Sayın Adnan Oktar'ın 24 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Zanda bulunmak, Kuran'da nasıl tarif edilir?
ADNAN OKTAR: Benim canım Hülya Avşar'ın gençliğine benziyor. Çok güzel, bayağı çekici, cazibeli, akıllı, güvenir bir insan. İffeti açık açık yüzünden belli oluyor. Güvenilir olduğu açık açık yüzünden belli oluyor. O özel bir ışıktır yüzde belli olan. Çekicilikten de kastım, o insanla görüşme, o insanla konuşma, o insanla dost olma duygusu vermesi. Bazı insan itici olur, görüşmek istemesin. Bazı insanlar cezbeder kendini. Onunla ahbap olmak, dost olmak, konuşmak istersin, yakın olmak istersin, ona güvenirsin, değer verirsin, öyle bir insan. Allah sağlık sıhhatle, uzun ömürle onu yaşatsın. Cennette de inşaAllah kardeş etsin.
“Zan ve tahminle yalan söylerler” diyor Allah. İki türlü açıklaması var. Bir, din adına yapılanlar var. Mesela hadis diyor, zan ve tahminle yalan söylemek, zaten hadis uydururken adam zanla söyler. Zan, zandır diyor ve tahmin ediyor zaten, herhalde söylemiştir diyor. O yüzden o itibar edildiği bir durum değil. Ama öbürü de mesela mümin hakkında hiçbir bilgisi yokken zanla Müslüman hakkında kötü konuşuyor. Zanla mesela basın şu an birçoğu bunu yapıyor, basından birçok insan. Zanla bir insan hakkında olumsuz konuşuyor. Zaten ana delil zan oluyor, zannetmesi yeterli oluyor. O, onun hakkında zanla konuşuyor, o onun. Kuran onu yasaklamış. Anlamı bu.
Hucurat Suresi 12'de Cenab-ı Allah: “Ey iman edenler, zandan çok kaçının çünkü zannın bir kısmı günahtır” diyor.
Yunus Suresi 36'da Cenab-ı Allah, şeytandan Allah'a sığınırım: “Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz” zan. Yani hadis zan üzerine oluyor zaten. Uydurma zanna uyuyor.