflı olduğu için 2007 yılında kapatılmış hat.
ADNAN OKTAR: Ne masraf olacak? Nasıl masraf? Masrafını biz ödeyelim kardeşim. Kaç kişi dedin sen?
-24 Bin kişinin intiharını önleyen, önlemiş.
ADNAN OKTAR: O yine açılsın kardeşim. Hayır, masrafsa onlar bize yönlendirsinler o zaman. Kendi yapmayacaksa bize yönlendirsin. Arasın telefon verelim, bize yönlendirsin. Vakit ayıramıyorsa biz ilgilenelim. Olur mu öyle şey? Aslan gibi delikanlılar.
-Hattı günde 40 ayda 120 senede 1500-2000 kişi arıyormuş. Bu hat sayesinde 12 yılda 10 binlerce kişiye telefondaki uzman sesiyle umut ışığı yakılmış.
ADNAN OKTAR: Yani biraz ayıp masraf diye, çok çok ayıp. Kim dediyse bunu, kim engellediyse çok ayıp yapmış. Ben bunu duymaktan bile utanıyorum. Çok ayıp. Olmaz öyle şey. O yeniden hemen o göreve başlasın o telefon numarası ve o sistem. Eğer yapamıyorlarsa da bize haber versinler. Gereğini yapamıyorlarsa.