Hz. Mehdi, Hz. İsa ile bu bölgede buluşacak ve birlikte namaz kılacaklardır. Hz.
O sırada Meryem oğlu İsa (as) (yeryüzüne) iner. (Hz. Mehdi) ona imamlık teklif eder. Fakat o, (Hz.
Talib Alet-Temam vel kamal) Hz. İsanın Deccali Yok Etmesi ...Hz. İsa (as) onu (yakalamak) ister.
İsa (a.s.) ve Hz.
Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55) www.altincag.com Hz.
Hz. Mehdi (a.s.) ın, Muhakkak Çıkacağını Hadislerinde Bildirmiştir Hz.
Ancak sonuçta eğer bir insanın kalbinde yeterli Allah aşkı, iman coşkusu ve irade varsa, bu kimseler
Derin Allah korkusunu, Allah aşkını, Allah sevgisini, iman heyecanını kalbinde hisseden bir insan, imanından
Ve samimi iman eden bir insan için bu süreç hayatının son anına kadar aralıksız bir çabayla devam edecektir
Örneğin bir kişi Hz. İsa (a.s.) ı ve Hz.
Çünkü bu kişi Hz. İsa (a.s.) ve Hz.
Bir başka kişi ise Hz. İsa (a.s.) ve Hz.
ahirette kurtuluşa yöneltecek olan tavrın, nefislerinin kötü özelliklerinden sakınmak olduğunu bildirmiştir
İman eden bir insanın kalbindeki derin Allah sevgisi ve güçlü Allah korkusu, onu nefsinin kötülüklerine
her anında Rabbimizin hoşnut olacağı davranışlarda bulunmaya çalışır.
ZUHUR ETTİĞİNDE Allah iman edenlerin üzerinde öyle görme ve işitme güçleri tecelli ettirir ki, ARADA
(Muntakab el Ezhar, s. 483) İmam (a.s) (Hz.
ALLAH TEALA İNSANLARA ÖYLE BİR GÜÇ VERECEK Kİ, HERKES OLDUĞU YERDE ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)
) insan beyninin geliştirdiği bir inanç çeşidi olduğu gibi son derece cüretkar ve mantık dışı bir iddiaya
Her insan, aklının erdiği, Allahı kavradığı andan itibaren yaptıklarının tümünden sorumludur.
Dolayısıyla vicdanına uyan insan, hiçbir tereddüte düşmeksizin, Allaha teslim olur.
Mehdi (as)’ın çıkış alametidir
Mehdi (a.s.) devrinin bir alametidir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in belirttiği bir mucizedir.
Hafta sonu anında geliyor. Eskiden hafta sonu gelir miydi? Gün geçmezdi.
Ali (kv) buyurdu: “İmam Mehdi (as)’ın önünde Hz. Hızır (as) yürür.
Mehdi (as)’ı anlatmaz. Risale-i Nur’dan Hz. Mehdi (as)’ı anlatmazlar.
Bir de Hz. Mehdi (as) yenilmez söyleyeyim.
Allahın insanlar için yoktan var ettiği ve her an da yaratmaya devam ettiği sayısız nimet ve güzelliğe
İman edenler, kadere tam teslim oldukları için, bir olay planladıkları gibi olmasa da, çok sevdikleri
Allah Kuranda gerçekten iman edenler için korku ve üzüntü olmadığını şöyle haber verir: ...
Semadan bir münadi çıkacak ve Hak, ali-Muhammedindir , yerden de bir münadi çıkacak ve O da Hak, İsanın
Hak, İsanın alindedir (HAK HZ. İSA (A.S.) IN SOYUNDADIR) şeklinde bilgi yayacaklardır. Hz.
İsa (a.s.) in evlendiğini, çocuğu olduğunu, onun sülalesinin devam ettiğini ve zamanımızda onun soyundan
Hz. Eyyüp (as)’a Allah ciddi anlamda zorluklar vermişti.
Onun sonucunda da dileyen iman eder, dileyen de inkar eder.
anda bu anı yaşayıp bu kelimeleri konuştuğumuzda Hz.
Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’dan sonra çıkacak.
Mesih ve Mehdi (as)’nin vefatından sonra Yecüc ve Mecüc dünyayı istila edecek.
Hz. Mehdi (as) devrinde kurtulacaklarına dair işaret o ayetteki.
Mehdi (as) ve Hz. İsa Mesih (as). Ringe inmesi yani deccaliyeti tepelemeleri.
Ve Hz. İsa Mesih (as), Seyidina İsa Mesih (as) İbni Meryem.
Ama Hz. İsa Mesih (as)’dır illa inanın öyle bir şey yok.
İnsan iman etmekle diğer insanlardan çok daha üstün bir tavır içerisine girer.
Bütün hareket ve davranışlarına nüfuz eder. Şeytanın insanlar arasındaki temsilcisi haline gelir.
İblisin, Allaha isyan edip inkarcılardan olmasının altında yatan sebep de, enaniyeti yüzünden Hz.
Kişinin vicdanı vasıtasıyla ulaşabildiği bu doğru yol elbette samimi imana sahip insanlara verilen bir
Allahın, vicdanını kullanmayan, nefsine uyan bu kimseler için Kuranda verdiği hüküm şöyledir: Şüphesiz
, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.
(Al-i İmran Suresi, 155) Allah, Peygamberimiz Hz.
Allah, Kuran'da uymaları gereken emirleri, sakınmaları gereken yasakları insanlara bildirmiştir.
İnsanların ne kadar aciz olduklarını bilir.
İnsan aniden hiç beklemediği bir anda, hayatındaki olayların seyrinin değiştiğini görebilmektedir.
Bunun üzerine Musaya: Asanla denize vur diye vahyettik.
(Şuara Suresi, 62-63) Bir Müslümanın imanı, Allaha olan güveni, Hz. Musanın imanı gibi keskindir.
Ancak tarih boyunca, farklı bir durum daha tekerrür etmiştir: Allah Kim Allahı, Resûlünü ve iman edenleri
(Al-i İmran Suresi, 173) İman edenlerin Allahı vekil edinmelerinin karşılığı her zaman zafer olur.
Risale-i Nur, hem çok derin bir Kuran tefsiri, hem de materyalist felsefeyi çürüten ve iman hakikatlerini
Örneğin Hz.
Hz.
Müslümanlar bu güzel imkanı değerlendirerek her konuda samimi bir vicdan muhasebesi yapmalı, eksiklerini