"Sakın Unutmayın" belgeselinden.
SAKIN UNUTMAYIN! YOL GÖSTERİCİNİZ KURAN'DIR
Bundan 1400 yıl önceydi. Arap Yarımadası'nda sapkın bir din anlayışı hakimdi. Araplar geleneklerine körü körüne bağlıydı. Örneğin bir kız çocuk dünyaya geldiğinde kendilerine bir bela isabet ettiğini düşünürlerdi. Onu aşağılanmayı göze alarak büyütürlerdi. Daha geçerli olan uygulama ise kız çocuğunu diri diri kuma gömerek öldürmekti. Bu sapkın anlayış Kuran'da şöyle bildirilir:
“Onlardan birine kız çocuk müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir, onu aşağılanarak tutacak mı yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür!” (Nahl Suresi, 58-59)
Böylesine cahil fikir ve uygulamaların yaşandığı bir dönemde Allah Kuran-ı Kerim'i indirdi. Kuran'ın insanlara yol gösterici bir kitap olduğunu da bir Kuran ayetinde şu şekilde açıkladı:
“Elif-Lam-Ra. Bu bir kitaptır ki Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, o güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkartman için sana indirdik.” (İbrahim suresi, 1)
Kuran'da bildirilen gerçekleri öğrenip uygulayan Araplar kısa sürede dünyanın en ileri medeniyetini kurdular.
Bu medeniyetin temeli ise Allah'ın kitabı olan Kuran-ı Kerim'di. Kuran-ı Kerim geçmişte olduğu gibi şu anda ve gelecekte de insanlara doğru yolu gösteren, tahrife uğramamış yegane ilahi kitaptır. İnsanlar için Allah'tan bir öğüt, şifa ve rahmettir.
“Biz kitabı sana her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.” (Nahl Suresi, 89)
Bu önemli gerçeği kavrayabilen müminler Kuran'ın her ayetini derin derin düşünerek tüm hayatlarını ona uygun olarak yaşarlar. Cevabını aradıkları her sorunun karşılığını Kuran'da bulurlar. Allah Kuran'ın bu özelliğini bir ayette şöyle bildirir:
“Andolsun biz onlara bir kitap getirdik. İman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık.” (Araf Suresi, 52)
Her insan Kuran'ın hükümlerini uygulamakla yükümlüdür. İnsanlar, dünya hayatında yaptıklarından sorulacakları gün bu hükümlere uyup uymadıklarına göre hesap vereceklerdir.
“Şu halde sana vahyedilene sımsıkı tutun. Çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin ve şüphesiz Kuran senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz ondan sorulacaksınız.” (Zuhruf Suresi, 43-44)
Unutmayın ki Kuran'a göre yaşamak insanı dünyada mutluluğa, ahirette ise kurtuluşa götürecek yegane yoldur.