Sayın Adnan Oktar'ın 23 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Şehirlerarasında yolculuk nasıl konforlu olur?
ADNAN OKTAR: En iyisi otobüste gideceksin. Geniş, ferah otobüs olacak. Hanımlar bol olacak otobüsün içinde, hanım arkadaşlar. Müzik olacak. Ama çok hareketli müzik olması lazım. Ve sık sık mola vereceksin çay molası. Geze geze tabii ki. Yavaş yavaş.
Bir de otobüslerin iyi özelliği çekip gidiyorlar. Sen orada kalmış olman falan öyle bir dert yok. Yakalasaydın, binseydin falan. Tesisler şahane oluyor kardeşim. Ekmekler, bir kere o ekmek bile taze geliyor, çıtır çıtır lokanta ekmeği. Tuzluk-biberlik bile bir hoş geliyor böyle.
Bolu'da, yüksek bir yer böyle, dediler yemek molası yarım saat. Akşam vakti, ben de indim. Aa, ne göreyim, döner. Görünüşünden çok acımasız bir döner olduğu anlaşılıyor. Hakiki köz ateşi böyle. Ama etler iri iri parça halinde. Öyle kıymalı falan var ya dandik dönerler var, yeni dönerler, öyle bir olay yok. Artık pişe pişe içine gelmiş yani ana şeye gelmiş. Hemen yaklaştım, süratle, insan ne kadar aceleci. Yıldırım hızıyla geldim. Bir buçuk döner rica edeyim dedim. Hemen dediler. Acımasızca kesildi. Yarım ekmeğin içinde geldi kardeşim. İçinde de tabii her türlü malzemesi var. Yani görünüşü gerçekten çok acımasızdı. Herhalde ayıp olmamıştır etrafıma, görüntü böyle hunharca saldırdım. Ekmeğin kırıntısı bile kalmadı. Böyle bir döner yok kardeşim erimiş et. Şahane et. Evet dinliyorum.
-Bir iki tane otobüs resmi var iç dekoruyla konforlu görünen.
ADNAN OKTAR: Hah! İşte böyle bir şey olması lazım. Yatak odası, o önemli. Çünkü insan uzun yol, uyumak isteyebilir. Uzanmak ister insan, dinlenmek ister. Şahane. Şahane. Bu tarz bir şey olması gerekiyor.