Adnan Oktar’ın 10 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
İSLAM ALEMİNİN, İSRAİL'E ŞEFKAT GÖZÜYLE BAKMASI TÜM SORUNLARI KÖKÜNDEN ÇÖZER.
SUNUCU: Bakan danışmanı Filistin Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Azam Alhasna Maun ile birlikte Filistin'den gelen bazı misafirler ve arkadaşlarımız görülüyor. Konuşmacılarla yapılan ikili görüşmelerde İslam Birliği konusunda ümit var olmadıklarını ancak Türkiye'ye güvendiklerini ifade ettiler. Toplantıda İslam Birliği çağrısı yapılmadı.
ADNAN OKTAR: Çünkü Mehdi (as)’ın dışında bunu yapacak kimse yok. 150 seneden beri uğraşıyorlar İslam Birliği için. Mehdi (as)’ın dışında mümkün değil. İmkansız. Bir de konu sadece sevgi.
Kardeşim, şimdi sen İsrail'e sevgisiz yaklaşırsan o da sana sevgi duyamaz. Siyasi çıkarların tartışmaya açılması durumunda sevgi ortadan kalkar. Sadece sevgi. Ne olursa olsun biz sizi seviyoruz. Bu kadar. Yani karşılıklı bir muhabbet. İnsan onlar kardeşim, bir anda çözülür. Sevgi esas alınacak. Sevginin dışında hiçbir konu konuşulmaması lazım. Benim şu çıkarım var, senin şu çıkarım var. O zaman bu iş olmaz. İsrail'le de öyle. Sadece sevgi, biz sizinle dostuz, kardeşiz, seviyoruz sizi. Bütün bölge sizin, istediğiniz gibi gezin dersin. Adamlar sınırları kaldırır, yıkar, atar. Özgürce gelsin. Harran'da da üniversite yapsın, gelsin otursun. Ev yapsın, sinagog da yapsın. Biz de oraya gidelim, onlar buraya gelsin. Kudüs'te onların da evi olsun, bizim de evimizde olsun. Her yer bomboş. İsrail'e bütün İslam alemi şefkatle bakarsa mesele kökünden hallolur. Sevgiyle bakarsa hallolur.
Diyeceksen, arkadaş biz sana düşman değiliz. Ananın ak sütü gibi helal olsun. Nerede istiyorsan git yaşa. İsrail sınırlarına da gerek yok. Kardeşim, hayret edecek şekilde boştur oralar. Mesela on kilometre gidiyorsun, bir tane insana rastlamazsın. Bomboş. Git yerleş, nerede istiyorsan yerleş. Oraya tarlalar yap, bahçelere bağlar yap, üniversite kur, hastane aç. Daha ne istiyoruz?
Kardeşimizsin, istediğin gibi rahat et. Mümin müminin kardeşi. E onlar da mümin insanlar. Allah'tan korkuyor, Peygamber (sav)’e bağlı. Bütün peygamberleri sever. Hazreti Muhammed (sav)'e de yalancı demiyor. Hazreti Muhammed (sav)'in hak Peygamber olduğunu hepsi kabul ediyorlar. O zaman nedir? Nasıl düşman oluyorsun o zaman? Mümin bir insana nasıl düşman oluyorsun?
Kudüs, Kudüs ortak şehirdir, herkesindir Kudüs. Bütün dünyanındır. Bütün Müslümanlar, herkesin. Hristiyan, Musevi, Müslüman, herkesin. Birlikte yaşasınlar. Ama orayı sanayi şehri yapmak ya da siyasi şehir yapmak çok büyük bir hata. Ora dini bir şehir. İslami bir şehir. Oradan her şeyi alacaksın, devlet dairesi bilmem ne falan oraya sığışmaz. Büyükelçiliklerin falan ne işi var orada? Her yer tarihi bina. Aç güzelce oradaki gece konduları falan da aç, oraya bağlık bahçelik yap, şehri dışarıya doğru kaydırmak lazım. Şehir merkezini sadece imar edip, düzeltip, temizleyip, arı-duru temiz halini muhafaza etmek lazım. Tarihi dokusuna hiç dokunmamak lazım Kudüs'ün. Ha dışarıya doğru ne yapıyorsan yap. Dışarıya doğru şehri genişlet de orada ne istiyorsan yap. Şehrin merkezine niye geliyorsun? Daracık sokaklar, ufacık yer, sırt sırta yaşıyor insanlar. Zoruna ne oldu? Güzel, her yeri bir temizleyelim, mis gibi olsun her yer. Bağlık, bahçelik, böyle üzümlük, zeytinlik, tarihi dokusuyla güzel kalsın. Dünyanın her tarafından insanlar gelsin, namaz kılsınlar, sinegoğa gitsinler, camiye gitsinler. 3 milyon Musevi var, yazık günah. Nasıl yaşıyorsa yaşasın. Ha zalimi varsa zalimine Allah hidayet versin. Hidayet vermiyorsa Allah helak etsin. Zalimine biz de karşıyız. Kimse desteklemez zalimliğini zaten. Ama sevgi gelirse zalim kalmaz. Mehdiyet’i geciktirmenin bir alemi yok. Her yerde bu kavga devam ediyor bunun dışında.