HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Radikalizm yanılgısı

Radikalizm yanılgısı

Harun Yahya
1118
16 Mart, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
Tarih, Politika ve Strateji

"İslam terörü lanetler" belgeselinden.


RADİKALİZM YANILGISI

 

Radikalizm, herhangi bir konuda sert, kökten, ani değişimler savunmak ve bu yönde sert ve tavizsiz bir politika izlemek anlamına gelir. Radikaller, köklü değişiklikler peşinde olan ve bunun için sert, sivri, hatta kimi zaman saldırgan bir üslup kullanan kimseler olarak bilinir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bir Müslümanın kıstası Kuran olmalıdır. Kuran'a baktığımızda ise radikalizm olarak tanımlanan üslubun, Allah'ın müminlere emrettiği üslupla hiç de uyuşmadığını görürüz. Allah Kuran'da müminleri tarif ve tasvir ederken, yumuşak sözlü, kavga ve çatışmadan kaçınan, en aleyhte gibi görünen insanlara karşı dahi ılımlı ve dostça yaklaşan, sevecen bir karakter tarif etmektedir. Bu konuda bize yol gösteren örneklerden biri Allah'ın Hz. Musa (as)’a ve Hz. Harun (as)'a Firavun'a gitme emri verirken söylediği “yumuşak söz söyleyin” emridir.

“İkiniz Firavun'a gidin. Çünkü o azmış bulunuyor. Ona yumuşak söz söyleyin. Umunur ki öğüt alıp düşünür veya içi titrer, korkar.” (Taha Suıresi, 43-44)

 Firavun kendi devrinin zulüm ve isyanda en ileri gitmiş inkârcısıdır. Allah'ı inkâr edip kendini haşa putlaştırmış, dahası devrin iman edenlerine korkunç zulümler ve katliamlar uygulamış bir despottur. Ama bu denli düşman bir insana giderken dahi Allah Peygamberine “ona yumuşak söz söyleyin” buyurmaktadır. Dikkat edilirse Allah'ın gösterdiği yöntem ılımlı bir üslupla konuşmaktır. İğneleyici sözler, öfkeli sloganlar, hakaretvari cümleler değildir.

Kuran ayetleri incelendiğinde ılımlı, yumuşak, anlayışlı bir üslubun tüm peygamberlerin ortak özelliği olduğu görülmektedir. Allah, Hz. İbrahim (as)’ı “doğrusu İbrahim çok içli, yumuşak huyluydu” şeklinde tarif etmektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in ahlakını tarif eden bir ayet ise şöyledir:

“Allah'tan bir rahmet dolayısıyla onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar çevrenden dağılır giderlerdi…” (Al-i İmran Suresi, 159)

 Radikalizmin belirgin bir özelliği öfkeli üsluptur. Bu öfkeli üslup, radikal kimselerin konuşmalarında, yazılarında, gösterilerinde çok belirgin bir biçimde ortaya çıkar. Oysa öfke, bir Müslüman vasfı değildir. Allah Kuran'da müminleri tarif ederken:

 “Onlar bollukta da darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlardan bağışlama ile geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever” (Al-i İmran/134) 

buyurur.

Müslümanların öfkeli bir üslup takınmalarını gerektirecek bir durum da yoktur. Bir Müslümanın diğer insanlardan tek isteği, onların da Allah'a iman etmesi ve güzel ahlakla yaşamasıdır. Bu ise ancak Allah'ın o insanlara da hidayet vermesiyle mümkün olur. Biz ne yaparsak yapalım, insanlara ne kadar gerçekleri anlatırsak anlatalım, kalpler Allah'ın elindedir. Allah:

 “İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki eğer Allah dilemiş olsaydı insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu” (Ra’d/31) 

ayetiyle bu çok önemli gerçeği Müslümanlara hatırlatmaktadır. Aynı gerçeği vurgulayan bir diğer ayet şöyledir:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü topluca iman ederdi. Öyleyse onlar mümin oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?” (Yunus Suresi, 99)

Bu nedenle bir Müslümanın görevi sadece gerçekleri anlatmak, insanları bu gerçeklere davet etmektir. İnsanların bunu kabul edip etmemeleri tamamen onların vicdanlarına kalmış bir meseledir. Allah bu gerçeği yine Kuran'da vurgulamakta, “dinde zorlama olmadığını” haber vermektedir.

“Dinde zorlama yoktur. Şüphesiz doğruluk, sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o sapa sağlam bir kulba yapışmıştır. Bunun kopması yoktur. Allah işitendir, bilendir.” (Bakara Suresi, 256)

 Dolayısıyla ne insanların iman edip Müslüman olmaları ne de Müslüman olanların ibadetleri yerine getirmeleri veya günahtan sakınmaları için hiçbir zorlama yapılamaz. Bunun için sadece öğüt verilir.

“De ki: Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa o da kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.” (Yunus Suresi, 108)

 Görüldüğü gibi tüm gerçek Müslümanlar teröre ve baskıya karşı tavır almakla sorumludurlar. İslam barışın ve sevginin yolunu bize gösterir. Allah'a gönülden teslim olmuş her Müslüman sevginin ve kardeşliğin yeryüzündeki öğretmenidir. Ve Müslümanlar dünyaya duyurmalı ve göstermelidir ki İslam bir güzellik, nimettir, sevgidir, dostluktur, huzurdur, güvendir ve İslam terörü lanetler.

 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
11 Eylül
Terörist
Terörizm
Usama Bin Ladin
terörist eylemler
İslam Terörü Lanetler
İslami terör