"Teknolojinin yapıtaşları" belgeselinden
Camdaki Yaratılış
Teknoloji ile birlikte kullandığımız bir madde vardır ki yaşamımızda önemli bir işleve sahiptir. Üstelik yapısı da benzersizdir. Cam. Bulunuşundan günümüze kadar çeşitleri sürekli artan cam, kullanım alanı genişleyerek vazgeçilmez bir tüketim maddesi oldu. M.Ö. 12.000 ile M.Ö. 4000 yılları arasında cam, ilk kez dekoratif küçük boncuklar olarak kullanılıyordu. Bu önemli malzeme, inşaat, otomotiv, içecek, gıda, ecza, denizcilik, elektrik, elektronik ve daha birçok sektörde kullanılıyor.
Cam, maddenin katıyla sıvı arasındaki özgün bir halidir. Silis, yani kum atomları, araya giren kalsiyum, potasyum, magnezyum ve sodyum atomları ile birlikte düzensiz bir şekilde birleşir. Cam, bu düzensizlik sonucunda ortaya çıkar. Camın pek çok alanda kullanılmasının nedeni, yapısındaki üstün yaratılıştır. Paslanmaz, su geçirmez ve saydamdır. Cam, kendisine temas eden gaz, sıvı ve katı haldeki maddelerin etkilerine karşı büyük direnç gösterir. Bu direnç kimyasal dayanıklılıktır. Üstelik camın kimyasal dayanıklılığı ayarlanabilir bir özelliktir de. Camdaki alkali oranının yüksekliği camın kimyasal dayanıklılığını zayıflatırken boroksit, alüminyum oksit, çinko oksit ve zirkonyum oksit ise camın kimyasal dayanıklılığının artmasını sağlar. İşte bu özellik sayesinde de çözücü, parlayıcı birçok kimyasal cam kaplarda saklanabilir.
Camın mekanik özellikleri de mucizevi niteliktedir. Bazı özel yöntemlerle camın dayanıklılığı yüksek oranlarda artırılabilir. Sertleştirilmiş camlar oldukça dayanıklıdır. Tekme ile ya da çekiç darbeleri ile bile dağılmaz. Bunun yanında iki cam tabakasının arasına başka bir kimyasal ekleyerek cam daha da dayanıklı bir hale getirilebilir. İlginç olansa bu yöntemin tam da en ihtiyaç duyulan zamanda yani otomobil çağının başladığı yıllarda keşfedilmiş olmasıdır. 1903 yılında Fransız kimyager Edward Benedictus iki cam tabakasının arasına selüloz nitrat yerleştirerek üç katlı camı oluşturdu. Buluşu 1920'lerde arabaların ön camlarında kullanılmaya ve otomotiv endüstrisinde ciddi şekilde taklit edilmeye başlandı.
Camın bir başka önemli özelliği daha vardır ki onu hayatımızda bu dönemde önemli kılar. Ham maddesi boldur ve kolaylıkla bulunabilir. Eğer Allah dileseydi camın ham maddesi de altın ya da elmas gibi az rastlanan bir madde olabilirdi. Ve o zaman da ondan bugünkü kadar yararlanmak mümkün olmazdı. Allah tıpkı demir ve ateş gibi camı da insanlar için yaratmış ve insanların kullanımına vermiştir.
Bugün teknoloji ürünleri hayatımızın büyük bir alanını kaplıyor, işlerimizi kolaylaştırıyor, yaşam alanımızı genişletiyor. Artık çok daha fazla işi çok daha kısa zamanda tamamlayabiliyoruz. Uzun yolları kısa zamanda aşabiliyoruz. Günümüz teknolojisi elbette insan bilgi ve becerisinin ulaştığı seviyenin bir ürünüdür. Ancak asla unutulmaması gereken bir gerçek vardır. Teknolojiyi oluşturmak için gerekli olan maddeleri, en önemlisi de insana bu maddeyi işleyebilecek akıl ve beceriyi veren alemlerin Rabbi olan Allah'tır. Bu gerçeğin bilincinde olan her Müslüman, teknoloji ürünlerinin tümünün aslında Allah'ın nimetleri olduğunu bilmelidir. En önemlisi de bunları Allah'ın rızasına uygun şekilde kullanarak O'na şükretmelidir. Allah Kuran ayetlerinde yeryüzünün ve tüm evrenin insan için özel olarak ayarlandığını şöyle haber vermektedir:
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Allah kendi emriyle gemiler akıp gitsin ve onun fazlından ararsınız diye sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.” (Casiye Suresi, 12)
“Kendinden bir nimet olarak göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 13)