Yabancı Basın Toplantısı, 8 Mart 2008 Adnan Oktar: Türk İslam birliği olduğunda Avrupa tam anlamıyla
anlaşmayla sınırları kaldıran dört ülkede yüzde 5 olarak baklanan 2010 ortalama büyüme hızı, Euro Bölgesinin tam
anlaşmayla sınırları kaldıran dört ülkede yüzde 5 olarak baklanan 2010 ortalama büyüme hızı, Euro Bölgesinin tam
konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiyenin Ermenistan ile sınırını açmak ve komşularıyla tam
konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiyenin Ermenistan ile sınırını açmak ve komşularıyla tam
Çünkü ateistler ve masonlar, ateist Siyonistler tam ittifak halindeler.
Ve Türkiyenin de tam anlamıyla Avrupa demokrasisini benimsemesini hatta daha ileri geçmesini isterim.
hallolması, pasaportun kalkması, kardeşlerin birbirleri ile kucaklaşması, dostluk ve sevgi havasının tam
hallolması, pasaportun kalkması, kardeşlerin birbirleri ile kucaklaşması, dostluk ve sevgi havasının tam
Rusyada da kilit noktaları İngiliz derin devleti tutmuş.
Rusyanın da kilit noktalarını aynı buradaki FETÖ örgütlenmesi gibi İngiliz derin devleti mensupları tutmuşlar
Münafığın bir de hayret edecek bir özelliği vardır, yüzü masktır hayasızlık yüzüne tam oturmuştur.
Bir dahaki ay geliyor, tam bir karar veremedik, diyor.
Bak tam istediğim söz.
Bir dahaki ay geliyor, tam bir karar veremedik, diyor.
Bak tam istediğim söz.
Devleti güçlendirme adına alınan kararlar ve uygulamalar terörü azaltmak etki sahasını daraltmak yerine tam
Bu da operasyonların arzulananın tam aksi sonuçlar doğurmasına neden olmuştur.
göstermeyen bir televizyonu hemen bir teknik servise ya da tamirciye götürür, fonksiyonlarını yeniden tam
Eğer bilgisayarın ya da telefonun tam olarak neye yaradığının farkında olmasaydık, yine bizim için önemli
Husilerin silahlı hak arayışı mücadelesi çatışmalara yol açıyor gibi görünse de, aslında yaşananın tam
Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı.