Sayın Adnan Oktar'ın temsilcilerinin İsrail'in ulusal kanalı i24news TV'deki röportajı
SAYIN ADNAN OKTAR'IN TEMSİLCİLERİNİN İSRAİL'İN ULUSAL KANALI İ24NEWS TV'DEKİ RÖPORTAJI
SUNUCU: Günaydın Hamam Glick, bu sabah konuğumuz olduğunuz için teşekkür ederiz.
Özel konuklarımız Dr. Oktar Babuna ve Dr. Cihad Gündoğdu. Kendileri İslam Alimi Sn. Adnan Oktar’ın temsilcileri ve Barış Kültürü ve Uzlaştırma Hareketi’nden. Günaydın Beyler.
Adnan Oktar bir Türk İslam Alimi. Kendisi ve temsilcisi Oktar Babuna, Musevilerin Tapınak Tepesi’nde sadece dua etmekle kalmayıp o bölgede Süleyman Mescidi’ni yeniden inşa etme hakkı olduğuna inanıyor. Oktar, bu arazide içerisine hem bir cami hem de Süleyman Mescidi’ni inşa edilebilecek yeterli alan bulunduğunu savunuyor. Bu çağrı dünyadaki Müslümanlar arasında olduğu kadar Museviler arasında da taşları yerinden oynatacak nitelikte. İşte Oktar’ın Ankara’dan Kudüs’e getirdiği bu mesaj tüm yönlerden ihtilaf oluşturacağa benziyor.
Peki Haham Glick, söyleşimize sizinle başlamak istiyorum. Türkiye’den bir İslam Aliminin buradaki İsrailli Ortodoks Musevilerle ortak çalışması nasıl gerçekleşti? Bağlantı nasıl ortaya çıktı?
HAHAM YEHUDAH GLİCK: Aslında soru bunun tam tersi olmalı. Allah’ın birliğine inanan herkes. Allah tüm insanları eşit yarattığını söylüyor. Allah aslında hepimize hayatı, duayı, barışı teşvik etmemizi farz kılıyor. Allah’ın ismi Barış’tır, yani “Şalom”dan gelir. Bu yüzden aynı Allah’a inanan insanların; Bir ve Tek Allah’a inananların bir araya gelmeleri gerekir. Bu Yeşeya’da da böyle bildirilmektedir.
Tapınak Tepesi tüm milletlerin koşarak geldiği, Allah’ın ismini Bir ve Tek olarak zikrettiği bir yer olacaktır. Oradan da “Artık savaş yok, artık daha fazla kan akmayacak” mesajı verecektir.
SUNUCU: Sayın Dr. Babuna, hareketinizden bahsedebilir misiniz? Tüm dinler için Tapınak Tepesi’nde ibadeti nasıl görüyorsunuz?
OKTAR BABUNA: Tabii ki. Ben Harun Yahya müstear ismini kullanan Adnan Oktar’ı temsil ediyorum. Kitaplarından birinin ismi ‘İslam Terörü Lanetler’ 300’den fazla kitabı var ve bunlar 75’den fazla dile çevrildi. Allah Kuran’da, Kuran’ın yeterli olduğunu bildiriyor. (İslam dini içerisinde) farklı farklı mezhepler mevcut. Sünni, Şii mezhepleri ve bu mezheplerin birçoğu uydurma hadisler üretmişler ki bu Kuran’a aykırı. Kuran’a baktığımızda Kuran’da demokrasi var, Kuran’ın özünde laiklik var. Ayrıca Kuran’da tam bir ibadet ve düşünce özgürlüğü var. Museviler Kuran’a göre Kitap Ehli olarak biliniyor. Allah 4 Kuran ayeti ile Musevilere Kutsal Topraklar’da yaşama hakkı veriyor. Allah bir ayette şöyle buyuruyor: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “O toprak (yurt)ta oturun.” Kıyamete kadar orada olacaklar. Yani İsrail bağımsız bir devlet olarak kıyamete kadar Hristiyanlar ve Müslümanlarla birlikte barış içinde yaşayacak. Tabii ki ibadet hakları var. Allah şöyle diyor: “Ondan daha zalim kimdir?” Dolayısıyla bu Kuran’a göre haram. Yani Musevilerin, Müslümanlar, Hristiyanlar için kutsal bir yer olan Tapınak Tepesi’ne gitme hakları vardır.
Hz. Süleyman (as)’ın Mescidi konusunda ise, Hz. Süleyman (as) Müslümanların da Peygamberidir. Hz. Süleyman (as)’ın Mescidi kesinlikle inşa edilecektir, bu kesinlikle yapılmalıdır. Çünkü biz onu seviyoruz. Mescid Allah’ın zikredildiği, yüceltildiği bir yerdir. Dolayısıyla altın süslemelerle bir daha inşa edilecek ve barış kesinlikle olacak. Barışı sağlamak için yapılması gereken, çünkü bölgede, özellikle Suriye ve Irak’ta terör ve şiddet var. Tüm bu ülkelerde şiddet var. Çünkü Kuran’a aykırı farklı mezhepler mevcut. Ve bu yanlış bilgiler dünyanın dört bir yanındaki din okullarında öğretiliyor.
Birkaç örnek vermek istiyorum. Hadis, Hz. Muhammed (sav)’in söylediği sözler anlamına gelir. Uydurulmuş hadisler var, milyonlarca var ve bunları Hz. Muhammed (sav)’in söylediğini iddia ediyorlar. Ama bunlar Peygamberimiz (sav)’in vefatından 200 yıl sonra yazılmış. (Bu uydurma hadislere göre) benim sakalım yok, öldürülmem lazım, eğer birisi Musevi ise öldürülmesi lazım. Birisi İslam’dan çıkarsa ona Arapça bir kelime mürtet diyorlar ve öldürülmesi gerektiğini söylüyorlar. (Bu uydurma hadislere göre) Namaz kılmayan öldürülmeli, (bu uydurma hadislere göre) kadınlar aşağı, ama Kuran’da kesinlikle böyle bir şey yok. Kuran’a baktığımızda modernlik, ultra modernlik görüyoruz. Kadın-erkek eşitliği var. Hatta kadınlar daha üstün, sizin gibi güzeller. Örneğin siz de bir çiçek gibi güzelsiniz. Gerçekten. Dolayısıyla saygı duyulmaları gerekiyor.
SUNUCU: Söylediklerinizi dinliyorum ve hepsi de çok ilerici görüşler. Öğrenmek istediğim şu; bu düşüncelerinizden dolayı herhangi bir muhalefet ile karşılaşıyor musunuz?
CİHAD GÜNDOĞDU: Kuran’a göre hareket ediyor, ayetlerdeki emirlere uygun hareket ediyoruz. Bu yüzden Kuran’da İslam’ın gerçek mesajında Musevilere karşı hiçbir husumet olmadığını tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor. Bunu yapmalı, uydurma hadislerden, Hz. Muhammed (sav)’e atfedilen doğru olmayan sözlerden kurtulmalıyız. İslam’ın mesajı bunlardan arındırmalı. Örneğin Musevilerin ırk olarak lanetlendiğine dair bir iddia var. Halbuki İslam’ın özüne göre her Musevi çocuk masum olarak doğar. Bu konudaki ayete baktığımızda (söz konusu ifadenin) sadece Hz. Musa (as) zamanında Allah’ın emirlerine karşı gelen bir gruba yönelik olduğunu görüyoruz. Sadece onlar lanetleniyor, yani ırk olarak (tüm Museviler) lanetlenmiyorlar. Böyle bir şey yok. Bu durum Tevrat’ta da geçiyor. İslam’ın mesajını (bu yanlış bilgilerden) arındırmalıyız. Bazı münafık tıynetli kişiler bazı ayetleri alıp doğru olmayan yorumlar yapıyorlar. Kuran’ı bir bütün olarak okumuyorlar. Kendi akıllarına göre hareket ediyorlar. Size bu kitabı göstereyim. Sayın Adnan Oktar’ın bu konuda da bir kitabı var. Kitabın adı ‘Karanlık Tehlike: Bağnazlık’ Bağnazlık, radikalizm ve aşırıcılığa sebep olur.
OKTAR BABUNA: Kuran’daki bir ayette Allah: “Dininizde aşırıya kaçmayın” buyuruyor. Bu nedenle İsrail ve Türkiye’nin iyi ilişkiler ve ittifak içerinde olmaları gerekir. Bu çok önemli, çünkü Türkiye demokratik ve resmi olarak seküler bir devlet, İsrail de demokratik ve resmi olarak seküler bir devlet ve bizlerin çok güçlü bağları var. Mesela Musevi ve Müslümanlar, Haçlılar döneminde birbirlerine yardımcı olmuş ve birbirlerini kollamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1492 yılında, Musevi kardeşlerimizi özel gemilerle İspanya’dan alıp getirdik. Yani bizlerin çok güçlü tarihsel bağımız var. Bu nedenle ittifak etmeliyiz.
SUNUCU: Modern dünyada o bağ var. Size de sormak istiyorum.
YEHUDA GLİCK: Bağnaz İslam en büyük tehlikedir, bugün İsrail’de görüyoruz, bu durumdan en çok eziyet gören Arap nüfusu. Bu yüzden bence ılımlı Müslümanları ön plana çıkarmak ve ılımlı dindar insanları ön plana çıkarmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü din Allah adınadır ve Allah birlikte yaşamamızı, birbirimize saygı duymamızı ve eşit davranmamızı ister. Din bize hepimizin, Bir ve Tek olan Allah’a bağlı olduğumuzu, Allah’ın tüm dünyayı yarattığını ve her birimizi birbirinden farklı yarattığını anlatır; güzelliği de buradadır. Çünkü hepimiz aynı olsaydık böyle olmazdı. Babil Kulesi söz konusu olmazdı. Demek istediğimiz Allah birbirimize saygı duymamızı istemektedir. Ve bu da Tapınak Tepesi’nden gelmektedir. Tapınak Tepesi, barış mesajıdır, dini hoşgörünün dünya merkezidir.
SUNUCU: Bence eşitlik harika bir mesaj. Beyler, süremizin sonuna geldik. Şevkinizi takdirle karşılıyoruz. Ne yazık ki programımızın bir sonraki bölümüne geçmemiz gerekiyor. Hepinize çok teşekkürler.
OKTAR BABUNA: Tüm izleyicilerimize Selam ve Şalom diyoruz. Güzel günler gelecek. Çok umutluyuz. Gördüğünüz gibi Sayın Glick Müslümanları çok seviyor ve kendisi vuruldu. Kendisi çok güzel bir örnek. Görevi var, o yüzden Allah ona yardım etti, maşaAllah.
SUNUCU: hepinize çok teşekkürler. Bölgede bu tarz bir girişimi ve işbirliğini görmek çok güzel.
