Bereketini görmezsin. Eş alıyorsun, putlaştırmışsın, Allah'a adamamışsın.
Bu nedenle yaşlanmayı, zamanla eskiyip yıpranmayı kabul etmek istemez.
Böyle değerli hizmet etmiş muhteşem bir insanı hakkıyla takdir eder ve etmelidir.
Yoksa Peygamberimiz (sav) daha saklamak istiyor, devam etmek istiyor.
Çünkü yaratılış gerçeği engellenemez bir şekilde dalga dalga yayılmaya devam etmektedir.
Bu bölümde gördüğümüz, duyduğumuz ve hissettiğimiz tüm dünyanın aslında beynimizde oluşan algılardan
sinyaline dönüşerek üç boyutlu bir görüntüye dönüştüğünü, renklerin gerçekte dış dünyada var olmadığını ve
ortamda nasıl ışıl ışıl bir dünya oluşturduğunu, duyduğumuz seslerin gerçekte dışarıda bulunmadığını ve
Bilinç, algı, ruh ve gerçeklik arasındaki ilişkiye odaklanan bu bölüm, insanın dünyaya bakışını köklü
Gördüğümüz, duyduğumuz ve dokunduğumuz her şeyin aslının değil, beynimizde oluşan kopyasını algıladığımız
Göz sadece ışığı içeri alır; görüntüyü oluşturan ve gören, beynimizin arkasındaki küçük merkezdir.
Bu hakikati gören insan için hayat bambaşka bir derinlik kazanır; adalet, akıl ve vicdan çok daha güçlü
uzanan geniş bir yelpazede, insanlığın aynı temel soru etrafında yoğunlaştığı görülüyor: Gerçeklik nedir ve
ilgilidir Her insan farkında olsa da olmasa da bu gerçekle iç içe yaşar Ancak sadece dikkatli samimi ve