Kunduzlar ve görkemli barajları
KUNDUZLAR VE GÖRKEMLİ BARAJLARI
Bu gördüğünüz küçük göl, bir süre önce çok daha farklı bir yerdi. Daha doğrusu burada yakın zamana kadar bir göl yoktu. Kupkuru toprağın üzerinde sert çakıllar uzanıyordu. Ama çok çalışkan bir grup işçi çok uğraştılar, büyük emek harcadılar ve bu gölü oluşturdular. Bu çalışkan işçilerin kimler olduğunu merak ediyor musunuz?
Öyleyse hep birlikte film izlemeye devam edelim.
Bu çalışkan işçiler kunduz adı verilen sevimli canlılardır. Kunduzların hikayesi bir erkek bir de dişi kunduzun kendilerine yeni bir yuva yapmak için göç etmeleriyle başlar. Kunduz çifti yuvasını bir akarsuyun üzerinde yapar. Ama bu iş için önce akarsuyun akışını kesmeleri gerekir. Bu akışı kesebilmek için de insanoğlunun yüzyıllardır kullandığı yöntemin aynını kullanırlar. Baraj inşa ederler.
Baraj inşaatına başlamak için önce ağaç kütükleri ve dallar bulmaları gerekir. Kunduzlar akarsu yanındaki ağaçlık alanlara giderek işe başlarlar. Önce buldukları ağaçların yapraklarıyla biraz beslenirler. Ama asıl uğraşları dev ağaçları kesip devirmektir. Bunu da ağaç gövdesini ustaca kemirerek yaparlar.
İşin ilginç yanı, ağaçları öyle bir kemirirler ki işi biten ağaç mutlaka su yönüne doğru devrilir. Ağacın kesilip devrilmesi inşaatın henüz başlangıcıdır. Kunduzlar daha sonra ağacı tek tek dallarına ayırır ve bunları devirdikleri en büyük kütüğün önüne dizerek akarsuyun önünde bir set oluşturmaya başlarlar.
Arkadaşlar dikkat ettiniz mi? Kunduzlar tüm bu işleri yaparken hiçbir alet kullanmıyorlar. Elleri ve ağızları dışında tabii ki. Ne güzel değil mi?
Bu çalışma büyük bir sabırla devam eder. İki kunduz bir yıl içinde dört yüze yakın ağaç devirir. Kunduzlar ağaç gövdelerini ya da ağaç dallarını kemirirken hep ön dişlerini kullanırlar. Kunduzların sürekli kullandıkları bu ön dişler zamanla aşınır. Bazen de kırılır.
Peki, bu durumda kunduz ağaçları nasıl kemirilir?
Çok güzelmiş.
Kunduzun çenesi kemirme işlemine uygun olarak yaratılmıştır. Kesici ön dişleri tıpkı insanların tırnakları gibi sürekli uzar. Kunduzları yaratan Yüce Allah, onların dişlerini de yapacakları işe en uygun şekilde var etmiştir.
Kunduzların vücutları, suda yüzmelerini kolaylaştıracak bir tasarımla yaratılmıştır. Ayakları perdelidir ve bu sayede suyu kolayca itebilirler. Kuyrukları ise dev bir palet gibidir. Bu sayede suyun içinde çok rahat yüzerler.
Kunduzlar inşaatı büyük bir azimle devam ettirirler. Dev ağaç kütüklerini ve küçük dal parçacıklarını ustaca dizer ve her geçen gün seti biraz daha büyütürler. Set büyüdükçe önünde oluşan su birikintisi de yükselir. Birkaç aylık çalışma sonucunda kocaman bir baraj göleti oluşur. Ancak gölet büyüdükçe kunduzların da barajı sağlamlaştırmaları ve çatlaklarını onarmaları gerekir. Bu zor görevi de büyük bir sabırla yerine getirirler.
Birkaç aylık emeklerinin sonunda ortaya çıkan manzara tek kelimeyle muhteşemdir. İnsanların yaptıklarına benzer gerçek bir baraj meydana getirmişlerdir. İnsanların baraj yapabilmeleri için bu konuyla ilgili eğitim almaları üniversitelerde okumaları gerekir. Oysa kunduzlar doğdukları andan itibaren baraj yapmayı bilirler.
Peki, bu bilgiyi onlara kim öğretmiştir? Kunduzlara sahip olduğu yetenekleri veren, tüm canlıları yaratan Yüce Allah'tır. Kunduzların tüm bu dev barajı inşa etmedeki amaçları ise içine yuvalarını yapabilecekleri durgun bir gölet sahibi olmaktır.
Barajı inşa ederken bir yandan da kendi yuvalarını yaparlar. Yuva, göletin kenarında toprağa yakın bir yerdedir. Bakın yuva bir tahta yığını gibi ama dikkat edin aslında çok iyi tasarlanmış bir sığınak. Şimdi bu yuvanın içinde nasıl bir plan var onu izleyelim.
Yuvaya giriş sadece su altındandır. İçeri girebilmek için gizli bir tünelden geçmek gerekir. Tünel aşıldığında ise su seviyesinin üstünde kalan saklı bir oda ortaya çıkar. Kunduz ailesi bu kuru ve güvenli odada yaşar. Bazen kunduzlar yuvalarını iki katla yaparlar. Birinci kat giriş ve salon, ikinci katsa yemek ve yatak odasıdır. Bir kunduz yuvasının iki ayrı su altı girişi ve bir de üst tarafta yer alan havalandırma kanalı vardır. Bu harika yuva sayesinde kunduzlar hem tehlikelerden korunmuş hem de konforlu bir barınak edinmiş olurlar.
Bebek kunduzlar dünyaya gözlerini yuvanın içinde açar. Biraz daha büyüdüklerinde ise anne ve babalarıyla birlikte dışarı çıkmaya ve dünyayı tanımaya başlarlar.
Bakın bakın nasıl da annesinin sırtına binmiş. Rahat rahat gidiyor. Yüzmekten yorulmuş belli ki.
Arkadaşlar, kunduzların çok zeki canlılar olduğu söylenemez. Peki, bu küçük ve sevimli canlılar muhteşem yuvaları ve barajları nasıl tasarlıyorlar?
Bu filmde izledikleriniz kunduzların akıl ve bilgisini çok çok aşan işlerdir. Evrim teorisini savunan insanlar, hayvanların bilgi gerektiren bu tür davranışları içgüdüleriyle yaptıklarını iddia ederler. Ama bu içgüdünün nasıl oluştuğunu açıklayamazlar.
Elbette tüm canlıları Allah yaratmıştır. Ve onlara davranışlarını yaptıran da Yüce Allah'tır. Allah kunduzlara mükemmel barajlar ve yuvalar yapmalarını ilham etmektedir. Kuran'da Allah'ın canlılar üzerindeki hakimiyeti şöyle açıklanır:
“Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur. Hepsi O'na gönülden boyun eğmiş bulunuyorlar.” (Rum Suresi, 26)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
