Peygamberimiz (sav) tam bir teslimiyetle Allah'a teslim olmuştur
"Resulullah'a (sav) Uymak" belgeselinden.
PEYGAMBERİMİZ (SAV) TAM BİR TESLİMİYETLE ALLAH'A TESLİM OLMUŞTUR
Müminler arasında Allah'a en yakın, onunla bağlantısı en güçlü olanlar Allah'ın elçileridir. Zorluk anlarında gösterdikleri tevekkül bunun göstergelerinden biridir. Allah'ın en takva kullarından biri olan (sav)’in hayatı da bütün insanlık için bir sabır, teslimiyet ve tevekkül örneğidir. Yaşamı boyunca birçok denemelerden geçirilmiş, inkarcıların çok çeşitli tuzaklarıyla karşılaşmış ve asılsız iftiralara uğramıştır. Allah şu ayetiyle Peygamberimiz (sav)’e zorluk çıkaranlara karşı tevekküllü davranmasını bildirmiştir:
“Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır. Bir musibet isabet edince ise, biz önceden tedbirimizi almıştık derler ve sevinç içinde dönüp giderler. De ki, Allah'ın bizim için yazdıkları dışında bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.” (Tevbe Suresi, 50-51)
Peygamberimiz (sav) de hayatı boyunca Rabbimizin bu emrine uygun olarak davranmıştır. Hangi koşullarda olursa olsun Allah'ın yaratmış olduğu olayların hepsinde mutlaka bir hayır olduğunu düşünerek hareket etmiştir. Allah bu teslimiyetli tavrı karşısında onu daima güçlü ve başarılı kılmıştır. Resulullah (sav) tevekkülüyle tüm Müslümanlara örnek olmuş ve insanın Allah'tan gelecek bir şeyi değiştirmeye asla güç yetiremeyeceğini bizlere şöyle hatırlatmıştır:
“Bir nefse takdir edilmiş olan şey mutlaka olur. Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile. Zira kullar Allah'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için bir araya gelseler bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için bir araya gelseler buna da muktedir olamazlar.” (Kütüb-i Sitte Muhtasar, Tercüme ve şerhi. 16. Cilt, s. 314)
Peygamberimiz (sav)’in sünnetine uyan her müminin de musibet gibi görünen olayları onun gibi tevekküllü karşılaması ve bu olayların ardındaki hayırları görmesi gerekir. Önemli olan zor anları güzellikle karşılayabilmektir. Hangi koşulda olursa olsun, güzel ahlakından asla taviz vermeyen, her olayı büyük bir olgunluk ve tevekkülle karşılayan, olayların hikmetlerini ve hayırlı yönlerini gören bir kişi olabilmektir. Kadere tam teslim olmuş kişi için onu korkutacak ya da hüzne sürükleyecek hiçbir şey yoktur. Allah, inanan kullarına hem dünyada hem ahirette en güzel hayatı yaşatacak ve rızasına uydukları sürece kendi koruması altında tutacaktır. Peygamberimiz (sav) de bir hadisinde zorluk dönemlerinde sabırlı ve tevekküllü olmanın önemini bizlere şöyle hatırlatmıştır:
“Sen, yakinî bir imanla, tam bir rızayla Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış. Şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var. Şunu da bil ki, nusret sabırla birlikte gelir. Kurtuluş da sıkıntıyla gelir. Zorlukta da kolaylık vardır. Bir zorluk, iki kolaylığı asla galebe çalamayacaktır.” (Kütüb-i Sitte Muhtasar, Tercüme ve şerhi. Prof Dr. İbrahim Canan, 16. Cilt, s. 315)
