Sayın Adnan Oktar’ın 4 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Yalan konuştuğunu hissettiğimiz kişilere karşı nasıl davranmalıyız?
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, yani genellikle kafada bir sorun oluyor. Bizimle çok sık karşılaştığımız bir bela. Niye böyle bir delilik yapıyorlar anlamıyorum. Genellikle bir menfaat amacıyla yapıyorlar. Komik de duruyor, göz göre göre, yani insanın zekasıyla alay etmeyi bile amaçladıklarını zannetmiyorum. O kadar da kafalar çalışmıyor. Karşıdaki insanın zekasıyla alay etme amacına da değil. Karşı tarafın hiç fark edemeyeceği kanaatinde oluyorlar. Facia orada. Yani zekada o kadar ciddi bir sorun var ki akılda, karşı tarafın alenen ve açıkça göreceğini de fark edemiyorlar. Birisi yapar ama fark etmiyordur falan der. Bunlarda öyle bir konu da yok. Facia. Görüyorsunuz örneklerini çok sık.
Canımın içi güzel yüzlüm, sen tertemiz kızsın. Elinden yüzünden nur akıyor. Kibar ve değerlisin. Genç arkadaşlar, bak biz sürekli yayınlıyoruz, görüyorsun hepsi çok kıymetli, çok efendiler. Onlarla arkadaş ol. Öyle it-kopuk takımını da kalbini kırmadan uzaklaştırmak lazım. Onlar genellikle kendi aralarında küçük böyle mezbelelik arkadaşlıkları oluyor. Onlar da ayrı yaşıyorlar, onlar da bir kavim. Böcek gibi ayrı yaşıyor onlar. Ama sen kaliteli değerlisin. Onlarla muhatap olmadın mı konu biter. Öyle bir şey gördüğünde, benim kanaatim hiç konuyu uzatmadan uzaklaşmak. Bir de öyle tipler deli oluyor, pek iflah olmuyorlar. Bir iki yalan söyledi, üç yalan söyledi, bir daha yapmaz diye bir konu yok. Adam sürekli yalan söyler o zaten, hasta o. Çözüm, kalbini kırmadan uzak olmaktır. Ama bak görüyorsun yayına çıkan kardeşlerin hep çok dürüst, çok efendiler, çok sayıdasınız Allah'a çok şükür. Efendi genç arkadaşlarınla muhatap olursan, onlarla dost olursan konu kökünden hallolur.