Bakır teli aldım, nitrik asidini içine aldım. Fokur fokur kaynıyor böyle ama acayip kaynıyor.
</p><p>Bir ara da bakır levhalarla sanat çalışmaları yapıyordum.
Yahut kadın, sen diyor tek başına gidersen kim bilir neler yaparsın diyor. Güven yok.
Üstte gelenekçi Ortodoks sistem, altta Darwinist-materyalist sistem kadınları biçiyor idi.
Gayet sakin, tek başına dönebilecek. Vurup kafayı uyuyacak.
İstiyorsa küçük yaşta bile makyaj yapar, hoşuna gidiyorsa çocuğun, güzel görünmek hoşuna gidiyorsa.
Şimdi tek tek saymak istemiyorum da. Çok şiddetli alametler oluşuyor. O bir mucizedir.
Birbirlerine varis oluyorlar, herkes herkesin malını alıyor. Çünkü üstlerinden bir ton yük kalktı.
Darwinist-materyalist inançla çok sıkıyor. Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıyla ayrı sıkıyor.
Allah'ın hükmünü o yapar. Sen ona akıl vermene gerek yok. Dine inanıyorsa, İslam'a inanıyorsa.
Yüz milyonlarca okul, enstitü, kitap, eser, anlatıcı, tebliğci olmasına rağmen, Darwinizm haftalar içerisinde
Sonra da Yaratılış Atlası, Darwinizmin ciğerini söktük, masanın üstüne koyduk.</p>
Çünkü sık sık insan bunda hata yapar. Sonra ne istiyorsa istesin, söyleyebilir.
E şimdi apar-topar düzeltecekler oraları. Binalarını falan düzeltecekler. Bir daha yıkacaklar.
İşte onun üstüne artık son.</p><p>Ama tabii bunun altında asıl şirk. Şirkin cezalanması yatıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurdurmuş, 100 bin camisi var Diyanet İşleri Başkanlığı'nın.
Huzur ve güvenlik içinde tevekkülle yaşar.<br> </p>
Peygamber gibi her insan vahiy alır, farkına varmaz.
</p><p> </p><p><strong>ADNAN OKTAR: </strong>Bütün yakışıklıları tek tek ekrana getiriyorsunuz.
Bıraktığında ne yaparsan yap Allah ezer.
Hesap vermesi de mesela, müminin hesap vermezse onore etmek içindir.
Yani tek tek bütün nimetlerden sorguya çekiliyorlar.
Hepsine tek tek cevap vermek durumunda kalıyorlar.<br> </p>