Allah (cc) a olan sadakatleri onları daima şevkle Allah (cc) yolunda hizmet etmeye ve Allah (cc) ın rızasını
manevi nimetlerin yerini tutamaz.
Allah (cc) insanlara ancak Kendisine samimi olarak yöneldikleri takdirde gerçek mutluluğu, huzur ve iç
Yani Allah’ı seven, Allah’a saygı gösteren iyi bir insan olduğuna, dürüst
Allah’ı sevmede kalbini tutan çember açılmış oluyor, ferahlamış oluyor ve Allah&rsquo
Yoksa Allah ne yapsın ibadeti tabii? Hiçbir anlamı yok Allah için.
<strong>“O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur.
Allah, müşriklerin şirk koştuklarından çok yücedir.”
Dahası Allah'ın dilediği anda bütün nimetleri geri alabileceğini, tüm canlıların ölümlü olduğunu da unutmamalıdır
(Buhari, Bedü l-Halk 8, Tefsir, Vakıa 1; Müslim, Cennet 6, (2826); Tirmizi, Cennet 1, (2525).)
Dünya nimetleri, Rabbimizin kullarına bir lütfudur.
Allah seni burası için mi yarattı? Yoksa öbür alem için mi yaratıldın?...
(Doğrusunu Allah bilir).
Mehdi (a.s.) ın rehberi Yüce Allahın Kitabı Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in sünneti
Mehdi (a.s.) ı bulun, tabi olun, size cennet gibi bir dünya meydana getireyim diyor Cenab-ı Allah....
Ve Allah insanın içine, güzel olan herşeye karşı bir özenme ve istek duyma hissi de vermiştir.
Allah kullarının yalnızca bir heves içinde mi yoksa gerçekten çok samimi bir talep içinde mi olduklarını
(Necm Suresi, 39-41) O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.
Bunun nedeni ise vicdanın kaynağıdır; vicdan Allahın ilhamıdır.
Vicdanın Allahın ilhamı olduğu Kuran-ı Kerimin Şems Suresinde şöyle bildirilmektedir: Nefse ve ona bir
düzen içinde biçim verene .
Her an ihtiyaç içindedir ve Allah (cc) ın kendisine an an verdiği binlerce nimete muhtaçtır.
Aklını beğenen ve içinde bulunduğu acizliği unutup Allaha karşı büyüklenen bir kimse ise, herşeyden önce
Müminler ise, bu tavırdan sakındıkları için Allah (cc) ın izniyle cennetle ödüllendirileceklerdir: İşte
Kendini yücelterek, Allahın rızasını ve cennetteki mekanını gözden çıkarmış olan ve bu uğurda dünya hayatı
Gururunu Allahın sevgisine ve Onun verdiği nimetlere tercih etmesi, gururunun şiddetinden dünyanın ömrü
Böyle bir insan Allahın dostudur, Allaha sürekli şükredicidir.
Allah (cc), Hz.
Bundan dolayı yalnızca Allah (cc) a minnet duyar.
bildiği için asıl olarak Rabbimize minnet duyar ve Ona içten ve coşkulu bir sevgiyle bağlanır.
Yani, sevgilerinde Allahın rızasını, rahmetini ve cennetini gözetmez, dünyevi birtakım beklentilere göre
Çünkü sevgi Allahın insanlara çok güzel bir nimetidir.
Müminlerin Allaha olan sevgileri Kuranda şöyle bildirilmiştir: İnsanlar içinde, Allahtan başkasını eş
;</p><p>Müminler arasında Allah'a en yakın, onunla bağlantısı en güçlü olanlar Allah'ın elçileridir.
Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.”
Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile.
Bir Kuran ayetini birisine öğretsen bir nimettir. Bir iman hakikati öğretsen nimettir.
Atomun yapısını anlatsan bir nimettir. Onu araştırsan bir nimettir.
Allah’ın güzelliğini anlatıyor.
Yalnızca Allah'a ibadet etmek.
İsa (as)’ın da çamurdan kuş biçiminde bir şey yaptığı, sonra bunun içine üflediğinde Allah'ın dilemesiyle
Allah cennetteki tüm detayları, yüksek köşkleri, güzel konakları, yiyecekleri, meyveleri, sebzeleri ve
Onda yaşamak, Allah'ın tecellilerinden zevk almak elbette bir nimettir ve Allah'tan istenir.
Elbette bir müminin daha çok şükretmek ve cenneti anmak için Allah'tan nimet istemesi meşru ve güzel
Ancak Allah'ı ve ahireti unutarak yalnızca dünya hırsı için nimet peşinde koşan inkarcı insanların içinde
(Tirmizî, Şemâil, 1) Sonuç: En Yüksek Kalite Cennettedir Kalite ve güzellik, Allah aşkının bir tecellisidir
Mümin cennetten geldiği için, ruhunda cennete yönelme arzusu vardır.
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler
Oysa ki kalbi sürekli Allah ile beraber olan ve ahiretteki sonsuz cennet hayatını kazanma şevki içinde
yaşayan bir mümin, Allahın bir nimeti olarak güçlü bir ruh derinliğine sahiptir.
Basitliği yaşayan kimseler ise Allahın bu nimetlerinden habersizdirler; dolayısıyla ruh derinliği bu