Sayın Adnan Oktar’ın 6 Aralık 2017 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Müslümanların sevgisi nasıldır?
İZLEYİCİ SORUSU: Müslümanların sevgisi nasıldır?
ADNAN OKTAR: Eğer imandan, samimiyetten kaynaklanıyorsa, ruh sahibi ise o sevgi gerçek sevgi oluyor. Sevgi vahiy ile Allah tarafından verilir insanlara. İnsan kendi sevgiyi imal edemez. Sevgi oluşturuyor. Ben diyor niye sevmiyorsun diyor. Adam nasıl yapsın sevgi? İnsan bir ağaç değil ki yontsun. Şeker değil ki eritsin, al seni eritsin. Öyle bir şey olmaz. İnsanın istemesiyle olmaz. Allah'ın istemesiyle olur. Allah'ın istemesiyle olması için de Allah'ın o kişiye sevgiyi vahyetmesi lazım. O vahyin oluşması için de şahsın Allah'a tam teslim olup Allah'ı candan sevmesi gerekiyor. Allah'ı candan sevdiğinde Allah o zaman insan olarak ona tecelli eder. Mesela etrafımda çok fazla kız arkadaşım var. Bunlar Allah'ın tecellisidir bu insanlar. Allah tecelli ediyor. Mesela siz beni seviyorsunuz, Allah vahyediyor. Kalbinize vahyediyor. Ben sizi seviyorum, Allah kalbime vahyediyor. Yoksa bu durduk yere olmaz ve yapmacık sevgiyle insan yaşayamaz.
İnsanların büyük bölüm belanın içindeler. Yapmacık sevginin verdiği azap en büyük azaplardan birisidir. Ve çok insanın canını yakar yapmacık sevgi. İnsanların en bunaldığı şey odur. Ama Allah müminlere samimi sevgi verdiği için, vahye dayalı sevgi verdiği için, mümin onun hazzıyla, onun coşkusuyla büyük bir heyecan, büyük bir şevk içerisinde olur. Büyük bir lezzet alır. Çok şiddetli lezzetlidir sevgi. Allah'ın vahyiyle insanlara, kalbine verdiği sevgi çok lezzetlidir. Mümin onun lezzetine doyamaz. Ve çok açtır mümin, daha fazla sevgiyi almak ister, çok çok fazla. Onun için sürekli sevgiyi talep eder. Sevgiyi aldıkça da daha çok haz duyar, daha çok lezzet duyar. O lezzet arttıkça da sevgiyi talep daha da artar. Müminler içindir bu. Ama küfürde, münafıklarda sahtedir. Mesela münafık der ki sen falan diyor ya çok seviyom abi ya falan diyor mesela farz edelim. Sahtekar sevgidir. Kafalamadır o. Münafığınki sadece kafalamadır. En adisinden, en aşağılığından karaktersizce bir oyun yapacaktır. Bir kahpelik yapacaktır. Öyle pis bir üslupla bunu yapar ve o çok iğrenç bir koku saçar. Onu insanlar hemen anlar. O yüzden münafıkları hiç kimse sevmez. Hep yalnız kalırlar. Bir mucizedir bu. Onların tiksinti vericidir sevgisi. Sevgi gösterileri. Çünkü sahte bir kafalamadır. Aşağılık bir kafalamadır. Allah insanların kalbine vahyeder ve hemen insanlar onlardan tiksinirler. Onun için “aralarındaki kavga” diyor Allah “çok şedittir” diyor. Münafıklar kendi aralarında anlaşamazlar.
Aslında eğer bir insan samimi sevgiyi fark ederse bir genç kız veyahut bir delikanlı dünyanın en mutlu insanı olur. Yani en büyük nimet verilmiştir. O Allah'ın gizli bir hazinesidir sevgi, gizli bir hazinesidir. Dostlarına verir onu. Bir mucizedir o, gizli bir mucizedir. Allah'ın gizli bir mucizesidir. O mucizeyi sevene sorsan, anlat desen çok hoş der, güzel der. Bilmeyen de onu anlamaz. Münafık sevgiyi hiç anlamaz. Münafık için ancak kafalama vardır. Ahmakça kafalama yapar. O yüzden mesela cinnet geçiriyor münafıkları, anlayamıyor hayret ediyor. Peygamber (sav)’e sevgiye de hayret ediyordu münafıklar. Kafalama yapıyorlar, anlatıyorlar. Fakat baya seviyor müminler. Allah vahyediyor, o ayrı bir boyutta yaşıyor müminler, münafıklar ayrı bir boyutta yaşıyorlar. O yüzden anlayamazlar. O yüzden Allah onları yalnız yaşatır, münafıklar ve sevgisizdirler.
Kadın sevgisini hiç bilmez münafıklar. Kadın nefretini bilir onlar. Yani kadınlara nefreti bilir ama sevgiyi bilmez. Ama taklit yapmaya kalkar ama çok iğrençtir yaptığı taklit. Mümini çok tiksindirir münafığın sevgi taklidi. Ama müminin sevgisini mümin vahiy ile hissettiği için çok şiddetli lezzet alır, zevk alır.
Uçsuz-bucaksız Allah'ın gizli bir hazinesidir sevgi. Cennette onun kapısı tam açılıyor müminlere. Huriler oluyor, kendi eşi oluyor, Allah tecelli ediyor en başta. Mümin sevgi denizinde adeta sonsuza kadar uçuyor o kapıdan girdikten sonra. Cennet kapısından girmek zaten sevgi kapısına girmek oluyor. Sevginin kapısından girmiş oluyoruz. En büyük hazza Allah insanı gark etmiş oluyor. En büyük haz ve en büyük mucizedir bu. Allah'ın en büyük mucizelerindendir sevgi. Ve gizli bir mucizedir. İnsanların büyük bir bölümü bilmez. Onun için sevgiyi bilen birisini gördüğünde kadınlar hipnoza kapılırlar adeta, büyülenmiş gibi olur. O müthiş bir mas gücü vardır onun, etkileme gücü vardır. Hayret eder kadınlar o aldıkları lezzete şaşırırlar. İmandan kaynaklanan bir lezzettir o. Hayret edecek bir kapıdır. Ve büyük bir mucize olduğu için, ilk defa bir mucizeyi yaşadığı için kadın hayretler içinde kalır. Erkek için de böyledir yani. Hayret edeceği bir mucizedir bu.
Adam diyor ki, bir tarif et diyor, bu nasıl oluyor falan diyor ama tarif edemez. Onun için mesela romanlarda falan anlatılır ama insanların birçoğu onu çok müphem bir şey, yapmacık bir şey olarak bilirler. Çıkaramaz onu. Onu taklidin yapmaya çalışıyor. Abi diyor, yıllarca hiçbir kadını sevmedim. İlk defa ben bu kadını sevdim diyor. Çok acınacak bir ifade. Hiç kimseyi sevmediysen zaten kalbin kapkara demektir. Bırak şimdi münasebetsizliği. Yanıyorum diyor. İşte resmini gördüm ona kurşunu bastım diyor. Cigarayı yaktım.
Allah sevgi konusundan kıskançtır. Sevgisini gizler. En sevdiklerine gizlice o kapıyı açar. Münafıkların ezilmesinin nedeni odur. Allah onlardan sevgiyi alır. Sadece onların üstüne bir pislik kılar Allah. Allah “iğrenç bir pislik kıldım” diyor ayette. Yani insanlar doğal olarak onlardan iğrenirler. Bak, “Allah onların üstüne iğrenç bir pislik kılar” diyor ya. Bir mucizedir bu. Bu da gizli bir şey. Mesela münafık süslenir püslenir falan ama tiksinir insanlar. Mesela kadınlar tiksinir, kaçarlar. İnsanlar kaçar, tiksinirler. O yüzden müminlerin aleyhine muazzam propaganda yapar münafıklar ki hani müminlerden müminler kaçsın, Peygamberimiz (sav)’den de müminler kaçsın diye yoğun propaganda yaparlar. Ama o propaganda ters etki yapar Allah'ın mucizesi. Daha da müminler yanaşıyor. Daha da sevgilerini artırır. Yani münafığın ağzından çıkan her konuşma müminlerin birbirini sevmesine neden oluyor. Ama müminlerden münafıklarla ilgili konuşmalar kahredicidir etkisi. Darmaduman olur her konuşmada mahvolur yani böyle. Hepsinde böyle tuz dökülmüş yılan gibi kıvranmaya başlar. Allah ama bu mucize olarak meydana getirir, yani konuşmanın bağımsız gücü olduğundan değil. Allah o etkiyi meydana getiriyor, mucize olarak meydana getirir.