Haksızlığa uğrayan kişinin mağduriyeti dünyada son bulmasa bile, hesap günü onu haksızlığa uğratan kişiler
Şunu da unutmamak gerekir, bu yalnızca Allah'a samimi olarak iman eden ve kadere teslim olanların yaşayabilecekleri
Ancak imanı zayıf olan veya iman etmeyen insanlar bu nimetin kıymetini bilmezler.
Müslümanlardan söz konusu zulme karşı koymak isteyenlere Peygamberimiz (sav) cevabı şöyle olmuştur:
Peygamberimiz (sav)’in kendisini ve topluluğunu savunma izni Medine'ye
Ve tekrar altını çizerek belirtelim ki, Peygamberimiz (sav) ‘e ve Müslümanlara yönelik zulüm yapanlara
Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz-dağlar ve ırmaklar kılandır.
Günümüz bilimi, Dünya yüzeyinin eski dönemlerde günümüzden farklı bir görünüme sahip olduğunu kabul etmektedir
Ünlü Alman bilim adamı Alfred Lothar Wegener, 1915 te Die Entstehung der Kontinente und Ozeane (Kıtaların
Ağır bir hastalığa yakalanan bir kişi bu sayede dünyanın geçiciliğinin farkına varır.
Yaşadığı amansız hastalıktan kurtulmak için de Allah'a daha sık ve içtenlikle dua eder.
İşte ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir.”
Kuranda Allahın bu hükmü şöyle bildirilmektedir: Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay
etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden
İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir.
İMAM RABBANİ, MEHDİ VESİLESİYLE HİDAYETİN TÜM DÜNYAYA YAYILACAĞINI ANLATMIŞTIR İmamı Rabbani Mektubatında
Yer küresinin ortasından ta arşa kadar herkese rüşd, hidayet, iman, marifet Mehdinin yolu ile gelir.
zamanda böyle bir cevher İmam Mehdi dünyaya gelir, kararmış olan alem Mehdinin gelmesiyle aydınlanır
İZLEYİCİ SORUSU: Peygamberimizin sakalı şerifi şifa mıdır?
ADNAN OKTAR: Yani şöyle; Peygamberimiz (sav)’i sevdiğimiz için sakalı
İnce bir, Peygamberimiz (sav)’in sakalından bir parçayı putlaştırmış oluyor. Ayıp, olmaz.
Yüksek ilim sahibi, değerli İslam alimi İmam Gazali de bir sözünde bu konuyu hatırlatmış; geçici dünya
Dünyadaki hükümdarların rütbeleri onların sahip oldukları makamların yanında küçük ve sönük kalır, onlarla
insanları bu yönde akılcı bir şekilde düşünmeye davet etmiştir: Bil ki, gamlar ve kederlerin (ki bunlar
ŞU ZAMANDA BİR ADAMIN BİR GÜNAHI BİR KALMIYOR, BAZEN BÜYÜR, SİRAYET EDER (YAYILIR), YÜZ OLUR. (...)
(ESKİ SAİD DÖNEMİ ESERLERİ, HUTBE-İ ŞAMİYE, S. 350-1)
kimseye söz hakkı tanımadan konuşanlar karakter sahibi, güçlü, saygın kişilerdir mantığı toplum içinde son
Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şeriflerinde, Allahın anılması dışındaki gereksiz konuşmalarla
Şunu bilin ki, insanların Allaha en uzak olanı kalbi katı olanlardır.
Yedi-sekiz, yedi onda sekiz. İki kere bak, başka hiçbir ayette yok, sırf burda var.
Onlara karşı derin bir şefkat, merhamet oldu. Cenab-ı Allahın şehit olarak aldıkları da...
Nasıl dünya boş değildir, sürekli dünyaya insan geliyor, değil mi, sürekli çocuklar gelmiyor mu dünyaya
İman etmeyen insanlar kendilerini Allahtan bağımsız görürler.
Olayları yönlendirenin kendileri olduğunu düşündüklerinden sürekli bunun gerilimi içlerinde yaşarlar.
Yıllarca çalışıp istediği parayı elde ettiğindeyse aile kurma telaşı içine girer.
Cennete layık olanlar ise bu sevgiyi en saf ve en derin haliyle yaşayan kimseler, yani müminlerdir.
O Rahmanın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları
zaman Selam derler.
da önemlisi bu sorunun kabullenilmişliği...
Üstünlük, ayetlerde ve Peygamber Efendimiz (sav) in hadislerinde de buyrulduğu gibi ancak iyi huy ve
Kadınlara yönelik bu gibi katı tutumların çok büyük bir bölümü, kaynağını Peygamberimiz (sav) e ait olmayan
Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan
Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir.
İnsanlar ahireti düşünmeden, iman etmeden, sadece dünyadaki çıkarları için yaşadıklarında adeta şeytanın
çok hitap eden konuları telkin ederek, sürekli boş konuşmalara sevk eder.
gibi konular insanların günlük hayatlarının tamamını meşgul eder.
Onda boş bir söz işitmezler; sadece selam(ı işitirler).
, onlara hayranlık duyar.
Onlara şekil ve anlam kazandıran, onlara akıl ve yetenek bahşeden, tüm bu sistemleri kusursuzca yaratan
(Haşr Suresi, 24)Gerçek hayranlık, insanın ortaya koyduğu eserlere değil, o eserleri mümkün kılan, her