ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan yüce Allah'ın sözüdür.
Allah bir ayetinde Kuran'la ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:</p><p class="ayet"><strong>“Eğer o, Allah'tan
İnsana düşen ise Allah'ın indirdiği bu ilahi kitaba sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul
<p>"Allah'ın varlığının apaçık delillerini görebilmek 2" belgeselinden</p><p> </p><p><strong>İman
hakikatleri Allah'ı gereği gibi takdir edebilmeyi sağlar</strong></p><p> </p><p>İman hakikatleri
üzerinde gereği gibi düşünen bir insan, her zaman Allah'ın tecellilerini görmeye başlayacak ve Allah'ın
Savaşı başlatan asıl neden buna karar veren insanların ideolojisidir.
Savaşmayı, kan dökmeyi ve acı çektirmeyi insanın doğasının bir parçası olarak gören bir ideoloji vardır
Sosyal Darwinizm yanılgılarına göre zaten insanların var olma amacı da budur.
Allah insana kendi yaratılışı üzerinde düşünmesi gerektiğini şöyle hatırlatır:</p><p class="ayet"><strong
Allah bir ayette şöyle bildirir:</p><p class="ayet"><strong>“Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini
Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç getirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını
var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan yüce Allah'ın sözüdür.
Allah bir ayetinde Kuran'la ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:</p><p class="ayet"><strong>“Eğer o, Allah'tan
İnsana düşen ise Allah'ın indirdiği bu ilahi kitaba sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul
gibi hiç durmadan akar ve her insan ahirete doğru sürekli bir geri sayım içinde yaşar.
Hayat kısadır ama insanın ruhu Allah'ın dilemesiyle sonsuza kadar yaşayacaktır.
Sonuçta ise ortaya çıkan koskoca ömürden geriye ancak 3 ila 5 senelik bir vaktin kaldığıdır.
Bu kürk üç kattan oluşur. İlk kat birbiri üzerine yapışmış dış tüylerdir.
Üçüncü ve son katman ise kalın bir yağ tabakasıdır.
Bu özel damar ağı sayesinde penguenler vücut ıslarını asla kaybetmezler ve ayakları da üşümez.
Yapay kalpteki pompalarda bir kap vardır.
Bu kabın içindeki kanı pompalamak için ise ayrı bir sistem bulunur.
Çünkü tüm duayı ve insanı yaratmış olan Allah, sonsuz akıl ve bilgi sahibidir.
</p><p>Darwin'in İnsanın Türeyişi adlı kitabı ise tam anlamıyla katı bir ırkçılık ortaya koymuştu.
Şüphesiz Allah katında sizin en üstüne olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.
Ancak Allah'ın öğrettiği ahlakın bir gereği olan bu yaklaşım yerine, batı dünyasında 20. yüzyılın başlarında
</strong> (Talak Suresi, 5-6)</p><p>Allah insanı göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünmeye çağırır
Allah katında olansa daha hayırlı ve daha süreklidir.
</strong> (Nahl Suresi, 66)</p><p>Allah insanı ahireti, kıyamet ve hesap gününü düşünmeye çağırır.
</p><p>Buldukları her kalıntı ise tarih adına bir keşif, canlılığın ve insanın geçmişine ışık tutabilecek
Ama hiçbir kutlama yaşanmadı, hiçbir sevinç ifade edilmedi. Peki neden?
Bu üstün yaratıcı ise alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.
Bediüzzaman Said Nursi, Deccalin İslam dünyasını baskı altına alacağını, salih Müslümanlara zor ve çetin
istifade ederek az bir kuvvetle nevi beşeri (insanları) herc-ü merc (darmadağın) eder ve koca ALEM-İ İSLAMI
(Hizmet Rehberi, s. 86) Bediüzzamanın açıklamalarından anlaşıldığı üzere Deccal, iman etmeyenleri ve
nbsp;</p><p>Peygamberimiz (sav) insanları hem cehennem azabına karşı uyarıp korkutmuş hem de onları Allah'ın
Allah, bu nedenle Nisa Suresi’nin 84.
</strong> (Hz.
color="#000000"><font face="Calibri"><font size="3">Ölüm anında ruh, bu dünyadaki insanların
Hayat boyu “ben” dediğiniz ve sahiplendiğiniz o beden, sıradan bir et parçası haline
Sonra o kaçınılmaz yere, mezara gelinecek. Üstünde sizin isminiz yazılı...
Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı
Diğer insanların düşünce ve duyguları ise ya ikinci plandadır ya da hiç dikkate alınmaz.
İman eden bir insan, diğer müminlerin tüm ihtiyaçlarını kendinden çok düşünür.
</p><p>Darwin'in İnsanın Türeyişi adlı kitabı ise tam anlamıyla katı bir ırkçılık ortaya koymuştu.
Şüphesiz Allah katında sizin en üstüne olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.
Ancak Allah'ın öğrettiği ahlakın bir gereği olan bu yaklaşım yerine, batı dünyasında 20. yüzyılın başlarında