böyle bir soy ağacının var olması için maymunlardan insanlara aşamalı bir evrim yaşanmış ve bunun fosillerinin
Günümüz insanından tek farkları, iskeletlerinin biraz daha güçlü ve kafatası hacmi ortalamalarının biraz
Neandertaller bir insan ırkıdır ve bugün artık bu gerçek hemen herkes tarafından kabul edilmektedir.
Günümüz denizlerinde yaşayan kum balıklarıyla aynı olan bu fosil, evrim teorisinin geçersizliğinin bir
sindirim sisteminin sadece bir kısmı oluşmuş, gözünün biri henüz meydana gelmemiş garip bir kum balığı fosiline
Bulunan her kum balığı fosili, günümüzdeki kum balıklarının sahip olduğu görünüme ve yapıya tam olarak
geliştikleri yani küçük değişiklikler geçirerek ilkelden gelişmişe doğru evrimleştikleri iddiasında olan Darwinizm
Hiçbir bilimsel değeri olmayan hayali yarı maymun yarı insan çizimlerle, her bulunan fosilde Kayıp halka
Oysa fosiller, bu haberlerin ve içeriklerindeki iddiaların birer safsatadan ibaret olduğunu göstermektedir
Resimdeki 95 milyon yaşındaki kum balığı fosilinde olduğu gibi, tüm fosiller canlıların milyonlarca yıl
Darwinistlerin, omugasızlardan balıklara, balıklardan sürüngenlere, sürüngenlerden memelilere ve kuşlara
geçişi gösteren tek bir delil dahi sunamamaları, en büyük açmazlarıdır.
aşamaları gösteren fosil delillerinin olmaması, aşamalı evrim teorisi için kalıcı ve rahatsız edici
Darwinistler canlı türlerinin birbirlerinden uzun zamanlar içinde evrimleşerek çoğaldıklarını iddia ederken
Fosil kayıtlarında izi görülen tüm canlıların hiçbir değişime uğramadıkları gerçeğinin evrim teorisini
Evrimciler düşünmemekte ve kavramamakta ısrar etseler de, resimdeki 95 milyon yıllık kum balığı fosili
Kum kabarcığı yengeçleri, bazı tropikal bölgelerindeki kum plajlarında yaşarlar.
Oysa bu özellikler hakkında objektif olarak söylenebilecek tek şey, bunların, insanı diğer canlılardan
(Henry Gee, In Search Of Deep Time: Beyond The Fossil Record To A New Hıstory Of Life, The Free Press
Oysa insana atfedilen fosil kaydı içinde beyin hacminin kademelerle geliştiğine dair hiçbir bilimsel
Çünkü Kuranda şöyle buyrulur: Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde
Su içine yuva yapan kunduzlar, öncelikle baraj yaparak suyun akışını yavaşlatırlar
ve suyun yükselerek yapay bir göl oluşturmasını sağlarlar.
ırmağın aşağısına bakan yüzüne dik, yukarısına bakan yüzüneyse 45 derece eğimli yaparlar
Bu durumda tek bir açıklama kalıyor: Bazı askeri yetkililer masum Afganlıların hayatlarına yeterince
değer vermiyor; terörle mücadelenin göz ardı edilebilir bir bedeli gibi düşünüyor olabilir.
Beklenmedik gelişmenin tüm kaynaklarca teyit edilmesiyle, çeşitli yorumlar ardı ardına gelmeye başladı
Bu gerçek göz ardı edildiği sürece Taliban ayakta kalacaktır.
Taliban şehri terk ederken para, silahlar ve araçlara el koyarak çıkacak.
terörünün bitmesi, Afgan kardeşlerimizin yaşadıkları acıların, sıkıntıların ve zulmün sona ermesi için tek
terörünün bitmesi, Afgan kardeşlerimizin yaşadıkları acıların, sıkıntıların ve zulmün sona ermesi için tek
terörünün bitmesi, Afgan kardeşlerimizin yaşadıkları acıların, sıkıntıların ve zulmün sona ermesi için tek
terörünün bitmesi, Afgan kardeşlerimizin yaşadıkları acıların, sıkıntıların ve zulmün sona ermesi için tek
Yuvalarında ve avlandıkları yerlerde, yaşadıkları gölden aldıkları çamurla küçük tepecikler yaparlar.
Bunu da ağaç gövdesini ustaca kemirerek yaparlar.
Kunduzlar daha sonra bu ağaçları tek tek dallarına ayırır ve bunları devirdikleri en büyük kütüğün önüne
Akarsuyun uzağında kalan ağaçları tek tek dallarına ayırır ve sonra da bunları sürükleyerek barajlarına
Birkaç aylık emeklerinin sonunda ortaya çıkan manzara tek kelimeyle muhteşemdir.
Barajı inşa ederken bir yandan da kendi yuvalarını yaparlar.
Bazen kunduzlar yuvalarını iki katlı yapar.
Bunu da ağaç gövdesini ustaca kemirerek yaparlar.
Kunduzlar daha sonra ağacı tek tek dallarına ayırır ve bunları devirdikleri en büyük kütüğün önüne dizerek
Kunduz ailesi bu kuru ve güvenli odada yaşar. Bazen kunduzlar yuvalarını iki katla yaparlar.
Litvanca meali hazırlayan yazar Sigitas Geda ise şu açıklamayı yaptı: Kuranı okurken kendinizi ondan
Yapışan su miktarının artmasıyla birlikte ağırlığı da artan su damlacığı yamaçlara doğru kaymaya başlar
Stenocaranın Dış Kabuğunun Yapısal Özellikleri Stenocara çölün neredeyse tek nem kaynağı olan sabahın
Orman artık tıpkı bir sünger gibi topladığı suyu sıkabilir.
Ancak unutulmamalıdır ki, bu İlahi ahlakı terk etmiş ve çarpık ahlak anlayışını benimsemiş olan kişiler
Sokakta yürürken, yemek yerken, işyerinde çalışırken, spor yaparken, sohbet ederken, ticari bir işi takip
, okuluna ya da işine gider, temizlik yapar, televizyon seyreder.
Ama tüm bunları yaparken Allah (cc) ın razı olacağı şekilde hareket etmeye gayret eder.
Bunun için fedakarlık yapar, emek harcar; fakat bunun karşılığını yanlızca Allahtan umar.
ve Ahirette Güzel Bir Ahlak Yaşamanın Sırrı: Kuran Ahlakı Kuran ahlakı insanın fıtratına uygun olan tek
insanlar toplum içinde iyi bilinmek adına birtakım olumsuz davranışlardan uzak durabilmekte; ancak tek
Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde
Böyle bir toplumda ahlaksızlık yapan bir insanın daha da ahlaksız olmaması için kendine göre hiçbir sebep
Ancak burada önemli olan nokta ahlaki dejenerasyonda sürekli hızı artan bir ilerleme olmasıdır.
İlginç olan da ahlaksızlığın modernizme eş gösterilerek, topluma bu yönde telkin verilmesidir.
Allah, güzel davranışlarda bulunanları Kuranda şöyle müjdelemektedir: Güzellik yapanlara daha güzeli
sadece insanın maddi anlamda sahip olduklarının bir kısmını ya da ihtiyacından fazlasını başkalarına vermesi
Bu daveti yaparken akıldan çıkarılmaması gereken en önemli noktalardan biri ise, hidayeti verecek ve
teslimiyet gösteren ve korkup-sakınarak hareket eden müminler hesap günü geldiğinde de Allahın huzuruna arınmış
İman edenler de tüm hayatlarını Kuranda verilen bu bilgiler doğrultusunda yaşar, bu ahlaka göre hareket
Hiç kimseyi, din ahlakını anlatma konusunda göz ardı etmezler.
Dünya hayatında ancak iyilik yapanların ve salih amellerde bulunanların cennete kabul edileceklerini,
Her şeyi yapanın Allah olduğunu bildiği için şevk ve heyecan içinde karşısına çıkan her fırsatı değerlendirir
Kuranda bu durum şu şekilde bildirilir: İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da
Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir.
tekrar dünyaya dönme ihtimali olmadığından, öldükten sonra dünyada yapılanlardan pişmanlık duyulsa bile artık
yardıma güçlerinin yetmediğini çok önemli bir dersle gördükleri halde yine Allahın sonsuz kudretini göz ardı
Hiç kimsenin ne yaparsa yapsın bunları engellemesi ya da değiştirmesi mümkün değildir.
Osmanlı İmpara- torluğunu yıkan materyalist ve Darwinist telkinin etkisinden kurtulan Türk Milleti, sahip
Cihan İmparatorluğunu Yıkan Darwinizm Tehlikesi Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında artan Batı
(http: www.yenisafak.com.tr yazarlar ?
ihtiyacı olup olmadığını sormak yerine insaniyetsiz tavırlar sergiler, gülmekten konuşamıyormuş gibi yapar
kendisini cezalandırabileceğini, o anda canını alabileceğini düşünmediği için böyle büyük bir basitlik yapar
(Zuhruf Suresi, 57-59) Böyle çirkin konuşmalar yapan insanlar her dönemde var olmuştur.
Ne yaparsa yapsın kalbinde ve zihninde Allah vardır, vicdanı ve dikkati son derece açıktır.
Aynı eğlence ortamını paylaşan iki kişiden biri basit bir kültürü yaşarken, diğeri aynı şeyleri yapmasına
Şüphesiz, bir kötülük karşısında sabrederek alttan almak, kötülük yapan kimseyi affederek intikam hırsına
Allah (c.c), iyilik yapanları sever.
konusu kimseler tüm söz, tavır ve davranışlarında kendini belli eden bir yüzeysellik içerisinde yaşarlar
olduğunu ortaya koyabilmek adına dinleyenlerin hiçbir şekilde işine yaramayacak pek çok gereksiz konuşma yapar
yapan Darwinist öğretilerin gençlere sistematik olarak telkin edilmesidir.
Aliye Ebû Turab , bir başka Sahabisine Ebû Hüreyre gibi lâkaplar vermişti.
Musa, Firavun ve kavmini terk ettikten sonra, Medyene doğru yönelmişti.
Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 470) Kişinin yalnız tanıdıklarına selam vermesi kıyamet
Ancak göz ardı edilen bir gerçek vardır ki, iman edenler yalnızca ahirette değil dünyada da güzel bir
Cinayet işleyen, insanları yaralayan, kavga çıkaran, taşkınlık yapan, hırsızlığa eğilimi olan ahlaksız
Toplumlardaki ahlaki dejenerasyonların, sosyal problemlerin ve suçların engellenmesinin tek çözümü Kuran
Kurandaki emrini yerine getirerek güzel bir söz söyler, kalbi ferahlar: Allahın rızasını umarak cömertlik yapar
Birbirlerini beğenmedikleri ve pek çok noktada birbirleriyle çeliştikleri için de zor bir hayat yaşarlar
Müslümanları pasifize etmeye yönelik hal ve tavırlara sahip kişiler, müminlerle birlikte yaşar, iman
Müslümanların bu ahlak özelliğni şöyle bildirmiştir: İnsanlardan öylesi vardır ki, Allahın rızasını ara
Tek Vekil Allahtır İnananların Allaha karşı güçlü ve kararlı bir teslimiyet gösterebilmelerini ve her
Bu ayetin işareti doğrultusunda müminler hayatlarının sonuna kadar her an daha da artan bir şevke sahip
olan her şeyin ahirette sonsuza dek kendilerine vaat edilmiş olduğunu bilmenin hiç bitmeyen şevkini yaşarlar
müminlerin dünyada ve ahirette kavuşacakları refah ve huzuru ayetlerinde şu şekilde bildirmektedir: Artık
Kuran ahlakını, ancak gerçek iman sahipleri gereği gibi yaşar ve bu güzel hayatı yaşamaktan büyük haz
İnsanın dünyada ve ahirette rahat etmesi için tek yol, Allahın insanlar için seçip beğendiği İslam ahlakını
Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde
İman edenler Kuran ahlakını yaşadıkları için dünyada güzel bir hayat yaşarlar, dengeli bir ruh hali içinde
İstisna oluşturabilecek tek bir anı dahi yoktur.
Bunun sonucunda da sürekli olarak huzursuz, mutsuz ve sıkıntılı bir hayat yaşarlar.
İman edenler Kuran ahlakını yaşadıkları için dünyada güzel bir hayat yaşarlar, dengeli bir ruh hali içinde
İstisna oluşturabilecek tek bir anı dahi yoktur.
Bunun sonucunda da sürekli olarak huzursuz, mutsuz ve sıkıntılı bir hayat yaşarlar.
Basit karakterli insanlar, kendi küçük dünyalarında yaşarlar.
konular, tanımadığı insanlar, karşılaşmadığı durumlar hakkında da zan ve tahminlere dayalı yorumlar yapar
Oysa Allah Kuranda zan ve tahminlere dayalı, doğru olmayan açıklamalar yapan insanların gafil insanlar