Bir de Hıristiyan inançları vardı. Hıristiyan gelenekleri. Bir de Musevi gelenekleri.
Böyle baskı olması gerektiğine inandılar, böyle acı, gerilim, rahatsızlık.
Doğada pek çok örneğini gördüğümüz canlılar arasındaki bu kusursuz uyumu yaratan Allahtır.
Avize ağacı ve yuka güvesi arasındaki uyumlu beraberlik de bunun örneklerindendir.
Canlılar arasında pek çok örneğini gördüğümüz bu kusursuz uyumu yaratan Allahtır.
Bu yanlış örnekler nedeniyle birçok insanın zihninde Müslüman denilince, katı, sevgisiz, neşesiz, sanattan
Allah, doğadaki örnekleri de teknolojik benzerlerini de bize birer nimet olarak yaratır.
Sanattan uzak yaşamanın sebep olduğu kavrukluğa birkaç örnek verelim. 1.
BİR KERE HARAMA GİRERSİN, orada Müslümanlar var, Allaha inananlar var, Ehl-i Kitap var.
Fakat inanç olarak bunun mümkün olmadığı anlatılması gerekiyor .
İran inancında da, yani Caferi inançta da haramdır. Atom bombası zaten kullanamaz onlar...
Her iki din de bu konuları inançlarının temelinde tutar.
Elbetteki bir Müslüman, Tevratın tahrif olmuş yönlerini ve İslama muhalif inanç şekilllerini hiçbir şekilde
Ehlinden, Allah a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah a derin saygı gösterenler olarak- inananlar
Bu değerler arasında yer alan din ve inanç özgürlüğünün çiğnenmesini ise görmezden geliyorlar.
Ne var ki bu azınlığa inanan kişi sayısı çok.
Örneğin İngiltere konuyu referanduma götürmeyi planlıyor.
Darwinizm, işte böylesine sapkın bir inanç şeklidir.
birer hayvan olarak görürse, yaşantısındaki her şeyin, kendisinin bile tesadüflerin eseri olduğuna inanırsa
Allah inancı, böyle bir insanın yepyeni, tertemiz bir bakış açısıyla, mutmain, huzurlu ve sevgi dolu