Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerinde gördüğü süs elbiselerinden
Taçtaki tek inci, meşrık (Doğu) ile mağrib (Batı) arasını aydınlatır.
televizyonlardan izleyen Müslümanlara şöyle bir tavsiyede bulunmak istiyorum; sizi gerçekten
zellikle Karanlık Tehlike Bağnazlık, Münafığın Derin Karanlığı, Adamlık Dini, Cahiliye Toplumunu Terk
ndüğün, ani karar veren biri değil de böyle düşünerek samimi karar veren birisi
Adnan Oktar’ın 5 Ekim 2017 tarihli A9 TV röportajından
İçine bakıyoruz, karmakarışık. Öyle bir şey yoktur cennet bilgisayarı, dümdüz.
Yakut, hiç içinde teknik hiçbir malzeme yok. Canlı hiçbir şey yok. Havada uçuyor.
Mesela biz böceklere bakıyoruz, içimiz gidiyor. Ama konuşmuyorlar bizimle.
Tüm giysiler zaman içinde eskir, renkleri solar, kişi de ilk giydiği zamanlardaki beğeniyi uyandırmamaya
Bir hadiste bu duruma şöyle dikkat çekilmiştir: “Onların içinde herhangi bir
Cennette toz olmaz, kir olmaz. Toz ve kir mucize olarak yaratılır. Her toz bir alemdir.
Her toz içinde binlerce bakteri bulunduruyor, toz parçası.
Dev bir alemdir toz. Toz deyip geçmemek lazım. Her tozun nereye gideceği de bellidir.
Dolayısıyla Allah'ın yaratması içinde hiçbir sebebe, araca ihtiyaç yoktur.
Sonra da onu tutup, kendimize ağır ağır çekmişizdir.”
Üstelik bu güzellik tek bir suretle sınırlı değildir.
Sayın Adnan Oktar’ın 20 Ocak 2018 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Yer çekimi olmadığı halde yerde yürüyorsun. Ama istediğinde anında uçarsın.
Öyle bir çekim mekim gibi öyle bir olay yok. Yani normal kendi insan ağırlığını hissederek yürüyor.
O telkinle kendini dengede tutmaya çalışır.