HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Darwin ve Galton

Darwin ve Galton

Harun Yahya
20218
12 Aralık, 2015
Belgesellerden Seçme Bölümler
Tarih, Politika ve Strateji

"Faşizmin kanlı tarihi 1" belgeselinden.


DARWİN VE GALTON

 

Türlerin Kökeni 1859'da İngiltere'de yayınlandı. Kitabın yazarı Charles Darwin'di. Darwin, kitabında canlılığın kökenini açıklamaya çalışmış ve hepsinin sözde ortak bir atadan evrimleşerek geldiğini iddia etmişti. Bir başka bilim dışı iddia ise, canlılar arasında bencil ve acımasız bir yaşam mücadelesinin hüküm sürdüğüydü. Kitabının adı bu düşüncesini açık bir biçimde ortaya koyuyordu. Türlerin Kökeni. Doğal seleksiyon ya da kayırılmış ırkların yaşam mücadelesinde korunması yoluyla.

Darwin'in İnsanın Türeyişi adlı kitabı ise tam anlamıyla katı bir ırkçılık ortaya koymuştu. Darwin'in hezeyanlarına göre bazı ırklar, diğer insanlara göre daha çok evrimleşmiş ve ilerlemişlerdi. Asyalılar, Türkler ve Zenciler ise neredeyse hala maymunlarla aynı düzeydeydi.

Darwin, kitabında çirkin bir kehanete de yer veriyordu. Ona göre evrim kuralları gereğince zayıflar yakında yok olacaktı. Darwin, kitabının ilk bölümlerini hayvan yetiştiriciliği konusuna ayırmıştı. Verimli at cinsleri ortaya çıkarabilmek için nesiller boyunca sadece sağlıklı ırkları çiftleştirmek gerektiğini söylemişti.

İnsanın Türeyişi adlı kitabında daha da ileri giderek bu yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilir olduğunu ileri sürecekti. İnsanı bir tür hayvan türü olarak gören Darwin, onun da hayvanlar gibi ıslah edilebileceğini düşünüyordu. Darwin'in tüm bu fikirlerinin büyük birer yanılgı olduğu sonradan anlaşılacaktı. Ancak o dönemin ilkel bilim düzeyi içinde bunu pek az kimse fark edebildi.

Aynı sıralarda Darwin'in ateşli bir hayranı ve takipçisi ortaya çıktı. Bu kişi Darwin'in kuzeni Francis Galton'du. Hayatımın Anıları başlıklı otobiyografisinde şöyle yazıyordu:

 

“1859 yılında Türlerin Kökeni’nin Charles Darwin tarafından yayımlanması, insanoğlunun genel düşüncesinde olduğu gibi benim kişisel zihni gelişmemde de çok büyük bir dönüm noktası olmuştu. Bu kitabın etkisi, bir sürü dogmatik engelin tek bir darbe ile bir anda yıkılması, tüm eski otoritelere karşı bir isyan ruhunun yükselmesi anlamına geliyordu.”

 

Galton'un kendi cahil bakış açısıyla dogmatik engeller ve eski otoriteler gibi kavramlarla kötülemeye çalıştığı dini inançlar ve dini kurumlardı.

Galton, ırkçı fikirlerini ilk olarak 1869'daki Kalıtsal Deha adlı kitabında açıkladı. Kitapta, İngiliz milletinin fizyolojisinde genetik olarak diğerlerinden üstün olan ayrı bir kanın bulunduğunu öne sürdü. Galton'a göre bu kanın korunması için önlemler alınması gerekiyordu. Bu önlemlerden biri, evliliklerin evrimsel amaç gözetilerek yasayla düzenlenmesiydi. Böylece çok üstün bir insan ırkı üretilebilecekti. Galton, bu ırkçı-evrimci teorisine isim bulmak için de fikirlerinin bir zamanlar somut şekilde uygulandığı putperest dünyaya yöneldi. Yunanca iyi doğum anlamına gelen öjeni kelimesini o ortaya attı ve yaygınlaştırdı.

Eugenie-Öjeni, dönemin ilkel bilim anlayışı içinde kısa sürede yaygın bir destek kazandı. 1901 yılında Londra Üniversitesi bünyesinde Öjeni Eğitim Derneği kuruldu. Hemen ardından kurulan İngiliz Öjeni Derneği ise toplumdaki tüm engellilerin kısırlaştırılması gerektiğini savundu. Dernek, asil ailelere mensup kraliyet üyelerini överken, büyük bir sapkınlıkla diğer ırkların üyelerine gelişmemiş bir hayvan türü gözüyle bakıyordu.

Charles Darwin'in oğlu Leonard Darwin, 1911-1928 yılları arasında bu derneğin başkanı ve gelmiş geçmiş en aktif üyesiydi. Öjeni, İngiltere'den sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde de kendine taraftarlar buldu. 1920'li ve 30'lu yıllarda Amerika'daki evrimci çevreler, Öjeni konusunda büyük bir propaganda yürüttü. Bazı eyaletlerde kısırlaştırma yasaları olarak bilinen ırkçı kanunlar bile çıkarıldı. Aynı tarihlerde Avrupa'da da paralel gelişmeler yaşanmaktaydı. Ancak bu gelişmelerin inanılmaz bir insan kıyımına dönüşeceğinden henüz kimsenin haberi yoktu.

Temelleri putperest barbar kavimler tarafından atılan, 19. yüzyılda ise Charles Darwin ve kuzeni Francis Galton tarafından sözde bilimsel bir temeli oturtularak yaygınlaştırılmaya çalışan Öjeni, gerçekte büyük bir insanlık suçudur.

Amerika Birleşik Devletleri'nde 1920'lerde yürütülen kapsamlı propaganda sonucunda çıkarılan kısırlaştırma yasaları, bugün aynı ülkenin vatandaşları tarafından yüz karası bir ırkçılık örneği olarak kabul edilmektedir. Dahası, Öjeni teorisinin bilimsel gerçeklere tamamen aykırı bir hurafe olduğu da ispat edilmiştir. 2000'li yıllarda çıkarılan insan genom haritası, farklı insan ırkları ve bireylerinin arasındaki genetik farkın çok çok küçük olduğunu ve bu farklılıklara dayalı bir ürüne politikası geliştirmeye çalışmanın çok saçma olduğunu göstermiştir. Allah insan ırklarını eşit yaratmıştır. Bu durum Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

Şeytandan Allah'a sığınırım:

“Ey insanlar! Gerçekten biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında sizin en üstüne olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, haber alandır.” (Hucurat Suresi, 13)

 Zayıf ve kalıtsal yönden hasta olan insanlara karşı olması gereken tutum ise onlara şefkat ve merhamet göstermek, tedavi etmek, korumak ve kollamak olmalıdır. Ancak Allah'ın öğrettiği ahlakın bir gereği olan bu yaklaşım yerine, batı dünyasında 20. yüzyılın başlarında putperest kültürün ve evrim teorisinin bir sonucu olan Öjeni yaklaşımı kabul görmüştür. Bu putperest ve evrimci teorinin ne denli büyük bir vahşete yol açtığı ise asıl olarak Nazi Almanya'sını incelediğimizde ortaya çıkmaktadır. Bu incelemeyi yapabilmek için de Almanya'nın yakın geçmişinde yetiştirdiği fikir adamlarını mercek altına almak gerekir.

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Charles Darwin
Faşizm
Francis Galton